Loca 1

Murat Karasu                15 .10.2000
ANLAMAK...
Yeni sezon başladı.Öncelikle tüm tiyatro emekçileri ve tiyatroseverler için iyi bir sezon olmasını diliyorum. Ben de bu vesileyle geçen akşam sezonun ilk oyununu seyrederek bir anlamda açılışı yapmış oldum.. Önceden bildiğim bir yerli metindi. Kadroyuda iyi tanıyordum, yönetmeni hakkında da bir ön bilgim vardı.. Oyuna giderken üç aşağı beş yukarı neyle karşılaşacağımı kestirmeye çalıştım.. Ama oyunun sonunda anladım ki başaramamışım!. Geçen sezonlarda da yüzyüze geldiğim ama her nedense geçiştirdiğim ya da geçiştirmeye çalıştığım bir durumla karşılaştım yine:Ben tiyatroda giderek anlama özürlü oluyorum.Başka bir deyişle demode oluyorum ve yeni tiyatroya , kıt aklım pek de ermiyor anlaşılan.Ve genel eğilime bakılırsa istikbal benim için hiç de parlak görünmüyor!Ya anlama özürümü ortadan kaldıracak bir çaba göstermem gerekiyor-(ki nasıl yapılabileceği hakkında en ufak bir bilgim yok)- ya da seyirci olarak bile tiyatroyla vedalaşmam gerekiyor.. Açıkcası her iki halde ağırıma gidiyor! Anlamak istemenin bedeli neden bu kadar ağır olsun ki!..
Anlamıyorum dediysem yanlış anlaşılmasın,kendi başına metni anlıyorum,kendi başına dekoru anlıyorum,kendi başına kostümü ,ışığı hatta bazen-(hayrete şayandır) -yönetmenin neyapmak istediğini bile anlıyorum.Gelin görünki hepsini bir arada görünce aklım karışıyor yüreğim daralıyor,kendimi bir gayya kuyusunun ortasında buluyorum...Böyle zamanlarda hemen dönüp salondaki diğer seyircilere bakıyorum;belki kendime birkaç yandaş bulurum,aptal yerine konulduğunu hisseden tek kişinin ben olmadığıma kendimi inandırırım diye ; amma hiç kimse renk vermiyor ,dümdüz bir ifadeyle seyrediyorlar sahnede olup biteni.Öylesine yürek paralayıcı bir durum ki bu düşman başına...Kendimi rahatlatmak için " Yok,yok!Onlarda bir şey anlamıyorlar da ya çevreye ayıp olmasın diye anlarmış gibi yapıyorlar ya da transa geçmişler,bedeni burada bırakmışlar ama ruhu kaçırmışlar"diye düşünüyorum.Lakin oyunun sonunda hepsi beni yalancı çıkarıyor;bir alkış ,bir kıyamet!İşte ben bunu da anlamıyorum.
Bir dostun tanımlamasıyla tiyatroda ki "anlamlandırma mafyası"ndan değilim çok şükür!Öyle sahnede yer alan herşeye,her mizansene,her duruşa,her kullanılan malzemeye özel anlamlar yüklemek gibi bir sapkınlığım yok.Çağrışımlar yoluylada , görsel işitsel göstergeleri kullanarak algılama mekanizmalarımızı harekete geçirecek yöntemlerle de tiyatro yapılabileceğine inananlardanım-(demode olduk dediysem o kadar da değil!)-.Ama bütün bunların akılla,seçilerek,seyircide ortak duygulanım noktaları gözetilerek,seyirciyi saf dışı etmeden aksine aslolanın seyirci olduğunun altını çizerek yapılmasından yanayım elbette..Yoksa gördüğümüz her kabusu sahneye taşımanın,zihnimizde uçuşan her fantazinin buluş diye oyuna yamanmasının aklı sürgün etmek,tiyatroyu kendi bencilliğimize mahkum etmekten gayrı bir anlamı yok!"Ben yaptım,anlayan anlasın"gibi bir kendine tapınmanında herhalde tiyatro sanatında yeri yok!Hele hele bizim gibi tiyatro geleneğini henüz oluşturamamış bir ülkede!...
İşin özü anlamak istiyorum dostlar!İki saat boyunca hiç tanımadığım insanlarla omuz omuza,soluk soluğa bana sunulan çabanın, emeğin, hazzın tadına varmak bunun içinde anlamak istiyorum!İstiyorum ki tiyatro bana "geri kalmış ülkenin kavruk seyircisi" gözüyle bakmasın,zihnimi açsın,kanımı hareketlendirsin,hasılı adam yerine koysun!Zaten çevremde olan biten herşeyi anlayıp kavrayabilme zorluğu çekerken bir de "yüksek sanat" salvolarıyla maneviyatımı iyice kaybetmeyeyim..İstiyorum ki tiyatro dümeni kilitlenmiş tekne gibi benden uzaklaşıp ufukta yitip gitmesin..Çok şeymi istiyorum? Eğer öyleyse bir küçük not düşüversinler oyun broşürlerinin altına"bu oyun sizi aşar"diye haddimizi bilelim!
Yanisi dostlar:    ANLAMAK İSTİYORUM!...
Birileride unutmasın ki bir zamanlar sütler sokağa dökülürken Amerikan yardımı süt tozuyla beslenmiş bir neslin ahvadıyım en basitinden..Anlama özürümün derinde yatan nedenleri var yani!
Yani : ANLAMAK İSTİYORUM!
Çok şey mi?....

Sağlıcakla kalın....


AMİRAL BATTI...


NO WAY OUT! ...


ANLAMAK


FESTİVAL....OFF FESTİVAL! (II)


...USTAM ÖLMÜŞ, BEN SATARIM!.


SENİN YERİN BURASI...


Yeni Bir Mevsim..


GELECEĞE DÖNMEK....


DT 50. YILINI KUTLUYOR!. HABERİNİZ OLSUN!...


FESTİVAL BİTTİ.


FESTİVAL..OFF FESTİVAL


Bahar Amatörlerin Mevsimidir.


Amatörler Üzerine Amatörce Bir Yazı;


Seyirci;

Abone olmak İçin tıklayınız.