Loca III...

MASAL KADINLAR TAHRAN'DA...

Devlet Tiyatrosu Erzurum Devlet Tiyatrosunda 2001-2002 tiyatro sezonunda
sahneye koyduğum oyun Tahran'da Fajr Uluslararası Tiyatro festivaline davet
edildi. 21 ci yılını gerçekleştiren festivale katılan ilk Türk Tiyatrosu
Masal Kadınlar oldu. Bilindiği gibi Şah zamanında kurulan çadırlarda her
yıl geleneksel Taziye festivalleri yapılırdı. Ancak Fajr Uluslararsı Tiyatro
festivali çerçeve sahnelerde düzenleniyor.Humayni sonrası İran'da tiyatroya
ilginin azalması beklenirken tam tersi, İran halkının tiyatroya gösterdiği
ilginin arttığı açıkça görülüyor. Fajr festivalinde, yerel guruplar
arasında yapılan elemeler sonrası festivale katılmaya hak kazanan 80 yerel
gurup Tahran da oyunlarını gösteriyor.
Şehir Kültür merkezi olarak anabileceğimiz binanın içinde iki büyük salon
var, ayrıca 300 seyirci kapasiteli gösterilerin yapılabilineceği 10 salon
daha var.
Vahdet Hall ismiyle anılan salon ise 1500 kişilik ve şehrin prestij
nitelikteki kültür merkezi. Henüz, laik demokratik Türkiye Cumhuriyeti'nin
Başkenti Ankara'da uluslararası standartlarda sahnesi olan böyle bir salon
yok !
İran'da hemen her koşulda Türkçe anlaşabileceğiniz birisini buluyorsunuz.
Azeri kökenli olanlarla anlaşmak çok kolay. Pers kökenli olanlarda da
Türkçe anlama oranı yüksek. Ama bazı Persler Türkçe anlamalarına karşın
Türkçe cevap vermiyorlar.
Oyunumuz iki gün matine suare olarak dört temsil yaptı.Festival başkanı
Macit Sherifhodai festival biletlerinin bir ay önceden tükendiğini
söylemişti. Bunu oyunumuz başladığında daha da net gördük. Kapıların
önünde birikmiş insanlar olurda boş yer kalır ve bizi içeriye alırlar
umudu ile bekliyorlardı. Oyunu izleyenlerle bir iletşim sorunumuz hiç
olmadı. Dilimizi anlayanlarda anlamayanlarda oyuna katldılar ve
oyuncularımızı sürekli yüreklendirerek neredeyse onlarla birlikte
oynadılar.  
|
|
Tamer Levent

İran'da bizim burada beklediğimiz kadar kapalı bir atmosferle
karşılaşmadık.
Kültür Bakanlığı Tiyatro dairesi temsilcisi, oyunumuza zarar vermeyecek
şekilde,
kız arkadaşlarımızın başlarına birer örtü koymasını rica ederken, pek çok
defalar, özür dilemiş, bizim bu festivale gelmemizin onlar için büyük bir
detek olduğunu, ancak İran'da ki bu olumlu gelimelerin devam etmesini
istiyorsak bu kurallara temsili de olsa saygı göstermemizi bekliyordu.
Bizim koşullarımızın değişmesine, bu koşullara karşı koyarak yardımcı
olamazsınız diyorlardı. Bizim koşullarımızın değişmesini istiyorsanız, bizim
verdiğimiz mücadeleye engel olmak istemiyorsanız, lütfen bu kurallara saygı
gösterin diyorlardı. Buna gerekçe olarak da, Humayni'nin yönetime geçişi
sırasında, Hümayni yanlısı olup da yakınlarını kaybedenlerin, özellikle
dini kuralların hafifletilmesi konusuna nasıl olumsuz tepki gösterdiklerini
anlatıyorlar.
Dncak şurası net, İran insanı ile Afgan insanı arasında büyük farklar
var. Birkere, yaşamakta olduğu yörede yerleşik kültürü ile belli bir
egemenlik kurmuş, Hindistanı da etkilemiş olan Pers kültür ve felsefe
yaşantısının, resmi, heykeli, tiyatroyu, edebiyatı nasıl içine sindirmiş
olduğunu görüyorsunuz. Bizde neredeyse İslamiyet istiyor diye, tiyatroları
kapatmaya çalışan zihniyet buarada halktan destek alamaz durumda.Oysa
Refah- Yol uygulaması sırasınde bize İranla ilgili gelen etki ve bilgiler
bunun tam tersi doğrultusunda idi.
Batı da Avrupada Tiyatro öldü diyenlerin gelip İran'da oyun izlemesi
gereikir.
Çünkü o zaman tiyatronun gücünü ve önemini bir kat daha iyi anlayacaklar .
Tiyatro ve onun sahib olduğu özellikler, bireyin kendini tanıması ve empati
külyürü için gelecekte daha da önem kazanmak zorunda. İran'da sağlam Pers
kültürü bunun işaretini veriyor.
|