“Hayat bir tiyatro, şimdi maskeleri takma zamanı” sloganıyla İtalya’nın Venedik kentinde devam ediyor.
Avrupa’nın en renkli açıkhava sanat etkinliği, geçen cumartesi “Hayat bir tiyatro, şimdi maskeleri takma zamanı” sloganıyla İtalya’nın Venedik kentinde başladı. 21 Şubat’a kadar kentin kanalları, meydanları, dar sokakları, tarihi binaları, tiyatro ve konser salonları yüzlerce sanat etkinliğine ev sahipliği yapacak...
Okunma Sayısı: 49814-02-2012 08:48
Avrupa’nın en renkli açıkhava sanat etkinliği, geçen cumartesi “Hayat bir tiyatro, şimdi maskeleri takma zamanı” sloganıyla İtalya’nın Venedik kentinde başladı. 21 Şubat’a kadar kentin kanalları, meydanları, dar sokakları, tarihi binaları, tiyatro ve konser salonları yüzlerce sanat etkinliğine ev sahipliği yapacak. Tiyatro grupları meydanlarda gösteriler yapacak, konserler verilecek, gündüz çocuklar için bienal, gece kulüplerde burlesk gösterileri düzenlenecek.
Her sabah saat 11.00’de San Marco Meydanı’nda Alberto Toso Fei’nin “Venedik’te Hayat Yaşayan bir Tiyatrodur” başlıklı eseri Yürüyen Tiyatro ekibince sahnelenecek. Aynı saatte 2012’nin en iyi maskeli kostümü yarışmasına katılacakların geçit töreni başlayacak.
Geçit saat 16.00’da aynı meydanda tekrarlanacak. Venedik Karnavalı, kentin ihtişamlı geçmişini yeniden gündeme getirmek amacıyla 1970’lerde devlet tarafından başlatıldı. Her yıl yaklaşık 3 milyon kişi etkinlikleri izlemek üzere kente gidiyor. Paskalya’ya 40 gün kala başlayan karnaval kutsal salı sona eriyor. Son gün modacılardan oluşan bir jüri karnavalın en güzel kostümlü maskesini seçiyor. (www.carnevale.venezia.it)
Venedik Festivali ve Maskelerinin Hikayesi
Venedik’te, maske kullanımına ait en eski yazılı belge 2 Mayıs 1268 tarihine kadar uzanır. Bu belgede, maskeliler için “yumurtalar” adlı oyunu oynamanın yasaklandığı anlatılıyordu. O günkü Venedik halkında yayılan ahlaki çöküntüyü önlemek için 14. yüzyılın başlarından sonra yeni yasalar çıkartılmaya başlanmıştı. 22 şubat 1339 da yayınlanan resmi bir emirle karnavalın kısıtlayıcı kuralları belirlenmiş ve maskelilerin, geceleri dışarı çıkmalarına yasak getirilmişti. 24 ocak 1458 de “multas inhonestates”(toplu ahlaksızlık) yapmak için kadın kılığına bürünerek kadınlar manastırına girmekten erkekleri men eden bir emir, o günkü Venediklilerin ne kadar ahlaksız olduğunu anlamamızda yardımcı olabilir. Rahibeler manastırındaki ahlaki durumu düzenleme teşebbüsüyle ilgili 3 şubat 1603 tarihinde yayınlanan emirde aynı doğrultudadır.
Maskelilerin, rahibelerle oturup konuşmak ve toplantılar düzenlemek için rahibelerin kaldıkları yerlere girmeleri yasaklandı. Sık sık maskelilerin silah ya da zarar verici alet taşımasını ve kiliselere girmesini yasaklayan emirler çıkartılıyordu. Bu emirler “uygunsuz kıyafet” giyinen şehir halkının da kiliselere girmesini yasaklayacak şekilde genişletildi.1608 önemli bir yıldı Venedik için, 10 uncu konsey tarafından yıl boyunca maske takmanın cumhuriyete ciddi bir tehdit gibi göründüğünü ifade eden emir yayınlandığı zaman tarih tam olarak 13 Ağustostu. Bu ahlaka aykırı davranışın korkunç sonuçlarından kaçınmak için her vatandaş, soylu ve yabancı sadece karnaval günlerinde ve resmi ziyafetlerde maske takmaya zorlandı.
Bu kanunun ihlaline karşı verilen cezalar ağırlaştırıldı.Bu anlamda bir erkek için 2 yıl hapis, 18 ay kürek mahkumu olarak cumhuriyete hizmet (ayağından prangalı olarak) sadece bu da değil, 10’uncu konseye ödenmek üzere 500 venedik lirası para cezası da vardı. Kadınlara gelince, onlar, St Mark’tan Rialto’ ya bütün yol boyunca kırbaçlanır ve sonra halkın alay etmesi için St. Mark’ın iki sütunu arasında bekletilirdi. Ayrıca bu kadınların, 4 yıl için Venedik cumhuriyeti sınırları içine girmesi yasaklandı ve 10 uncu konseye 500 venedik lirası ceza ödemek zorunda bırakıldılar.
1608 tarihli emirden, 50 yıl sonra, 15 ocak’ta ,10’uncu konsey , maske takma ve silah taşıma yasağını yeniden onaylayan yeni bir bildiri yayınladı.Ek olarak, maske takarak kutsal yerlere girmek ve özellikle maskeyle dinsel kıyafetleri giymek yasaklandı . Aynı emirde davulların kullanımı, gün ortasından önce men edildi ve karnaval döneminin dışında her ne şekilde olursa olsun dans etmek bile yasaklandı. Birçok Venedikli soyluyu alacaklılarından kaçmak için maske takarak kumar oynamaya giderken görmek mümkündü ve bundan dolayı 1703’de, yıl boyunca kumarhanelerde maske takmak yasaklandı.
1699 ve 1718 yıllarında çıkarılan iki farklı emir, karnaval tarihine denk gelen Lent (Paskalyadan önce gelen büyük perhiz) ve diğer dinsel festivallerde maske takmayı yasakladı.1776 yılında , bütün kadınların tiyatroya maske ve pelerin takmadan gitmesini yasaklayan ve “aile şerefi” adında şimdiye kadar unutulmuş bir kanun ortaya çıkartıldı.Cumhuriyetin yıkılmasından sonra, Avusturya hükümeti, hem özel hem de seçkin tabakanın partilerinde maskelerin kullanımını yasakladı. (Mesela, la, Cavalchina della Fenice). İtalyan-Amerikan hükümeti, daha açık fikirliydi, ama şimdi de Venediklilerin özgüveni kalmamıştı .Venedik, artık karnaval şehri değil sadece kişisel özgürlüğün olmadığı küçük bir imparatorluk vilayetiydi. İkinci Avusturya hükümeti esnasında, bir defa daha maskeleri takma izni verildi.
KARNAVAL YERİ
Venedik karnavalı, herkes için büyülü bir zamandı, ve tüm şehri ilgilendirirdi. Karnaval, bütün toplum ve devlet kurallarını yıktı ve sıradan bir vatandaşa şenlikte kendini kaybetme şansı verdi. Karnaval dönemi, Venedikliler için maskelerini ve komik giysilerini giydikleri yoğun bir dönemdi. Saray bahçeleri, her türlü partilere,şovlara, müzikal olaylara kapılarını açarken gece gündüz aydınlatılırdı.Kanallar boyunca insanlar birbirlerini “günaydın bayan maske” diye selamlardı. Kişisel kimlik, cinsiyet ve sosyal sınıf yoktu; önemli olan karnavalın büyük yanılsamasında yer almaktı.
MASKELER
Venedik şehrinde maske , eski bir gelenektir ve yılın birçok ayı boyunca kullanılmıştır. Maskelerin, karnavalın başlangıcını belirleyen, Santo Stefano gününden, sonunu belirleyen Tövbe Salısı’nın gece yarısına kadar takılmasına izin verilirdi. Doğal olarak, dinsel festivallerin olduğu günlerde yasaklanmıştı. Venedikliler, yalnızca karnaval zamanı ve Hz.İsa’nın cennete yükselişini andıkları on beş gün esnasında da (yani haziran ayının yarısı boyunca) maskelerini takarlardı ve zamanla birkaç istisna dışında maskelerini takmaya son verdiler.
Daha sonra, 5 Ekimden Noel bayramının başlangıcına kadar(16 Aralık) zamanda maske takılmasına izin verilmiştir. Resmi ziyafetler veya Serenissima Cumhuriyetinin diğer kutlamaları gibi bütün büyük olaylar esnasında "Maske ve pelerin" giyilmesine izin verildi. Maskenin, birçok kullanımı vardı — kumarbazları düşüncesiz bakışlardan korumak, (özellikle alacaklılarından kaçınmak), veya cadde köşelerinde dilenen “düşkün” asiller tarafından kullanılırdı.