Loca 1

Murat Karasu                01.12.2000
NO WAY OUT! ...
Şöyle bir oturup hesapladım,parmak hesabı yaptım; ülkemiz de 10 üniversiteye bağlı 10 adet oyuncu yetiştiren tiyatro okulu var. Özel üniversitelerde modaya uyup tiyatro bölümleri açmaya başladılar. Bir de kurs nitelikli özel eğitim kurumlarını hesaba katarsak 20 civarında tiyatro okulumuz var. Vay be! Bu ne demek: Her yıl ortalama 150 genç,diplomalı ,eğitimli oyuncu kazanıyoruz demek..Vay ki vay!.. Tiyatro sanatının sevilmesi, yaygınlaşması adına umut verici bir durum(!). Uygulamanın yaklaşık 5 yıllık bir geçmişi olduğunu düşünürsek 500 genç oyunculu bir tiyatro ordumuz var demek ki! Ee nerede peki bu çocuklar?.. Bir zorlayın bakalım belleğinizi, onlarla karşılaştınız mı son zamanlarda?.. Tümü ödenekli tiyatroların depolarında çürümeye bırakılmış olamaz değil mi?.. KAYBOLDULAR!!... Okullarından mezun oldular,diplomalarını ceplerine koydular ve 'ben özgürüm' deyip köylerine geri mi döndüler acaba?.. Acaba Anadolu da 'kuvva-i milliye ruhu' ile derinden derine bir tiyatro harekatı başladı da Constantinapol'ün hay huyu içinde bizmi haberdar olamadık?.. Yoksa onlar icra-i sanat eyliyorlarda biz mi göremiyoruz? İstediğimiz kadar iz sürmeye devam edelim bir sonuca varamayacağımız çok açık! Çünkü: KAYBOLDULAR!!...
Bütün umutlarıyla, heyecanlarıyla, hevesleriyle ,gençlikleriyle kayboldular.. Eğer 'dış güçlerin karanlık emelleri'ne alet olup, tası tarağı toplayıp tedavülden kalkmadılarsa neredeler peki!. Haksızlığa mı uğradılar? Bu yüzden küsüp evlerine mi kapandılar?..'Mektepte bize böyle öğretilmemişti ama!' Deyip ellerinde fener, canım Türkiyemin karanlık dehlizlerinde 'hani bana tiyatro' diye dolaşmaya mı çıktılar?.. Peki hiç mi sormadılar ; Be hey yetkili, bu okulları açarken,bizden en yüksek haracı alırken, yeterli yetersiz hocalarla, sizi geleceğin starları yapacağız, nutuklarını çekip bizi gaza getirirken hiç mi bakmadın sağına soluna; hiç mi araştırmadın, soruşturmadın, planlamadın bu ülkenin bize ihtiyacı var mı diye? Gözün kör, kulağın sağır, aklın firardamıydı?. Hiç mi söylemediler sana bu ülkenin nüfusu çok amma tiyatrosu yok diye?Yoksa söylediler de senmi tınmadın? Peki hiç mi sormadılar 'be hey yetkili,bu iş öyle açtım oldu demekle olmaz, sağlam bir kültür politikası, özgür bir ülke,bilinçli bir halk gerektirir; var mı sende bunlardan?! diye. Ve daha pek çok soruyu hiç mi sormadılar?.. Belki sordular da bize ulaşamadı sesleri, haksızlık etmeyelim.. Ne de olsa onlar yalnızca AB yolunda sanat eğitimi almış insan sayımız istatistiğinde birer sayıdan öte bir şey değiller.. Kim niye duysun, duyursun ki onların sesini!!!
Bazılarının homurdandığını duyar gibiyim: Senin dünyadan haberin yok! Avrupanın bilmem ne şehrinde 40 bin diplomalı işsiz aktör var!Böyle olur bu işler ,iyi olan kazansın!. İyi de şeker kardeşim, Avrupanın o ülkesinde,bırak ülkeyi, o şehrinde kaç tane profesyonel topluluk var?
Kaç tane salon var?
Devletin salt o şehirde tiyatro yapılsın diye ayırdığı bütçe ne kadar?
Yerel yönetimin katkısı ne ölçüde? Ya özel sektörün?
O kentin nüfusunun yüzde kaçı düzenli tiyatro seyircisi?..
O dediğin! iyi olan kazansın için rekabet ortamı gerekli! Nerede bizde o ortam?
Şimdi oyuncu olduk,kadroları doldurduk diyenlerin bir kerelik başarılarına ömür boyu aylık gelir vermek suretiyle damarları tıkanmış , kangren olmuş ödenekli tiyatrolar mı yoksa kırk katırla kırk satır arasına sıkışmış bir elin parmakları sayısınca özel tiyatrolar mı?.. Yoksa ben sanatçının cahil, şımarık ve ahlaksızını severim diyen sine-i millet mi?...
Hasılı dostlar ,binbir çabayla,emekle yetişen bu gençleri kaybettik.. Yenileride kayıp oyuncu adayları olarak eğitimlerine devam ediyorlar...
Diploması cebinde,umutlarını, düşlerini buzdolabına kaldırmış olanlarda guruldayan mideleriyle bu ülkenin gerçek(!)
sanatçılarının, medar-ı iftiharlarının yamacında çorba parasına Tv dizilerinde iş bulmaya,seslendirme stüdyolarında ömür törpüsünden az hasarla kurtulmaya çalışıyorlar...
Önemli bir kısmıda, garsonluk, barmenlik, tezgahtarlık gibi hizmet sektöründe faaliyet gösteriyor..(aslında bu da gösteriyor ki ülkenin temel eleman ihtiyacı sanat alanında değil hizmet sektöründe..)..
Bu okullar açılırken hatta açılmaya devam olunurken hata üstüne hata yapılmış, hiçbir bilimsel veriye itibar edilmemiş, arz talep dengesi gözetilmemiş ise de hala kurtarılıp daha gerçekçi bir çizgiye kavuşturulma şansları var bence.. Ama bunu için Başta devlet olmak üzere pek çok kurum ve kuruluşun ortak bir master plan hazırlaması gerek, sonrada özenle uygulaması...
Kültür Bakanlığıyla, yerel yönetimlerle, ilgili bakanlıklarla, sanat dünyamızın haşmetli, kudretli sivil toplum örgütleriyle ve dahi YÖK le...
Hem de Türkiye de!!
Şimdi anladınız mı yazının başlığı neden 'no way out!' hem de frenkce...

Sağlıcakla kalın....


AMİRAL BATTI...


NO WAY OUT! ...


ANLAMAK


FESTİVAL....OFF FESTİVAL! (II)


...USTAM ÖLMÜŞ, BEN SATARIM!.


SENİN YERİN BURASI...


Yeni Bir Mevsim..


GELECEĞE DÖNMEK....


DT 50. YILINI KUTLUYOR!. HABERİNİZ OLSUN!...


FESTİVAL BİTTİ.


FESTİVAL..OFF FESTİVAL


Bahar Amatörlerin Mevsimidir.


Amatörler Üzerine Amatörce Bir Yazı;


Seyirci;

Abone olmak İçin tıklayınız.