Loca 1

Murat Karasu                01.01.2000
GELECEĞE DÖNMEK....


Yeni bir yıla giriyoruz,daha doğrusu koskoca bir yüzyılı bitiriyoruz.Tarih dediğimiz şeyin tam ortasında duruyoruz ya da tarihin ta kendi si oluyoruz.İnsan ister istemez çocukluğuna,çocukluğun o "2000'li yıllar" düşlerine dönüveriyor.Aklımızın sınırlarını zorlayan,yaşadığımız gerçeklikle tanımlayamadığımız sayısız fantaziyi düşünüp" ne kadarı gerçeğe dönüştü acaba?" sorusuna yanıtlar arıyoruz.Uzay Yolu maceralarının hayretle, biraz merakla, birazda korkuyla izlediğimiz görüntülerini arıyoruz çaktırmadan çevremizde.Kimi abartılı bir fantazi olma konumunu sürdürürken kimi de sessiz sedasız zamanın içinden süzülerek yaşamımıza karişıvermişler..Örneğin bilgisayara kompütür dediğimiz ve gözümüzün önünde canlanan bir oda büyüklüğünde,bol kablolu,yanıp sönen ışıkları olan,garip sesler çıkaran bir yaratığın yerini elimizde çanta gibi dolaştırdığımız ya da odalarımızın bir köşesinde bizimle yaşamaya başlamış sıradan bir makinenin almış olması,cebimizde gezdirdiğimiz telefonlar ve daha niceleri gibi..Teknolojinin bu ağır ama kendinden emin yolculuğuna adım adım tanıklık ettiğimiz için belkide değişimin büyüklüğünü,şaşırtıcılığını kavrayamıyor,olağanlaştırıyor hatta sıradanlaştırıyoruz. Halbuki aradan 20-30 yılı çekip alıversek,yaşanmamış saysak çevremizde olup biten herşeye dehşetten faltaşı gibi açılmış gözlerle bakıp kendimize çimdikler atacağımız mutlak..Herhalde dönüşmemiş tek şey insan!..Görüntüsünü,yaşadığı mekanları,çevreyi değiştirsede tüm yabaniliği,duyguları,ihtirasları,kavgaları ile insan...Savaşlarla başlayıp savaşlarla biten yüzyılda ,sistemler kurup sonra yıkan,insanlık için keşifler yapıp sonra bunları insanlığa karşı kullanan,yer küreyi en basitinden yap-boz oyununa çeviren ve mutlak olan insan!.. Tüm sanatların ve tiyatronun hammaddesi,kaynağı insan!..Yüz yıl boyunca tiyatronun yaşadığı serüvene bakarak herşeyi bilebilmek,görebilmek ,tarif edebilmek mümkün.Öylesine insanla birlikte yaşayan bir sanatki tiyatro, tarih boyunca insanın gerek içsel gerekse dış dünyayla ilişkilerini mimlemeyi,kodlamayı becerebiliyor,tarihe insanın değişen suretini resmedebiliyor..Onu sonsuz kılan da bu gücü değil mi zaten..Belki de şimdi ve şu anda yapmamız gereken ,yeni bir yüzyılı biçimlendirmeye başlarken, tiyatro tarihi içinde enine boyuna bir yolculuk yapmak ve geçen yüzyılın insan yüzünü derinlemesine kavramaya çalışmak olmalı..
Yeni yüzyılın insanlığa insanlığını unutturmaması dileğiyle.....


AMİRAL BATTI...


NO WAY OUT! ...


ANLAMAK


FESTİVAL....OFF FESTİVAL! (II)


...USTAM ÖLMÜŞ, BEN SATARIM!.


SENİN YERİN BURASI...


Yeni Bir Mevsim..


GELECEĞE DÖNMEK....


DT 50. YILINI KUTLUYOR!. HABERİNİZ OLSUN!...


FESTİVAL BİTTİ.


FESTİVAL..OFF FESTİVAL


Bahar Amatörlerin Mevsimidir.


Amatörler Üzerine Amatörce Bir Yazı;


Seyirci;

Abone olmak İçin tıklayınız.