Ellerim titriyor… Dişlerimi sıkıyorum asabiyetten, ağız dolusu küfürler ediyorum ama ne fayda. Adalete olan inancımı yitirmeye çalışmadan, inatla umudumu daim tutmaya çalışıyorum her şeye rağmen…..
Avrupa’nın cinayet başkentine hoş geldiniz. Issız bir göl, intihar manzaraları ve yalnız ruhlar. Patates cipsi, kadın dergileri, aziz heykelcikleri ve uçan zenciler yüzünden kopan kıyamet. İçine düşmesi kolay ama kurtulması zor bir kara komedi.....
Kendi temposunda boğulan yaşamımıza bir aile ziyareti molası. Özlemler. Gidişler. Özürler. Korkular. Kitaplar. Bacaklar. Pizzalar. Fotoğraflar. Anne kokusu. “Limonata”, ailemizle hesaplaşamadıklarımızı fotoğraf kutusundan çıkartıyor. Bir romanın içinde gezdirip sevdiklerimiz için yaptıklarımızı hatırlatıyor...
Simon Stephens’ in yazdığı, İngiltere’de birbirinden bağımsız gibi görünen, fakat birbirleriyle içten içe bağlı üç hayat öyküsünü anlatıyor ‘Bulanık’. Oyunculuğuyla tanıdığımız, Kenterler’de uzun süre sahneye çıkan Engin Hepileri’nin yönettiği oyun, ‘İkinci kat Pro No:1’ yapımı olarak karşımıza çıkıyor.....
ikincikat pro no:1 - BULANIK (wastwater) Bulanık, insanın kimliğini
belirlerken yaşadığı ve yaşattığı sınır ihlallerinin hikayesi. Hiçbir
sorun yokmuşcasına yaşanan, durgun, derin, gergin ve bulanık bir hikaye.....