|
FESTİVAL BİTTİ...
Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali büyük bir koşuşturma içinde başladı ve bitti.. Elbetteki gerek bizlerin gerekse yakın tiyatro seyircilerinin öncelikli ilgisi konuk tiyatrolar üzerineydi.. Festival Komitesininde başlangıçta yaptığı, "tiyatromuza yeni ufuklar açmak,öncü çalışmalar sunmak istiyoruz" yollu açıklamaları ilgimizi dahada arttırmıştı.. Ne yalan söyleyeyim geçen yılın programıyla karşılaştırdığımda pekde parlak bir yıl olmayacağını düşünmüştüm;öylede oldu.. Bırakın üzerlerinden tartışmalar yaratmayı daha salondan çıkmadan "mazi" oldular.. Ne yeni ufuklar taşıdılar bizlere ne de damağımızda her daim hatırlayacağımız tatlar bıraktılar. Genede birileri "herşey olağanüstüydü, nerde biz nerde onlar" serzenişiyle yeni ilahlar aramanın peşine düşeceklerdir,hiç kuşkum yok!Referans olarakta seyircinin her oyun sonrasında gösterdiği , komplekslerimizi elle tutulur hale getiren, abartılı reaksiyonlarını göstereceklerdir.. Her ne kadar "Roberto Zucco" daki dinamiği,"5.Frank"taki titizliği ve tiyatro lezzetini yaratanlar "bizim çocuklar" olsalarda, köşe başlarını tutmuş bu bir avuç "sanatsevici" için festivalin figürasyonu olmaktan öte bir anlam taşımayacaklardır!
Giderek Festivalin Tiyatromuza yarardan çok zarar getirdiğini düşünmeye başladığımı farkediyorum bu son günlerde. Öylesine hakim bir tavırla "gerçek tiyatro budur böyle yapılmalıdır" vurgusu yapılıyorki, yeni yetişen genç oyuncular üzerinde alt yapısı oluşmamış,temelsiz bir hayranlık duygusunun yaratılması kaçınılmazmış gibi geliyor bana . Bundanda ürküyorum açıkçası.. Neden ürküyorum: Birincisi ;bilgiyi gerekli görmeyen, herşeyi görüntüden ibaret sayan plastik bir kuşağın önüne çevresini kuşatan hertürlü görsel-işitsel malzemeyi kullanarak oluşturulmuş resimler koymak ,içi boşaltılmış,insansızlaştırılmış bir şov anlayışının egemen kılınması demek olacaktır ki bu da içe dönük,çevresinde olup bitenleri umursamayan,donuk ,kopuk bir tiyatro demektir.
İkincisi;zaten bir gelenek temelinden gelmeyen seyircinin iyice dışlandığını düşünecek olması ve tiyatro alanını kişiselleştiren tiyatroculara bırakıp top yekun çekilmesi tehlikesidir. Bu iki şıkçıda alt başlıklarla açmak mümkün. Üçüncüsüde; festivali , bir kaç yıldır gözlemlediğim, meraklısına düzenlenmiş bir festival havasına sokarak
kentin kültürel yaşamını zenginleştirme idealinin çok uzağına düşen seçkinci bir politikanın bütün bir yıla yayılarak özellikle genç tiyatrolar arasında kabul görmesinin yaratacağı sakıncalardır.
İstanbul Tiyatro Festivalini -kendi adıma-endişe verici bulduğum bu kimlik sıkıntısından kurtaracak en önemli çözümün bir"of festival" organizasyonu olacağını düşünüyorum Festivalin başlangıcında yazdığım yazı dada bu düşüncemi dile getirmiş,Tiyatro örgütlerinin konuya ilgi göstermelerini istemiştim. Sezon sonu rehavetinden olsa gerek henüz olumlu olumsuz bir ses duymuş değilim. Ama ısrarımı sürdürüp konun takipçisi olma kararlılığındayım. Sizlerdende e-mailleriniz aracılığıyla bana düşüncelerinizi aktarmanızı rica ediyorum .
İkinci sınıf,gerici bir TV kanalının Festivalin açılış oyunu için yaptığı çağdışı yayının ciddiye alınıp Festival Yöneticileri hakkında soruşturma açtırılması ve Tiyatro Stüdyosunun Tarsus'ta başına gelenler önümüzdeki günlerin hiçte kolay olmayacağı haberini veriyor. Sansürsüz,yasaksız aydınlık bir ülke için hepimizin uyanık olması gerekiyor..
Sağlıcakla kalın...
|
AMİRAL BATTI...
NO WAY OUT! ...
ANLAMAK
FESTİVAL....OFF FESTİVAL! (II)
...USTAM ÖLMÜŞ, BEN SATARIM!.
SENİN YERİN BURASI...
Yeni Bir Mevsim..
GELECEĞE DÖNMEK....
DT 50. YILINI KUTLUYOR!. HABERİNİZ OLSUN!...
FESTİVAL BİTTİ.
FESTİVAL..OFF FESTİVAL
Bahar Amatörlerin Mevsimidir.
Amatörler Üzerine Amatörce Bir Yazı;
Seyirci;
|