Medeniyet adı altında yaşadığımız sınırlamalar, sansürler, çevrelendiğimiz dikenli teller, hem de dokunanın elini kanatıp canını yakan cinsten. Kapatıldığımız kafeslerde düşünmeyelim diye zihnimize bile uzanan eller.....
Açık havada kurulu ses düzeninden ilk ‘hişt’te bir algılanmazlık önce; o gürültünün içinde, alanda konuşucu kimseler de görünmüyorsa hani! Ama o kişi ben; arkalarda gizliden gizliye-bir köşeden, Abasıyanık’ın seslenicisi.....
Ziya Osman Saba (1910-1957)’nın sağlığında yayınladığı iki öykü kitabından bir olan “Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi (Varlık Yayınları-1952)”ni Hilmi Zafer Şahin kolaj yaklaşımını yeğleyerek hem oyunlaştırmış, hem de dramaturgisini yapmış.....
Altıdan Sonra Tiyatro ‘Kumbaracı 50 Üçlemesi’ adlandırmasının birinci eseri olan ‘Gerçek Hayattan Alınmıştır’ adlı oyunla seyircisinin karşısına geçiyor. Yiğit Sertdemir’ in yazdığı, Arif Akkaya’ nın sahneye koyduğu yapıt, tiyatro alanında psikolojik bir gerilimi/kesiti sahnelere aktarmış.....
Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu, Alphonso Paso (1926-1978)’nun 1966 yılında yazdığı “Querido Profesor-Sevgili Öğretmenim” başlıklı oyununu “Beni Yeniden Sev” olarak değiştirerek ve Özdemir Çiftçioğlu’nun yönetiminde sahnelemekte.....
Oyuncu-seyirci arasındaki korku duvarını yıkarak yeni bir tiyatro düzlemi yaratan ve her bir oyununu seyircisiyle beraber oynamayı amaçlayan Tiyatro Fobi ilk oyunları “MUT”la her yaştan ve kesimden insanı “oyun”a davet ediyor…..
Doğu Yakası tiyatorosu’ ndan ilk kez bir oyun izledim ve izlediğim salon da ilk kez gittiğim bir yerdi. Bağlarbaşı kültür merkezi. Oyunu Zafer Kayaokay sahneye koymuş. Öncelikle tarihsel oyunlarda dönemi yansıtmak her zaman zor olduğundan,dönem oyunlarına başlayan gruplar,genelde 1-0 sınıf yenik başlarlar. Çünkü,tarihsel oyunlarda plastik,dramaturjik açıklar hemen göze çarpar. Bu oyunda böyle bir risk oluşmadı.....
Ülkemizde üniversitelerin tiyatro bölümlerinin sayısı epeyi arttı galiba. Bu bölümlerden mezun olan gençlerin sayısı da gün be gün çoğalmakta… Bu niceliksel artış, 2000’li yıllardan bu yana İstanbul’da “neşrü neva” bulan “yeni” grupların hevesini kışkışlıyor.....
Shakespeare’in en kısa oyunu olmakla beraber dünyada en fazla sahnelenen tiyatro gösterilerinden birisi olan ‘Macbeth’, İskoç Kralı Duncan’ ı öldürerek tahtı ele geçiren korkak bir caninin hikayesini konu edinir.....
Bu oyun hızlı, korkunç ve acımasızca gösterilen on dört buluşma üzerinden büyük şirket çalışanlarının özel hayatına yapılan ve giderek artan saldırıları gözler önüne seriyor. Oyun, bulundukları mevkiyi kaybetmemek için maaşlarını ödeyenlere yaşamlarının en özel alanlarını kontrol etme izni veren insanların yaşadığı toplumun başına gelecekleri öngörüyor. Burada tanık olduğumuz şey kibarlıkla kaplı bir çeşit işkence.....