Loca 1

Murat Karasu                15.05.1999
BAHAR AMATÖRLERİN MEVSİMİDİR!

Mayıs ayı profesyonel tiyatrolar için sezonun bitişi anlamını taşırken amatör tiyatroların şenliklerle, festivallerle ortaya çıktıkları dinamik bir iklimide beraberinde getiriyor. Uzun bir kış boyunca verilen uğraşlar,dökülen terler,çekilen sıkıntılar buldukları her fırsatta görücü- ye çıkıyorlar.. Yaz, profesyonelleri tatile gönderirken amatörlere iş başı yaptırıyor. Bir anlamda ülkemizde çok kısa süren 'tiyatro sezonu' takviminin biraz daha uzamasını sağlıyor. Amatörlerin gösterilerini neden bütün bir yıla yayamadıklarını düşünmüşümdür hep. Profesyonel sezonla atbaşı giden amatör süreç ülke tiyatrosuna çok önemsenecek bir derinlik kazandırabilir oysaki.. Kanımca amatörlerin sezonu geç başlatmalarının birkaç temel gerekçesi var: Yoğunlukla okullar aracılığıyla yürütülen 'eğitsel kol çalışmaları' kapsamında ki 'yıl sonu müsamereleri' zamanlamasının bilinç altımıza yerleşerek yaygın bir kabul görmesi bunların başında geliyor. Amatör tiyatroları oluşturan kadroların neredeyse tamamının öğrencilerden oluştukları düşünüldüğünde çalışma zamanlarınında çok daraldığını,buna eklenen ailevi ve toplumsal baskıları, yetkin çalıştırıcı sıkntısını; uygun çalışma mekanları bulunamaması, gruba uygun oyun metinlerine kolayca ulaşılamaması gibi nesnel sıkıntılarıda göz önünde tuttuğumuzda 6-8 hafta arasında kotarılması gereken bir oyunun 4-6 ay arasında güç bela sahnelenebilmesi bir başka gerekçe.. Buna başlarken söz ettiğimiz şenlik ve festival organizasyonlarının mevsimsel nedenlerle bu döneme denk düşürülmesinide eklersek manzaranın gerekçesi kendiliğinden ortaya çıkıyor sanki..
Peki ne yapmalıda yukarıda bir çırpıda sıralayı verdiğimiz sorunlar yumağını derdest edip amatör tiyatroları bu yaz rehavetinden,'tatil eğlencesi' cenderesiden kurtarmalı? Böyle bir soru sorduğumuzda gidip toslayacağımız ilk yer devletin kültür politikası ve toplumun kültürel karakteristiği!.Biliyoruzki devletin kapsamlı , enine boyuna hazırlanmış bir kültür politikası yok. Kültür mantarı üretimini Kültür Bakanlığının sorumluluğunda görebilen kültürlü! siyaset erbabının günübirlik politikaları var. Bu kalite ve kalibredeki siyasetçileri seçme marifetini gösteren toplumun kültürel karakteristiğini tanımlamak çok zor değil. Eh ne yapalım,adam gibi politikalar yok;toplumun kültürel talepleri en alt düzeyde, bizdende bu kadar deyip kollarımızı kavuşturup köşeye mi çekileceğiz? Tam aksi sanatın her daim muhalif ve devrimci yüzünün ,değiştirmeyi ,dönüştürmeyi hedefleyen yüzünün ortaya çıkması gereken dönem tam da bu dönem işte! Topyekun bir seferberliğin tam zamanı!. Amatör tiyatro hareketi öncelikle kendini tartmak ve değerlendirmekle başlamalı işe. Eksikliğini duyduğu ,yetersiz bulduğu konuların envanterini yapmalı. Kendini 'öğrenci' üniformasından sıyırıp 'yetişkin'bir kimlik kazanmalı. Tiyatroyu hem kendisi hemde çevresi için bir heves olmaktan çıkartıp yaşama biçimine dönüştürebilmeli. Sevgili Edebiyat öğretmenlerimizin iyi niyetli ama yetersiz 'temsil kolu ' çalışmalarına bel bağlamamalı ,ilk olarak öğretmenlerimizden başlamak üzere tüm amatörleri kapsayacak bir eğitim programı oluşturulmalı,uygulamalı ,tiyatroyu okullara ders olarak sokabilmenin alt yapısı hazırlanmalı. Tüm sivil toplum kuruluşları konuya duyarlı hale getirilmeli. Yerel yönetimlerin yakasına yapışıp bütün işlerinin kanalizasyon yapıp kaldırım döşemekten ibaret olmadığı anlatılmalı.. Yaşadığımız çevredeki her türlü mekanı ;klasik anlayıştan yakamızı kurtarıp,oyun alanlarına dönüştürmeli.. En araştırmacı ,meraklı halimizle çevremize göz atıp gördüklerimizi duyduklarımızı ,algıladıklarımızı işimizin malzemesi haline getirip yakın çevremizden başlayıp büyüyen bir projeksiyona çevirmeli.. Ve daha pekçok ama pekçok yapılması gereken çalışma yapılmalı.."Sende çok uçuyorsun ama..." dediğinizi duyar gibiyim.
Elbette bu işe maksat muhabbet olsun,ilerde çocuklarımıza anlatacak anılarımız olur diye burnunu sokanlara sözüm yok!Ama tiyatroya bulaştığı andan itibaren onu yaşamın vazgeçilmez bir parçası olarak hissedenler için var: Yarından tezi yok ilk işiniz ülkenin her yanında sizin yaşadıklarınızı yaşamakta olan başkalarına ulaşmanın yollarını aramak olsun. Göreceksiniz ki hiçte yalnız değilsiniz. Kaldıki bu günlerde işiniz daha kolay zira Başkentte amatör tiyatroların toplanacağı bir merkez var.
Ankara da oluşturulan Amatör Tiyatrolar Kooperatifi alana çok önemli hizmetler sunacak hiç kuşkusuz. Çoğalmak ve birbirinden haberli yaşamak sağlam bir başlangıç.. Yürünmesi gereken yol zorlu,zahmetli bir yol, farkındayım.. Başarmak için birtek şeye gereksinimimiz olduğunu düşünüyorum:"Gerçek" bir tiyatrocunun yürekliliğine sahip olmaya..
Sağlıcakla kalın...


AMİRAL BATTI...


NO WAY OUT! ...


ANLAMAK


FESTİVAL....OFF FESTİVAL! (II)


...USTAM ÖLMÜŞ, BEN SATARIM!.


SENİN YERİN BURASI...


Yeni Bir Mevsim..


GELECEĞE DÖNMEK....


DT 50. YILINI KUTLUYOR!. HABERİNİZ OLSUN!...


FESTİVAL BİTTİ.


FESTİVAL..OFF FESTİVAL


Bahar Amatörlerin Mevsimidir.


Amatörler Üzerine Amatörce Bir Yazı;


Seyirci;

Abone olmak İçin tıklayınız.