Sahne ışıklandırmasının sanatsal değer kazanabilmesi onu doğru ve amaca
    uygun olarak sahne ışık tekniğinin başarılı bir şekilde uygulanabilmesiyle
    sağlanabilir...
  Ana Sayfa
  Editör   Savaş Aykılıç
  Loca I   Murat Karasu
  Loca II   Özdemir Nutku
  Loca III  Tamer Levent
  Kulis   Songül Taş
  Konuk   Oktay Arayıcı
  Portre  W. Shakespeare

  Tiyatrolar...
  Şehir Haritası..
  Oyun Eleştrileri..
  Tiyatro Ödülleri..
  Sizin eleştirileriniz ..

  Teks mi Arıyorsunuz...

  Bir Tiyaroda oynamak istiyorsunuz...

  Tiyatronuza oyuncu arıyorsunuz...

  Tiyatroda Telif hakları üzerine...


  Duyurularınızı   ilanlarınızı gönderin   ücretsiz yayınlayalım.


  Bizimle çalışmak istermisiniz..


  Seyirci Profili Anketi


  Reklam vermek isterseniz..


 e-posta



| Ayın Oyunu | Ayın Söyleşisi | Ödüllü Yarışma | Sohbet | Kürsü |

Tiyatro Eğitimi... 
                                            Abdullah Uyan
Oyuncu Yetiştirme:
Tiyatroyu seven ve tiyatro sahnesi üzerinde değerli olmayı amaçlayan herkes oyuncu olabilir ve doğaçlama yeteneğini kazanabilir!
Öğrenci- oyuncuları-aceleye getirmeyin. Bazı öğrenciler özellikle yavaş çalışma gereksinmesi içindedirler. Eğer gerekiyorsa ona yardımcı olun; "acele etme!" "zamanınız çok!" "biz seni bekleriz!" gibi onu özendirin.
Yorum ve varsayım oyuncu-öğrenciyi doğrudan alışverişten alıkoyar. Bunun için biz söyleme, göster deriz. Çünkü, anlatmak bir noktada bir kimsenin yaptığını dolaylı olarak göstermesidir. Böyle bir dolaylılık ile öğrenci hiçbir şey öğrenemez. GÖSTERMEK demek doğrudan ilişki ve doğrudan alışveriştir. Bu ise oyunculuk yönünden pasifliği ortadan kaldırır.
Her alıştırma, kendi içinde, ince bir ayrıcalığı getirir. Bunun bilinmesi önemlidir ve anlaşılması gerekir; çünkü her ince ayrıcalık ile öğrencinin eğitimi açısından değişik bir sorun çözümlenir. Her öğretmen ders içinde alıştırmaların kapsamı yönünde kendi yaratıcılığından da yararlanarak bir şeyler ekler çalışmalara esneklik sağlar.
Çalışma süresi içinde sorunları çeşitli açılardan tekrarlayın, böylece öğrenci işini çeşitli açılardan nasıl yapmaktadır, denetleyin. Böyle bir tekrar, mekanla ilişki karıştığı ve ayrıntıların yitirildiği anda daha da önem kazanır.
Bir şeyi ortaya çıkartabilmek için, önemli olan, o anda bir şey YAPMA İŞLEMİDİR. Yapılacak şeyin önceden planlanması bu işlemi olanaksız kılar ve dikkatin toplanmasına engel olur; böylece "bir patlama" ya da "içe doğuş" hiçbir zaman varolamaz. Ayrıca öğrencinin, çeşitlemeye girmesi ya da kendini düzeltmesi olanaksızlaşır. Gerçek doğaçlama, öğrencinin doğaçlama işlemi yoluyla, öğrencinin çalışmasını yeniden biçimlendirir ve onun kendini düzeltmesinde yarar sağlar. Dikkatin toplanması doğrudan ilişki ve alışveriş öğrenci- oyuncuların birbirlerini değiştirmede, düzeltmede ya da daha iyisini bulmada yardımcı olur.
Bütün alıştırmalar, istisnasız, çözümlendikten sonra devam ettirilmemelidir. Bir alıştırmanın çözümlenmesi bir dakika sürebilir, yirmi dakikada... bu öğrencilerin gelişmekte olan becerilerine bağlı bir şeydir. Alıştırmanın sonuca ulaştırılması temel amaçtır. Sonuç alındıktan sonra alıştırmayı sürdürmek artık oyunculuk eğitim işlemi değil, yılan hikayesidir.
Her çalışmanın kendi çevresi içinde rahat hareket edebilmesi için dikkat harcayın. Zorlamalara girmeyin. Her öğrenci kendini geliştirecek doğal bir çevre bulsun, hiçbir öğrencinin çalışma açısından tıkanmamasına dikkat edin.
Oynayan, anlaşan ve paylaşan bir birey topluluğunu birlikte soluk almaya, birlikte yaşamaya götürün. Bu topluca yaşamanın dışında bir tek kişi kalmasın. Buna öğretmen ve eğitmeni de katabiliriz.
Alıştırmayı başarıya ulaştıran, sorunun çözümlenmesini getiren, topluca üretilmiş güçtür.
Laboratuvar çalışması sırasında öğrencilerde bir huzursuzluk ve statiklik izlerseniz, bu bir tehlike işaretidir. Yeni bir hava ve yeni bir odak noktası gereklidir. Çalıştırmayı hemen kesin ve rahatlamaya dönük bir oyun ya da konu bulup, çalışmaya biraz ara verin. Huzursuzluk anında çalışma programınızı bir yana itin ve topluluğun yeniden canlanabilmesi için zekanızı kullanın. Bu konuda söylenecek önemli bir nokta şudur; öğrenci hazır değilken daha ileri bir çalışmaya kesinlikle gitmeyin. Oyunculuk çalışmasının başlangıcında mutlaka "bilgi edinme" ve "nerede" temrinlerini yaptırmalısınız. Bu, acemi oyuncu kadar, eğitim görmüş profesyonel aktör için de önemlidir.
Topluca oyunları kapsayan kitapları bilmelisiniz.
Şunu akıldan çıkartmayın: hiçbir konuşma öğrenci- oyuncular için deneyin yerini tutamaz.
Esnek olun. Eğer gerekiyorsa ders çizelgenizde değişiklik yapmalısınız. Çünkü böyle bir çalışmada, öğrencilerin yararına öğretmen durumunda olan kişi kendi alıştırmalarını yaratabilmeli ve ortaya ani çıkan bir sorun karşısında rahatlatıcı havayı verebilmelidir.
Öğretmen öğrencilerinin huzursuzluğuna, yorgunluğuna dikkat ettiği ölçüde kendi huzursuzluğuna ve yorgunluğuna da dikkat etmelidir. Bu huzursuzluğu ve yorgunluğu yaratan nedeni bulmalıdır. Böyle bir durumda kendini yenilemek için yeni bir deneye yada yaratıya girmelidir.
Sahnede bir gurup öğrenci çalışırken öğretici sahnedekiler kadar seyredenlerin tepkilerine de dikkat etmelidir. Seyredenler (öğretici dahil) ilgi ve huzursuzluk dereceleri yönünden denetlenmelidir. Seyredenler ilgisiz ya da huzursuz ise bunun sorumluları sahnedekilerdir.
Doğaçlamanın atah yüreği değişimdir.(Transformasyon)
Örnek vermekten kaçının. Örnek vermek, öğrenciye bazen yardımcı olursa da daha çok zararlı olur. çünkü öğrenci öğreticinin verdiği örneğe bağlı kalmaktan kendini kurtaramaz.
Laboratuvarın havası neşeli ve özgür olursa, herkes bir çocuk açıklığıyla "oyun" a katılır.
Öğretici dikkatin toplanması işlemine titizlik göstermelidir. Bir karakteri, sahneyi vb. ni eleştirel ve psikolojik açıdan tartışma eğilimi genellikle durdurulması zor bir şeydir. Onun için dikkatin toplanması işlemi gerek öğreticiyi gerekse öğrenciyi kapsam dışında oyalamaktan alı koyar.
Doğaçlama sırasında doğaçlamanın anlamı dışında kalan herhangi bir hünere yer vermeyin. Sahne aksiyonunun tümü, sahne üzerinde o anda oluşandan ortaya çıkarılmalıdır. Eğer öğrenciler doğaçlamanın dışında kalan bir hüneri katmaya çalışıyorlarsa bilin ki sorunun ve alıştırmanın gerektirdiği ilişkinin içine girmemişlerdir.
Doğaçlama tiyatrosundaki oyuncular tıpkı dansçı, müzisyen ya da atlet gibi her an çevik, canlı ve yeni malzeme bulabilecek durumda kalabilmek için sürekli laboratuar çalışmasına gereksinmesi vardır.
Oyuna, tepki gösterme. Buna öğretici ve eğiticiler de dahildir. Tepki göstermek, korunmak ve çevreden kopmak demektir. Biz ise bir amaca yöneldiğimizden, çalışanlar çevreyi kapsayacak şekilde oynamalıdırlar. Böylece, karşıdakilerin de oynamalarını sağlayıp etkileşim yoluyla işlemi ve değişimleri gerçekleştirmelidir. Laboratuarda çalışanlar için bu dikkat edilmesi gerekli olan bir noktadır.
Eğer öğrenciler sahne doğaçlamaları için kendi malzemelerini zorundaysalar, topluluk olarak birlikte çalışma işini uyumlu bir duruma getirmek zorundadırlar.
Seyredenin sahnede olanlara karşı tepkisi spontandır, (hatta bu tepki sıkıntıdan ortaya çıksa bile). Çok sayıda dost ve akraba seyirci olarak bulunduğu durumlardır ki, bu seyrek olan şeydir. O zaman bu spontan olmayabilir. Oyuncular bu seyrek görülen yapay tepkinin olmadığını fark ettikleri anda, başka bir grupla birlikte oynadıkları gibi seyirciyle birlikte de oynayabilirler.
Laboratuarın başlangıç çalışmalarında gereğinden çok faaliyete dikkat edin; ve gereği olmayan gösterişli oyunculuğu bütün akla dayalı gösterileri engelleyin. Daha önceden eğitim görmüş, başkalarına yol göstermiş ya da özel yeteneği olan öğrenciler genellikle dikkat toplama noktasını yok sayarlar. Sizin göreviniz bütün çalışma süresince, onların dikkatini gerekli noktada toplamalarına yardımcı olmaktır. Böyle bir disiplin utangaç olanları bilince, kendine fazla güvenenleri kanalize ederek ileri bir gelişmeye yöneltir.
Bütün sahneleri kabul edilen sahne çevresine göre geliştirin. Oyuncularında bu kabul edilmiş çevre kapsamında kalmaları için birbirlerine yardım etmeleri gerekir. Gündelik oyunlarda olduğu gibi öğrenciler ancak dikkatlerini çevreleri üzerine topladıkları zaman başarılı olabilirler.
Dışardan empoze edilen bir disiplin yani alıştırmanın özünden çıkartılmamış bir disiplin ya sınırlı ya da karşı koyucu bir aksiyonu getirir. Kısacası işin dinamiği tepeden inme getirilmediği taktirde yani bu dinamik anlaşılarak algılandığı zaman çalışmaların amacına yönelindiği kadar çalışanlara da büyük zevk verir.
Belirsiz ve basmakalıp "duygu"nun değil, somut fiziksel anlatımın önemi üzerinde ısrarla durarak, "duygusal olmak" ile "kavramak" kavramları arasındaki kıl payını koruyun.
Öğrencinin duyarlılığını bildiğimiz her aracı kullanarak geliştirmek zorundayız. Göreviniz gözlemdeki mekanik kesinliği eğitmek değil, öğrencinin gittikçe genişleyen dünyasına doğru kavrama yeteneğini güçlendirmektir.
Bir oyundaki özel bir sorun çözümlenmeyecekse spontan buluşlar anımsanan deneylere yeğ tutulmalıdır. Her bireyin total organizmasından bilerek soyutlamadan o andaki bir durum için kullanabileceği yeterli adali (kassal) anısı ve depo edilmiş deneyleri vardır.
Eğer öğrenci ve öğretici otorite olma düşüncesinden kendini kurtarabilirse ve yaratıcılığın özgürleştirmesine katılırsa, duyguların açımlanmasına ve incelenmesine gerek yoktur. İfade etmenin çeşitli yolları olduğunu bileceklerdir; sözgelimi fincanların değişik insanlar tarafından değişik bir biçimde tutulduğunu bildikleri gibi...
Öğrenci- oyuncunun öğrenme işleminde rahatlık kazanmasına ve tiyatroya kendini adaması için esinlenmesine yardımcı olursanız orta yetenekte bir kişi bile başarısız olmayacaktır.
Isınma temrinleri gerektiğinde başlarken çalışma sırasında ve çalışma sonunda da yapılır. Isınma temrinleri kısa oyunculuk çalışmalarıdır, bunlar öğrenciyi canlandırdığı gibi, yönetmen- öğretmenin her çalışmada gereksindiği temel özellikleri de beslerler.
Bir oyuncuya sahne yaşamı gelebilmesi için, onun her şeyden önce nesnelere hayat vermesi gerekir. Nesneye hayat verebilen bir kişi ise kendini tekrar tekrar taklit etmekten kurtulur.
Buluş, spontan olmayla aynı şey değildir. Bir insan spontan olmadan buluşa gidebilir. Ancak sahne üzerindeki patlama, buluş yalnızca akılla yapılırsa varolmaz, böylece, tüm kişiliğinizin bir soyutlaması olarak kalır.
Yönetmen-öğretmen, oyuncu-öğrencinin gerçekten deneyip denemediğini anlamalıdır. Aksi taktirde oyunculuk sorunları üzerinde çok az şey öğretilebilir. Sorun ona!
Daha ilerdeki oyunculuk alıştırmalarını kesinlikle rüşvet olarak kullanmayın. Öğrenciler onu yapabilecek duruma gelene kadar sabredin.
Öğrencilerin malzemelerini kendilerinin bulmasına önem verin.
Bu eğitimde, kendini araştırma ve bulma temel ilkedir.





Kesinlikle sabırsız olmayın. Sakın siz göstermeyin. Yeni doğmakta olan bir niteliği "olmuş" gibi göstermeyin, hele bu akılla ve taklit yoluyla yapılmışsa hoşgörüyle karşılamayın. Her adım gelişme için esastır. Bir öğretmen yalnızca gelişme için gerekli olanı saptayabilir çünkü her birey kendi "gelişim merkezi" dir.
Öğrenci ne kadar kalıplı olursa o kadar inatçı olur ve eğitim işi de o kadar uzar. Öğretmen ya da grup yönetmeni ne kadar kalıplı olursa, o kadar inatçı ve katı olur, eğitim daha da uzar. Yumuşaklık ve sevecenlikle yürüyün. Gelecekteki gelişme için tüm kapılarınızı açın.
Öğrenci, öğretmenin vermek istediğinden uzaklaşmışsa ilk başlarda fazla ilgilenmeyin. O eğitim programına inandıkça ve yaptıklarından haz duymaya başladıkça onu bağlayan zincirlerden kurtulacak ve istenileni vermeye başlayacaktır.
Tüm organizmayla sahne üzerindeki çalışmaya katılan ve onunla ciddi olarak uğraşan her birey bizim yetenekli ve yaratıcı dediğimiz kişidir. Öğrenci-oyuncu her çalışmaya zevk duyarak ve fazla güç harcamadan katılabiliyorsa, yönetmen-öğretmen o kişinin kemiklerine kadar tiyatronun işlemiş olduğunu anlar.
Her zaman evrensel seçimlerle işinizi gerçekleştirmeye çalışın, çünkü evrenselliğin özü her gören tarafından anlaşılır.
Bir sorunun çözümlenmesi sırasında işi uzatmak ve konuşmaya girmek, sorundan, verilen çevreden ve öğrencilerden uzaklaşmak demektir. Yapılacak işi söze dökmek, tümel organik algılamayı soyutlamak demektir. Konuşma sahne üzerinde başka bir insancıl ilişki olmakla birlikte, bazı doğaçlama için yapılan araştırmalarda çalışmayı sonuçsuzluğa götürür.

Oyuncuları, illüzyonu değil, teatral gerçekliği sağlamaları için eğitin.
Öğretmeyin. Yalnızca teatral çevreyi gösterin, onlar yollarını kendileri bulacaklardır.
Hiçbir şey öbüründen soyutlanamaz. Şeylerin birleşmesiyle gelişme ve bilgi sağlanır. Tiyatro üzerine teknik bilgiler herkes için kitaplardan sağlanabilir. Ancak biz burada tiyatro için bilgiden de daha çok şeyler elde etmeye çalışıyoruz.
Tohumda çiçeklenecek ağaç saklıdır. Oyunculuk eğitimi de böyledir; hiçbir şeye benzetemediğiniz bir çalışmada yarının sonuçları vardır. bu çalışmalarla "sanattaki birey bireydeki sanat" çiçeklenecektir. Sorunlara yaklaşmak ve sorunları çözümlemek için öğreticinin bu alanda sınırsız bilgisi olması gereklidir.
Yaratıcılık yeniden düzenleme değildir; bir şeyi değiştirmektir.
Duygululuk, içlilik vb. kültürel silahlardır. Sahnelerimizde eski pencerelerden ağlayıp gülmeyelim, ama insanoğlunun daha ötedekileri bulmasındaki fazla oyunculuğu çerçeveleyelim.
İmgelem (muhayyele) zekaya aittir. Birine hayal etmesini söylediğinizde o kişi kendi çerçevesi içinde bu işi yapmaya çalışacaktır ki, bu da sınırlı olabilir. Oysa o kişiye GÖRMESİNİ söylesek, onu nesnel bir duruma soktuğumuz için işini daha bilerek yapabilecektir.
Yarışma ile gelen gerilim bu çalışmanın doğal bir parçasıdır. Ama her sonuç çatışma ile gelmemeli (rahatlama anlaşmasıyla gelir). Bu kolayca anlaşılmayabilir. Oyuncuların ellerinde tuttukları bir halat karşıt amaçlarla kullanılabilir: örneğin halat çekmede iki karşıt gurup vardır, ama dağcıların kullandıkları halatta aynı amaca yönelik bir güç kullanma olayı bulunur. Gerilim ve rahatlama sorunları çözümlemede geçerli olmalıdır.
Oyuncu çalışması çevresi içinde kendini ötekilerle eşit hissetmelidir. Bu durum, gösterişe yer vermeden, oyuncunun gurup içindeki kişiliğini sağlar. Aynı şeyleri öğretmen ve gurup yönetmeni için de söyleyebiliriz.
Laboratuar çalışmasında eşitliği getirecek biçimde çalışın ve öğretmen otoritesini hissettirmeyin. Oyunculuk alıştırmaları sonucu getirsin. öğrenciler işi kendi başlarına yaptıklarını hissederlerse, öğretmen başarılı olmuş demektir.
DİKKAT: Eğer öğrenciler sürekli olarak başarısızsa ve sonuçları getiremiyorsa, hikayeye, açıklamaya, espriye, gereksiz gövdesel gösterilere kayıyorlarsa vb. temele oturmamışlar demektir. Demek ki alıştırmalar aceleye getirilmiş, onlar yetişmeden daha ileriye gidilmeye çalışılmıştır ve en önemlisi DİKKAT TOPLAMA işi anlaşılmamıştır. Böyle durumlarda hemen geriye dönüp yine ilk alıştırmalardan başlamak zorunludur. Başlardaki basit alıştırmaları tam anlamıyla başarmadan daha sonraki temrinlere geçmemelidirler.
Doğaçlama, bir eğitim sistemi değildir. Eğitimin sonuçlarından biridir. Provası yapılmamış doğal konuşma ve alışveriş tüm oyunculuk eğitiminin bir parçasıdır. "Doğaçlama" kendi başına bir amaç olduğu anda spontanlığı öldürdüğü gibi, akılcı olmayı da besler. Bu alıştırmaların oyuncunun tüm eğitimi için yararlı olabilmesi mimik ve sahne çalışmalarına da yer verilmesi ile başarıya ulaşabilir.
Kişinin çevresini hissetmesi, onu içinde duyması ve onunla ilişkiye girebilmesi için nüfuz edebilen bir gözlemi olması gerekir.
Hepimiz sürekli olarak çevremizi, yeri göğü aramalıyız ki bu zor geçit veren ormanda kendimize bir yol açabilelim.
Sahne doğaçlamalarında iyi ya da kötü, hepimiz aynı havuza gireriz.
Seyirci oyuna katılmadı mı ne tiyatrodan yararlanabilir ne de ondan haz duyabilir.
Sabitleşmiş bir eğilim kapalı bir kapıdır.
Tehlike çanları çaldığında (huzursuzluk ortaya çıktığında) DİKKATİN TOPLANDIĞI NOKTAYI BULUN kuyruklu yıldızın kuyruğudur o!
Bizim amacımız birey özgürlüğü (kendini ifade etmek) ve topluluk sorumluluğudur (gurubun anlaşmasıdır).
Oyunu kapsayan alıştırmalar normal konuşma tiyatrosu içinde geçerlidir. Tam bir deneyim kazanmaları için öğrencileri hem konuşma tiyatrosu hem doğaçlama için hazırlayın.
Tiyatro yürüyen şeride makine gibi tepki göstermemektir.
Öğrenci-oyuncular cesaretsizlikten kendilerine tutunmaya çalışırlar, ama bu duygu korkuya dönüştü mü uçuruma yuvarlanırlar.
Oynamak yapmaktır.
Bireysel seçim hakkı, gurup anlaşmasının bir bölümüdür.
Alıştırmalarda, bir öğrenci-oyuncu doğru yaptı diye kendi başına sahneyi terk edemez. Herhangi bir nedenden dolayı sahneyi terk etmek istiyorsa, bu terk etmeyi guruptaki öteki kişilere de alıştırmanın kuralları içinde hissettirmeli ve sahneden hep birlikte işi bitirerek inmelidirler ya da bunu yapamıyorsa, alıştırmanın gelişimi içinde geçerli bir neden bulup sahneyi terk etmelidir.
Gurup anlaşması izinli anlamına gelmez; gurup anlaşması aynı oyunu sürdürmek demektir.
Bırakın nesne bizi harekete geçirsin.
Oyunculuk çalışmasında, kafayı boşaltıp hiçbir şey düşünmez bir duruma getirmek kolay anlaşılmaz. Ancak herkes bilir ki, bir sepeti doldurmak için onun boş olması gerekir.
İlişki bizim duygusal durumumuzun rahat olmasıyla var edilir. İçe dönüklük, karşısındakine karşı ön yargı, kızgınlık vb. ilişki sağlamanızı önler, bu da oyunculuk açısından en tehlikeli olan şeydir.
Yeni ve bilinmeyene doğru hareket etmek cesaret işidir.
Tiyatro oyunları doldurucudur. Öğrenci -oyuncular, yeni alıştırmaları yaparken daha önceden yapmış oldukları alıştırmalarda bir uyum gösteremiyorlarsa laboratuar çalışmasının aceleye getirildiği anlaşılır.
Oyuncular uyanık ve birbirlerinin yardımına koşar durumdaysa, gurubun her üyesinin güven duygusu içinde olduğu anlaşılır. Guruptaki bu karşılıklı güven duygusu seyirciye de yansır ve oyunun başarısını getirir.
Sahnede "çalan" oyuncu bir hırsızdır.
Doğaçlama, oyuncular arasında bilgi alışverişi değildir bir birleşmedir.
Oyunu hızla bitiren ve tek başına götürmek isteyen oyuncu, öbür oyunculara güvenmiyor demektir.
Oyuncular, her dinlenme anını kullanacak duruma gelmelidirler. Öğrenci -oyuncular sahne çalışmasında paydos diye bir süre olmadığını kısa sürede öğrenirler.
Sahnede biri VERİR öteki ALIR.
Bir nesne yalnızca kendi niteliğiyle harekete konulabilir, dışardan bir hareket o nesneye verilemez. Bir nesneyi değiştirmek tamamlanmış bir dikkat gerektirir. Bırakın o nesne hareketi getirsin! Siz karışmayın!
Çoğu kez şu soru ortaya atılır: "bir çocuk, büyüdükten sonra daha mı özgür, hayali ondan daha mı zengindir?" bir büyük deneyler için özgür duruma getirildi mi, katkısı bir çocuğunkinden daha çoktur, çünkü daha uzun bir yaşam deneyimi vardır.
Onu oynamadıkça, hiç kimse oyunun sonucunu bilemez.
Öteki oyuncu olmadan oyun da yoktur.
Doğaçlama sahneleri, "yıldız" sisteminin yapay ayrıcalığı anlayışı ile hiçbir zaman geliştirilemez. Yetenekli ve üstün olanlar ancak ötekilerle birlikte uyum gösterdiği anda ortaya çıkarlar ve alkışlanırlar. TİYATRODA TEK BAŞINA başarı yoktur. Gurup anlaşması seyirciyi memnun eder ve tiyatroya yeni boyutlar kazandırır.
Çalışmalara başlamadan öğrenci oyunculara öğretilecek ilk şey: SANATI KENDİNDE SEV KENDİNİ SANATTA DEĞİL, sözü olmalıdır.

Tiyatro eğitimi sayfasına-->


Ayın Kitabı
Tiyatro dalında çıkan yeni kitapları inceleyerek birini ayın kitabı olarak seçiyoruz....
{Ayrıntı}
Tiyatro Müziği
Tiyatrolarımızın seçkin oyunlarının seçkin tiradlarını,dinlemeye doyamayacağınız müziklerini bu sayfada...
Tiyatrolarda kullanılan ses efeklerimi arıyorsunuz!
(mp3 formatında)
{Ayrıntı}
Terimler Sözlüğü
Tiyatro ile ilgili ne tür çalışma içine girilirse girilsin, karşımıza anlamını bilmediğimiz yada doğruluğundan kuşku duyduğumuz bir yığın kelime çıkar. Çünkü tiyatro; bir çok alanda da olduğu gibi kendine ait bir terminolojiye sahiptir. Bu bölümde sizin için seçtiğimiz tiyatro terimlerine ve bu terimlerin anlamları hakkında açıklamalara yer vereceğiz. {Ayrıntı}
Tiyatro Mutfağı
Dramaturgi:
Türk tiyatrosunun tarihçesine bakıldığında dramaturg sözcüğünün tiyatro terimleri arasında uzun zamandır yer aldığı görülür. İlk kez Ankara Devlet Tiyatrosunda dramaturg adı altında görev yapan kişilerin çalışma alanları, tiyatroya gönderilen oyunları okumak ve bunlarla ilgili raporlar düzenlemekle sınırlanmıştır.
Sahne Tasarım;
Işık Tasarım;
Giyisi Tasarım;
hakkında bilgiler detaylar... {Ayrıntı}
Arşiv

Sitemizde yer alan oyunlar ile repertuvar olarak saklanmaktadır...
{Ayrıntı}



[ Ana Sayfa | Haberler | Editör | Kulis | Konuk | Portre | Ödüller| Geleneksel ]
[ Eğitim | Çocuk | Tiyatrolar | Festivaller | Seyirci ödülleri | Kitaplık | Abone | Müzik | Sözlük | Mutfak | Arşiv ]

Copyright © 1999 Bu site e-tasarım yapımıdır.
e-posta.