Ankara Devlet Tiyatrosu Mart turne programına göre: Kahramanmaraş, Gaziantep, Çorum, Denizli, Zonguldak, Aydın ve Samsun Devlet Tiyatroları ile Ordu’da, 6 farklı oyunla 27 temsil verecek. ....
İlk kez Ankara Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelenen ve 18 Kasım 2010 tarihinde Akün Sahnesi’nde sahne ışıklarına çıkan Nazım Hikmet’in “Memleketimden İnsan Manzaraları”ndan 11 Tablo’su 17, 18 Şubat 2012 tarihlerinde Girne Belediyesi Kültür Merkezi’nde saat 20:00’de temsil edilecek...
Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu Ödülü’nü Ankara Devlet Tiyatrosu’nun sahnelediği “Moskova Petuşki Yolun Sonu” ve “Yastık Adam” oyunlarındaki yorumları ile Murat Çidamlı; Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu Ödülü’nü Ankara Devlet Tiyatrosu’nun sahnelediği “Soğuk Bir Berlin Gecesi” adlı oyundaki performansı ile Fulya Koçak; Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu Ödülü’nü Ankara Devlet Tiyatrosu’nun sahnelediği “Şair Baba ve Damdakiler” adlı oyundaki çalışmasıyla Serpil Gül aldı.....
Metin’lerinin oluşumu Burak da özellikle olmasa bile geç yada geçiktirilmiş olarak karşımıza çıkmıştır. Yazma, bekletme,asma, yeniden düzenleme,montaj ve yeniden,yeniden yarat’ı aşamalarında yeni montajın tamamlanması aynı zaman da metnin son şeklini alışınında habercisi olmuş bu nedenle de metinler geç oluşmuştur.....
Yeryüzündeki savaş ve yıkımlara artık katlanamayan bir köylü, gökler katına çıkıp, Baştanrı’dan hesap sormaya kararlıdır. Beslediği bokböceğinin sırtında gökler katına çıkar, derin bir kuyuya hapsedilmiş olan Barış Tanrıçayı kurtarmak için, tüm insanlığı yardıma çağırır…..
2011-12 Tiyatro sezonuna tüm güncelliği'yle Yönetmen Yücel Erten tarafından oyunlaştırılan ''Barış''adlı oyun Ankara'da yıl'a damgasını vurmayı başardı.....
Kuruluş amaçlarından biri ’’halka tiyatro götürmek’’ olan Devlet Tiyatroları (DT), 2010-2011 sanat sezonunda 135 oyun sergileyerek 5 bin 785 kez perde açtı. Seyirci sayısını geçtiğimiz sanat sezonuna göre yüzde 5 artıran DT, son 5 yılda Türkiye genelinde 55 sahneye ulaştı.....
Ankara’nın varoşlarında bir mahalle arası. Kalabalık sesler ve çok katlı gecekondular içinde yeşil gölgeler. Etrafta esrar satan çocuklar, araba patlatan gençler ve erkeklere dair bilfiil cümleler. Bu kalabalığın tam ortasında ve bu kalabalığın çok uzağında yer alır Devlet Tiyatrosu’nun Altındağ Sahnesi.....
Kantocu adlı müzikli oyun,Cumhuriyet’e bir adım kala ,Bursa’da başlayan İstanbul’da devam eden Kantocu Verjin’in öyküsüdür. Çadır Tiyatrosunda çalışabilmek için Ermeni ismi kullanan ve taklidini yapan müslüman Türk kızı Bihter’in yaşamıdır...
Yönetmenin oyun seçimlerini şekillendiren farklı etkenlerden söz etmek mümkünse de, son sözü çoğu zaman yönetmen söyler. Dolayısıyla, bir yönetmenin repertuarı, onun sanatsal duruşunu yorumlamanın en sağlıklı yollarından birini sunar bize.....
Kuruluş amaç ve ilkeleri doğrultusunda kültürümüzü oluşturan değerleri yaşatma, tanıtma, görev ve sorumluluğu ile 62 yıldır ulusal tiyatromuzun gelişimine öncülük eden Devlet Tiyatroları, 1 Ekim 2011 Cumartesi günü yeni mevsime perde açacak.....
Küçük Tiyatro’da düzenlenen basın toplantısıyla duyurulan ortak metne;
Devlet Tiyatroları (DT), İstanbul Büyükşehir Belediye Şehir Tiyatroları,
Eskişehir Büyükşehir Belediye Şehir Tiyatroları, Oyun Yazarları ve
Çevirmenleri Derneği, Tiyatro Oyuncuları Meslek Birliği, Tiyatro ve
Opera Çalışanları Vakfı, Kültür Sanat Sendikası, Tiyatro Eleştirmenleri
Birliği, PEN Yazarlar Birliği imza koydu.....
“I. Uluslararası Girne Kültür ve Sanat Festivali” kapsamında Ankara
Devlet Tiyatrosu yapımı “DÜN GECE YOLDA GİDERKEN ÇOK KOMİK BİR ŞEY OLDU”
adlı müzikal 7 Ağustos Pazar günü saat 21:00’de Girne Amfi Tiyatro’da
temsil edilecektir.....
2010 – 2011 Tiyatro Sezonu’nun yerleşik sahnelerindeki temsillerine 15
Mayıs 2011 tarihinde ara veren; etkinliklerini turneler ve 2011- 2012
sezonunun hazırlıkları ile sürdüren Devlet Tiyatroları, 2011 – 2012
Sezonunu 1 Ekim 2011 tarihinde açacak...
Varna’daki “Romam Hamamları” antik kalıntılarında gerçekleştirilecek
olan Festival’de amaç: Dünya Tiyatrosunun yıldızları ile bu türün en iyi
örneklerini sunmak. Varna Belediyesi’nin desteği ile Uluslararası
Tiyatro Enstitüsü (ITI) ve UNESCO Kültür Dairesi’nin himayesinde
“Yıldızlara Doğru Dünya Sanat Forumu” tarafından düzenlenen festival
kapsamında “Bir Delinin Hatıra Defteri” adlı oyun 3 Ağustos 2011
Çarşamba günü sahnelenecek.....
Adını sanına herhangi bir yerde rastlamadığım, tiyatro dünyasında hiç
tanınmayan, hatta dışında olduğunu sandığım biri üşenmemiş, "Bahçemdeki
Ayı" hakkında bir eleştiri yazısı kaleme almış, siz de yayımlamışsınız.....
Devlet Tiyatroları nın, "Bu sezona tüm sahnelerimizde yeni oyunlarla
giriyoruz" diyerek başlattığı kampanya, geriye doğru bir atılım olarak
oldukça başarı sağladı.....
Konusu: “İki Kişilik Hırgür”de de olaylar bir yatak odasında, iki
sevgili arasında geçer. Dışarıda savaş vardır. Ama içerdeki durum da pek
farklı değildir. On yedi yıldır birlikte olan çift, sürekli kavga eder.
Ancak kavga ederek kendilerini var ederler ve ilişkilerini
sürdürebilirler.....
Karikatürist, belgesel film yapımcısı, çocuk kitapları ve oyun yazarı da
olan Behiç Ak’ın “Tek Kişilik Şehir” adlı oyunu, ilk kez 2001-2002
sezonunda ülkemizin en önemli yönetmenlerinden Işıl Kasapoğlu tarafından
Aksanat Prodüksiyon Tiyatrosu’nda sahnelenmiş bir oyun.....
Burası DT Üsküdar Tekel Stüdyo Sahnesi. Üsküdar’dan Kuzguncuk’a doğru
gelirken bir otobüs durağı mesafede , Paşalimanı diye anılan bir yer.
İki yüz elli yıllık taş bir binadayız. Taş duvarlar ortaçağ kaleleri
gibi bir , bir buçuk metre kalınlığında. Son yüzyılda Şarap Fabrikası
olarak kullanılmış bir çeşit şato burası. Geçtiğimiz sezon Kültür
Bakanlığına verildi.....
İnsanlığın ve uygarlığın en önemli aşamalarından birisinin de ;
insan-sunu kurban törenlerinden , bitki ve hayvan-sunu kurban
törenlerine geçiş olduğunu söyleyebiliriz.....
Ünlü İngiliz ozan T. S. Eliot, “Dante ile Shakespeare dünyayı aralarında
paylaşır, bu iki ada eklenebilecek bir üçüncüsü yoktur” diye yazar.
Shakespeare'in insan doğasını anlama ve yansıtmadaki dehasını özetleyen
en güzel, en yalın cümlelerden biridir bu.....
Halbuki absürd oyunumuz zamandan ve mekandan münezzeh/soyutlanmış bir
şehirde geçiyor. Rahmetli Mehmet Baydur aynı konuyu işleseydi (“Yangın
Yerinde Orkideler” nasıl ki en çok eski Galata köprüsüne yakıştırdıysa)
eminim ki Taksim'deki Marmara Etap'ı düşünerek yazardı.....
Avrupa'nın seyirci kalarak; Sırplar tarafından, 312.000 Bosnalının
ölümüne,50.000 kadının tecavüzüne, 7.500 kişinin kaybolması (-ki bunlar
toplu mezarlardan kaynaklanıyor) ve 2.000.000 Bosnalının evini terk
etmek zorunda kalmasına neden olan, o güne kadar eşi benzeri görülmemiş
bir soykırım.....
"Uyarlama”, tiyatro terminolojisindeki en hassas kavramlardan biridir.
Tiyatro dışındaki edebi eserlerin sahnelenmeye uygun hale getirilmesi
anlamına gelen “uyarlama”, farklı edebi türler arasında uyum
sağlanmasını gerekli kılan kaygan bir zemin üzerine oturur.....
Bencil, duygusuz, empati kurabilme yeteneğini gün geçtikçe kaybeden,
ruhsal açıdan özürlü insanlarla dolup taşmış evrende herhangi birisi
sizin için ne ifade ediyor? Yahut bir başkasını ne kadar anlamaya
çalışıyorsunuz? Çalışıyoruz?....
"Atları da Vururlar” adlı oyun, kıran kırana mücadelenin sürdüğü, dışarıdan oldukça eğlenceli ve heyecanlı görünen, gerçekteyse insanlık dışı dramlara sahne olan bu yarışmaların, ekranda görünmeyen yüzüne ışık tutuyor. Amerikalı yazar, senarist Horace McCoy'un bu kitabı, beyazperdeye aktarılmış, dünyanın pek çok yerinde müzikale ve tiyatroya uyarlanmış…..
Robin Hawdon'a ait eser geçtiğimiz günlerde Ankara Devlet Tiyatrosu
tarafından sahnelendi. Eserin konusu ; Bill balaylarını geçirecekleri
otel odasında hiç tanımadığı bir kızla uyanır. Bekarlığa veda partisinde
içki fazla kaçırdığından geceye dair hiçbir şey hatırlamamaktadır. Ve
gelinliğini giymek için nişanlısı Rachel odaya gelmek üzeredir.....
Tuncer Cücenoğlu'nun Çığ oyunu üzerine yapacağımız incelemenin ilk bölümünü oluşturan bu yazımızda oyunu, J. M. Synge'in “Denize Giden Atlılar” (Riders to the Sea) adıyla dilimize çevrilen eseriyle karşılaştırmalı olarak okumaya çalışacağız.....
1923 sonrası cumhuriyet donemi Türk tiyatrosunun en önemli temsilcilerinden Ahmet Kutsi Tecer'e ait olan eser, Devlet Tiyatrolarının ilk sahnesi olan Ankara'daki ''Küçük Tiyatro''nun açılış oyunu olma özelliğini taşıyor.....
Behiç Ak'ın büyük ustalıkla yazdığı eser, teknolojinin insan hayatında ki yerini sorgularken, asosyalleşen bireylerin kendisiyle çatışmasına yer veriyor. Birey kavramını sorgulayan oyun, günümüz yaşam biçiminin dayattığı birçok kavram ve ilişkiyi yeniden düşünmemize neden oluyor.....
Dario Fo, İtalyan Commedia dell'Arte kültüründen yola çıkarak kendine has çağdaş bir tiyatro düzeni kuran İtalyan oyun yazarı, oyuncusu ve yönetmeni… Onun en önemli özelliği bana göre; radikal aydın kesimle, çalışan üreten halk arasında bir köprü olması ve İtalyan tiyatrosunda kendine ayrı bir yer edinmesidir.....
6 -9 Aralık tarihleri arasında Trabzon Devlet Tiyatrosu'na konuk olan Ankara Devlet Tiyatrosu oyuncuları yaklaşık yarım asırdır Ankara Devlet Tiyatrosu'na emek veren başarılı tiyatro adamı Münir Canar'ın yazıp yönettiği Bir Mahalle ki oyunuyla Trabzonlu sanatseverlerle buluştu.....
Ankara devlet tiyatrosunun açılış oyunu olan ''bir mahalle ki'' adlı eser geçtiğimiz günlerde prömiyerini yaptı. Tuluat tiyatrosunun önemli temsilcilerinden biri olan, yılların usta oyuncusu Münir Canar 'ın güçlü kaleminden dökülen incilerle, sisteme bakış açısı ayakta alkışlatan bir performansla seyirci karşısına çıktı.....
Kökleri, insanoğlunun ortak bilinçaltının yaratısı mitlerde; başı yaşadığımız toprakların üstünde, bugünümüzde, canlı, dev bir anlatı Güngör Dilmen'in 1967 yılında kaleme aldığı Kurban adlı oyun. Böyle bi r giriş, çoğumuzda çözümlenmesi güç semboller, imgeler ve göndermelerle yüklü bir metinle karşı karşıya olduğumuz izlenimini uyandırabilir.....
Ulu önder Atatürk'ün 57 yıllık hayatından kesitler sunan oyun, toprağa verildiği ana kadar geçen olaylar dramatize ediliyor. "Her ilde tiyatro" sloganıyla Ankara devlet tiyatrosunun, Türkiye'nin bir çok ilinde Atayla buluşturması müthiş.....
Usta yazar Çetin Altan'ın 1964'te ilk kez sahnelenen '7. Köpek' adlı
oyun şiddeti, linç girişimlerini, suikastları ve tahammülsüzlüğü konu
alıyor.Çağdaş
bir yorumla sahnelenen oyun, insanların yabancı olana karşı takındıkları
tavrı ve yargısız infaz sürecini bir kasabaya giden doktor üzerinden
anlatıyor.....
Yıllardır yürütülen yanlış politikalara ve kültür hayatımızın mücadele
etmek zorunda olduğu birçok sorun ve olumsuzluklara rağmen,
tiyatrolarımız hastalıklara direnç gösterebilen, sağlam bir bünye gibi
yatağa düşmeden, bu Ekim'de de perdelerini açmayı başardı.....
Derhal sahneden çekilmesi gereken bir oyun… Amadeo Modigliani...
Açlık ve yoksullukla örülü yaşam koşullarında sadece otuz dört yıl
yaşabildi... Birçok tablosunu kan tükürerek yaptı... Sanatının değeri
hiç anlaşılmadı... Yapıtlarının çoğu çevresindeki insanların elinde
kayboldu... ..
Kadınların yaşadığı sorunları geniş bir tarihsel perspektifle ele
almalarının yanı sıra, Türk ve dünya tiyatrosunun klasiklerini günümüz
izleyicisiyle buluşturma çabasının birer ürünü olmaları seriyi bir
bütünlük içinde değerlendirmemizi sağlıyor. Seriyi sondan başa doğru,
değerlendireceğimiz yazıların ilkinde 11 Ocak'ta prömiyer yapan
Lysistrata hakkındaki düşüncelerimizi aktarmaya çalışacağız.....
Claude Magnier'in tüm dünya ülkelerinde sahnelenen "Eyvah! Yine Karıştı?
adlı oyunu, Devlet Tiyatroları?nda ilk kez sahnelendi. Müziklerinden
ışığına, dekorundan kostümlerine kadar özenli ve ince çalışıldığı belli
olan oyun, zengin bir fabrikatörün yanında çalışan memur tarafından
dolandırılmasını anlatan bir komedi.....
Aziz nesin; toplumda ''suçlu'' olarak sayılan kişilerin hayatlarını
sorguluyor. 'Suç', yalnızca kişinin sorumluluğunda olan ve toplumsal
sistemin kurallarına aykırı düşen bir davranış mıdır? Yoksa, toplumsal
sistemin yanlışlıkları, eksiklikleri, kişiyi zorunlu olarak 'suç'
işlemeye mi iter?....
Geçtiğimiz haftalarda Ankara Devlet Tiyatrosu’ndan telefon aldım. Ankara DT’ nin oyunu “ Zorunlu Hedefler” İstanbul turnesine geliyormuş. 2 yıl gibi bir süredir Devlet Tiyatroları’nın Ankara Bölge Oyunlarını izleme şansım olmamıştı.....
Evlilik karşıtı bir nikah memurunun, komik öyküsünü anlatan ''Kendime
Kıyamam'' adlı oyunda, başından kötü bir evlilik geçtiği için, evlilik
kurumuna düşman olan nikah memurunu Murat Atak canlandırıyor. Kısacası
Evlilik üzerine değişik düşünceleri, mizahi bir dille anlatan bir oyun.....
Devlet Tiyatroları'nda ilk kez 1962 yılında sahnelenen "Ağaçlar Ayakta
Ölür" 40 yıllık bir aradan sonra tekrar sahneleniyor.Yakın zamanda
yıkılması planlanan Yeni Sahne'de sergilenmesi, oyunun konusu olarak
hayli dikkat çekici.!....
Son zamanlarda Rum şivesi hayatımıza o kadar çok girmeye başladı ki,
artık normal bir şive gibi anlaşılmaya başlandı. Eskiden öylemiydi
Konuşulanların hiç birinden bir şey anlaşılmadığı gibi kaba bir dil
gelirdi. Bunda tabi ki dizi ve sinemalarında etkisi oldu.....
Bu sezon hayal kırıklığıyla izlediğim oyunlar nihayet Ankara devlet
tiyatrosu yapımı olan uçurtmanın kuyruğu adlı oyunuyla bitti. yada en
azından 1 haftalığına ara verildi.Ve ilk defa bu sezonun en iddalı oyunu
diyebileceğim uçurtmanın kuyruğu adlı oyunu izledim.....
Edebiyat dergilerinin ve gazetelerin kitap eklerinin yıl sonunda
hazırladığı en çok satanlar listesi, yazarlar için olduğu kadar
okuyucular için de önemli bir veri kaynağı. Çok satmasına rağmen, bir
şekilde gözden kaçırdığımız, okuyamadığımız eserleri tespit etmenin en
kolay yoludur bu listeler.....
Bütün görkemiyle ışıl ışıl parlayan tüketim katedrallerinden birinin
orta yerinde son model bir otomobil, etrafı genç ve orta yaşlı
insanlarla çevrilmiş. Hareket etmesinden, onları oracıkta bırakıp
gitmesinden korkarmış gibi sıkı sıkıya sarılıyorlar otomobile.....
Ünlü oyuncu Ahmet Uğurlu geçenlerde yayınlanan bir söyleşisinde,
“oyunculuğum bozulacak diye dizi seyretmiyorum” diyerek serzenişte
bulunuyor. Kuşkusuz, Uğurlu'nun meslektaşlarına yönelik yakınışının
hedefi basmakalıp senaryolar üzerine kurulu dizilerde rol alan yeni
yetme oyuncular, şarkıcılar ve mankenler.....
Sanatçı kimliği ile tiyatromuzun kuruluş amaç ve ilkesini birleştiren,
bu kimlikle 50’den fazla oyunda görev alan ve görevini başarıyla yerine
getiren Ahmet Alpay İzbırak 17 Ağustos 2010 tarihinde İstanbul’da vefat
etti.....
İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın, Devlet Tiyatroları,
Instituto Cervantes İstanbul ve İspanyol Büyükelçiliği’nin işbirliğiyle,
ünlü yazar Miguel de Cervantes’in “Büyük Sultan Katalina” (Grand
Sultana) adlı oyununun prömiyeri 30 Haziran Çarşamba günü Tophane-i
Amire Binası’nda gerçekleşiyor...
CERVANTES tiyatro alanında Lope de VEGA ile CALDERON’un eriştiği
başarıya ulaşamamış ama “ altın çağ”ın yaratıcıların arasına girmiştir.
Cervantes’ten başta SENECA olmak üzere klasik oyun yazarları, çağdaşları
İtalyan yazarlarının pek çoğu doğrudan etkilenmiştir.....
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü ve GAP
İdaresi’nin katkılarıyla, Mardin Valiliği’nin ev sahipliğinde 5 – 12
Kasım 2010 tarihleri arasında Mardin’de gerçekleştirilecek olan
festival’e Ankara Devlet Tiyatrosu müzikal çocuk oyunu “Narnia
Günlükleri” ile katılıyor.....
Sevim Burak’ın yazdığı, İskender Altın’ın yönettiği Ankara Devlet
Tiyatrosu yapımı “İşte Baş İşte Gövde İşte Kanatlar” adlı oyun;
Bulgaristan’ın Pazarcık kentinde 1 – 7 Kasım tarihleri arasında
düzenlenen “Onuncu Uluslararası Sonbahar Tiyatro Festivali”ne katılıyor.....
Işıklar içinde yatsın güzel insan Savaş Dinçel (1942–2007), önemli bir
tiyatro oyuncusu ve yönetmeniydi. Yaşadığı süre içinde sinema filmleri
ve televizyon dizilerinde de her zaman başarılı oldu...
Geçen yılın kasım ayında Ankara’da Ankara Devlet Tiyatrosu yapımı,
Gülriz Sururi’nin sahneye koyduğu “Fosforlu Cevriye”nin galasında
önümdeki sırada oturan Prof. Dr. Sevda Şener, bana dönerek: “Hüzzam”ı
izledin mi,” diye sordu. “Hayır,” dedim. Ağzından sadece tek sözcük
çıktı: “İzle.”.....
"Fosforlu Cevriye”, Türkiye'de değeri pek bilinmeyen, cumhuriyet'in ilk
dönemi kadın yazarlarından Suat Derviş 'in (1905-1972) 1944-1945
yıllarında bir gazetede tefrika edildikten sonra 1968 Aralık ayında May
Yayınları arasında okura ulaşan romanın adı.....
Bozkurt Kuruç’un yönetmenliğini üstlendiği bu oyunda reji zaman zaman
yazarı da zorluyor. Yazarın genellikle sakin anlatımı ve satır
aralarındaki vurgularda görülen naiflik ve “sabır” isteyen anlayışına
sanırım yönetmenin çığ gibi bir enerjiyle taşan rejisinde, Şeytanın
hareketliliğine ve zekanın kıvraklığına eşlik edici yapıda Müzik ve
Danslar da birlikte oluşuyor.....
"Kerbelâ" olayını, tarihçiler yeterince aydınlatıcı bilgi-lerle
yorumlamamışlardır. Hep bir mez-hep kavgası olarak geçiştirmişlerdir.
Bana kalırsa,"Kerbelâ" olayı, İslam tarihinin en trajik olayıdır ve
mez-hep görüntüsünün altında bir katliam yatmaktadır.....