Ne, Nerede, Hangi Sahnede, Ne Zaman Oynuyor.....   
  Ana Sayfa
  Editör   Savaş Aykılıç
  Loca I   Murat Karasu
  Loca II   Özdemir Nutku
  Loca III  Tamer Levent
  Kulis   Songül Taş
  Konuk   Oktay Arayıcı
  Portre  W. Shakespeare

  Tiyatrolar...
  Şehir Haritası..
  Oyun Eleştrileri..
  Tiyatro Ödülleri..
  Sizin eleştirileriniz ..

  Teks mi Arıyorsunuz...

  Bir Tiyaroda oynamak istiyorsunuz...

  Tiyatronuza oyuncu arıyorsunuz...

  Tiyatroda Telif hakları üzerine...


  Duyurularınızı   ilanlarınızı gönderin   ücretsiz yayınlayalım.


  Bizimle çalışmak istermisiniz..


  Seyirci Profili Anketi


  Reklam vermek isterseniz..


 e-posta



| Ayın Oyunu | Ayın Söyleşisi | Ödüllü Yarışma | Sohbet | Kürsü |

Kent Oyuncuları

David Auburn
Çözüm
Yönetmen:   Yıldız Kenter
Çeviren :   Zeynep Avcı
Dekor:   Osman Şengezer
Kostüm:   Çolpan İlhan
Yönetmen Yard:   Ayçıl Yeltan
Oynayanlar:
Müşfik Kenter,
Yeşim Koçak,
Engin Hepileri
Esra Kızıldoğan
2001 yılı Drama dalında Pulitzer ödülü kazanan Proof adlı oyunda uzun süre ciddi birtakım akli problemler yaşayan ve aynı zamanda da bir matematik dehası babasına bakmak zorunda kalan genç bir kadının,Katherine'nın hikayesi anlatılıyor.Oyun Katherine'nın babasının öldüğü gün başlıyor.O gün aynı zamanda Katherina da 25. yaşgününü kutluyor ve bu arada babasının akli sorunlarının ve dehasının ne kadarının kendisine miras kalmış olabileceğini kendince sorguluyor.
                                                                                                             <<< Geri 
  Ayın oyunu oylamasına katılmak istiyorum...

  Bu oyun hakkında görüşlerimi Tiyatronline izleyicileri ile paylaşmak istiyorum....
    (Görüşleriniz bu bölümün altında yayınlacaktır.)

  Sizde Tiyatro bilgilerinizi güncelleyerek, göndermek için formu doldurun.... 


İzleyici Eleştirileri...
HER DAİM "AŞK"
Hay Allah! yine biri telefonunu açık unuttu. Durmadan çalan şu telefonu susturacak olan yok mu? İşte, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde oyunu izlemeye gelen seyircilerin % 90'ının aklından bunlar geçiyordu ve herkes birbirine bakıyordu. Belki çoğumuz o anda tiyatro adabını bilmiyorlar, tiyatroya geliyorlar diye de düşünüyorduk. Tüm bu sorular, Murat Daltaban'ın sırt çantasını açması ve telefona cevap vermesi ile bir son buldu ve de telefonun sahnede çaldığını algılayan izleyicinin tebessümü ile.
İlk defa bir oyun başlamadan önce, "Oyunumuz başlamak üzeredir" uyarısını almamıştık. Bu da oyunun bir parçasıymış meğer, bunu oyun başlayana kadar anlayamamıştık.
Bir tiyatro, bir prova sahnesi ve kendini en iyi şekilde rolüne hazırlamaya çalışan bir oyuncu. Böyle buluştu bizimle "Aşk Hastası".
Tek başına prova yapan oyuncu, metnini çözümlemeye çalışıyordu. Ansızın çıkagelen bir başkası ise, zaten oyunda iki kelimesinin olduğundan,onu da bir türlü aklında tutamadığından bahsediyordu. İki kelimeyi bile aklında tutamamasının sebebini, "önemsememek" olarak açıkladı ona, prova yapan oyuncu fazla ilgilenmeden. Zaten yevmiyeli de çalışıyormuş. Yani önemsemek için bir sebebi de yoktu ona göre. Tiyatroya ve yapılan işe iki farklı bakış açısı ile yaklaşılan bu oyunda, tiyatroya aşık olmanın da altı çiziliyordu belki de. Oyunun sonunda yangın alarmını alan oyuncunun, oyununu yarım bırakıp tiyatroyu terketmemesi de bunu kanıtlıyordu zaten.
Ayla Algan'ın da güçlü oyunculuğu ile bize sunulan bu oyunda, akıl ile duygu da sorgulanıyordu. Kainatı algılamak aklın işiydi, ama duygular da geri planda kalmamalıydı. Mehmet Esat'a, dile getirdiği şiirleri nedeniyle hayranlık duyulsa da, "Aşk yoksa, kalem susar"diyebiliyordu. Söz'e saygı vardı, hatta heceye ve harfe...
İlahi aşkla, günümüzde yaşananların arasında bir paralellik kurulmaya çalışılan bu oyunda, "insan taşıyamayacağı ilişkilerin altında ezilir" mesajı, günümüz ilişkilerine de gönderme yapıyordu.
"Huzur" ve "Misyon bir Devrimi Anmak" adlı oyunlarda olduğu gibi, kendine özgü oyunculuğunu sergiledi Murat Daltaban. Her anı, dolu dolu yaşattı bize Şeyh Galip'i oynarken. O üşüyünce biz de üşüdük, o huzursuz olduğunda, biz de rahat olamadık. İçindeki Şeyh Galip'i gerçekten çok güzel çıkardı ortaya.
"Sahne Sanatları göze, kulağa hitap eder" diye düşünülür ya hep. Çoğunlukla öyledir de. "Aşk Hastası" ortaya konuluşu ile, bu teze bir anti-tez üretti. Çünkü biz tütsülenmiştik de aynı zamanda. Üç duyumuz da aktifti.Yani bir de koku duyumuzla bizi içine çekmişti oyun.
Oyundan çıkarken hepimiz aşk hastası olmuştuk bile...
Hayatı çekilir hale getiren aşka prizma tutarak, oyununu seyirci ile buluşturan Kenan Işık başta olmak üzere, her anı bize dolu dolu yaşatan ve oyunun bizlere en iyi şekilde sunulmasında emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler...
Sevgi ve Saygılarımla,
Arzu TOĞUŞLU

 
''HEP AŞK VARDI'' Üzerine
Türk Tiyatrosunun büyük ustalarından YILDIZ KENTER kendi yazdığı ''Hep Aşk Vardı''
oyunuyla 7 Marta Marmaris'te, 8-9Martta Bodrum'daydı.
Sanatçının annesi Olga Cynthia ve kızı Leyla Kenter ile ilişkilerini eksen alan oyunda Yıldız Kenter yaşamla ölüm arasında bir yerde tüm yaşamını gözden geçiriyor, bir anlamda hayatının muhasebesini yapıyor.
1920de annesinin Türkiyeye gelişiyle başlayıp günümüze kadar uzanan zaman diliminde geçen oyunda, sanatçının yaşamının bilinmeyen yanlarını ve Kent Oyuncularının tüm geçmişini öğrenmekle kalmıyor, bu süreçte ülkemizde yaşanan acı tatlı nice olaya tanık oluyorsunuz.
Kent Oyuncularının kuruluş zorlukları, turneler, başarılar, yanılgılar, dostluklar, ihanetler bir bir sergilenirken; sanatçı bazen Pembe Kadın, bazen Çöl Faresi, bazen Maria Callas oluyor sahnede.
Çok içten, çok sıcak bir iç döküş var bu oyunda. O bir çocuk, bir eş, bir kardeş, bir anne, bir hoca ve yıllarını tiyatroya vermiş bir sanatçı olarak kendini ortaya koyarken siz de kendi yaşamlarınıza, yakınlarınızla olan ilişkilerinize gidiyorsunuz ister istemez. Bu yoğun duygu alışverişinde bol bol gülüyor, bazen ağlıyor ama hep alkışlıyorsunuz sanatçıyı.
Osman Şengezer'in dekorları, Çolpan İlhan'ın kostümleri, görsel efektler, slaytlar eşliğinde çarpıcı bir atmosferde sergilenen oyunu Yıldız Kenter ve Mehmet Birkiye birlikte yönetmişler.
Yoksulluktan zirveye uzanan zorlu yolda usta bir sanatçının yaşamına tanık olduk, biz oyunu izleyenler. İşini aşkla yapan bu dev isme bir kez daha hayran olduk.
Oyunu kaçıranlar nerede rastgelirseniz mutlaka seyredin''Hep Aşk Vardı'' yı. İzledikten sonra ne iş yapıyorsanız hep aşkla yapın. Başarıların yolu belkide tutkuyla sevmekden geçiyor.
Tüm olumsuzluklara tüm ucuzluklara karşın iyi ki İşine Aşık bir YILDIZ KENTER imiz var...
Ahmet Hıdır

Ayın Kitabı
Tiyatro dalında çıkan yeni kitapları inceleyerek birini ayın kitabı olarak seçiyoruz....
{Ayrıntı}
Tiyatro Müziği
Tiyatrolarımızın seçkin oyunlarının seçkin tiradlarını,dinlemeye doyamayacağınız müziklerini bu sayfada...
Tiyatrolarda kullanılan ses efeklerimi arıyorsunuz!
(mp3 formatında)
{Ayrıntı}
Terimler Sözlüğü
Tiyatro ile ilgili ne tür çalışma içine girilirse girilsin, karşımıza anlamını bilmediğimiz yada doğruluğundan kuşku duyduğumuz bir yığın kelime çıkar. Çünkü tiyatro; bir çok alanda da olduğu gibi kendine ait bir terminolojiye sahiptir. Bu bölümde sizin için seçtiğimiz tiyatro terimlerine ve bu terimlerin anlamları hakkında açıklamalara yer vereceğiz. {Ayrıntı}
Tiyatro Mutfağı
Dramaturgi:
Türk tiyatrosunun tarihçesine bakıldığında dramaturg sözcüğünün tiyatro terimleri arasında uzun zamandır yer aldığı görülür. İlk kez Ankara Devlet Tiyatrosunda dramaturg adı altında görev yapan kişilerin çalışma alanları, tiyatroya gönderilen oyunları okumak ve bunlarla ilgili raporlar düzenlemekle sınırlanmıştır.
Sahne Tasarım;
Işık Tasarım;
Giyisi Tasarım;
hakkında bilgiler detaylar... {Ayrıntı}
Arşiv

Sitemizde yer alan oyunlar ile repertuvar olarak saklanmaktadır...
{Ayrıntı}



[ Ana Sayfa | Haberler | Editör | Kulis | Konuk | Portre | Ödüller| Geleneksel ]
[ Eğitim | Çocuk | Tiyatrolar | Festivaller | Seyirci ödülleri | Kitaplık | Abone | Müzik | Sözlük | Mutfak | Arşiv ]

Copyright © 1999 Bu site e-tasarım yapımıdır.
e-posta.