# AYIN SÖYLEŞİSİ
26 MAYIS 2008
Caligula, festival için İstanbul'da!
"Gencay Gürün; Caligula, Ahmet Mümtaz Taylan ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları isimlerini bir arada görünce projeyi izlemeden, hatta prömiyer bile yapmadan festival programına dahil etti. Bu çok onur verici bir durum.”
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları'nın yeni oyunu Caligula, 28 Mayıs Çarşamba günü İstanbul Tiyatro Festivalinin konuğu. Atatürk Kültür Merkezi'nde sahnelenecek olan oyun 20:30'da başlıyor. Ahmet Mümtaz Taylan'ın yönettiği oyun, bir iktidar hikayesi. Senatör rolünde izlediğimiz Berkay Akın, Caligula için tam anlamıyla bir festival oyunu diyor.
1945 yılında yazılan bir oyun Caligula. Bir iktidar hikayesi diyebiliriz, oyundan biraz bahsedebilir misiniz?
Caligula, Albert Camus tarafından varoluşçu bir tiyatro metni olarak yazılmış ama metnin içine daldığınız zaman o kadar çok günümüzle örtüşen gerçeklerle karşılaşıyorsunuz ki varoluşçuluk bir anda geri planda kalabiliyor. Oyun, bir Roma imparatorunun iktidar dönemini anlatıyor. 3 ayrı dönem diyebiliriz bunun için; Roma, 2. Dünya Savaşı sonrası ve günümüz. İktidarı konu alan bu oyun, üç dönemde de aynı gerçeklere ulaşıyor. Caligula için bizim de altını çizmeye çalıştığımız gibi sınırsız iktidarın zararlarından ve sınırsız gücün toplumlar üzerinde yarattığı etkilerden bahseden bir oyun diyebiliriz kısaca.
Yaklaşık 65 yıl önce yazılan Caligula'yı izlediğimizde aslında dünyada hiçbir şeyin değişmediğini görüyoruz diyebilir miyiz?
Evet. Biraz önce de bahsetmeye çalıştığım şey de kesinlikle bu aslında. Bugün Türkiye'nin içinde bulunduğu duruma bakalım ya da dünyanın herhangi bir ülkesine. Sınırsız iktidarın toplumlara nasıl zarar verdiğini göreceksiniz. İşin kötü tarafı bu iktidarların karşısında alternatiflerin de gelişmemesi. Toplumlar maalesef içinde yaşadıkları sözde demokrasi adı altındaki diktatörlüklere karşı bir çözüm geliştiremiyorlar. Caligula'da da bir çözüm sunmuyoruz aslında. Sadece umudun nerde olduğunu göstermeye çalışıyoruz. Umut iktidarlarda değil, umut toplumlarda, umut halkta...
“Riskli bir proje ama üstesinden geldik”
Ahmet Mümtaz Taylan'ın Eskişehir'de sahnelediği ikinci oyun. İlk oyunu Misafir yıllardır kapalı gişe oynuyor. Caligula için neler söyleyebilirsiniz?
Misafir, Şehir Tiyatroları'nın en iyi projelerinden bir tanesi. Yedi sezondur kapalı gişe oynuyor. Hem rejisi, hem oyunculuğu açısından tam bir takım işi. Hikaye olarak da birebir bizden bir hikaye. Caligula ise tamamıyla farklı bir iş, çok riskli bir proje. Ahmet Mümtaz Taylan ilk defa provaya geldiğinde bize; “Bu oyun varoluşçu bir oyun ama ben varoluşçuluğu tamamen oyundan çıkartacağım” dedi. Bu çok iddialı bir sav. Hele hele böyle ağır diye tabir edilebilecek oyunlar için. Çünkü oyun sadece bir tiyatro metni değil aynı zamanda bir felsefe metni. Prova sürecinde çok tartıştık. 10 dakika prova yaptıktan sonra 2 saat konuştuğumuz zamanlar oldu. Sonuçta birbirimizi ikna ederek doğru bir şey elde ettiğimizi düşünüyorum. Umarım seyirci de bizim oynarken aldığımız keyfi alır ve Caligula da uzun yıllar şehir tiyatrolarında sahnelenir.
Caligula ağır ve uzun süren bir oyun. İzleyicilerin tepkileri nasıl?
Biraz önce bahsettiğim risk de bu aslında. İki buçuk saatlik bir oyun var ortada ve zaman zaman hiç söz olmadan oynanan dakikalar... Sonuçta, o sessizliklerde bile yaşanan bir şeyler var. O anların hakkını verdiğiniz zaman seyirci gözünü kırpmadan oyunu izliyor. Belki gördüğü şeylerden rahatsız oluyor ama rahatsız olduğu şeyler günümüz gerçekleri. Seyirci ikinci perdeye kalmaz diye çok korkuyorduk ama oynadıkça görüyoruz ki seyirci ağır ve uzun olsa da iyi bir iş olduğu zaman keyifle izliyor. Bunu, oyun bitip de selama çıktığımız zaman daha iyi anladım.
“Tam bir festival oyunu”
Eskişehir şehir tiyatroları kadrosunun genç olması oyunu sahneye koyarken bir sıkıntı yarattı mı? Caligula genç bir adam ama senatörler ve diğer karakterler açısından...
Eskişehir Şehir Tiyatroları'nın iyi mi kötü mü olduğunu bilmediğim böyle bir imajı var. Genç ve dinamik bir kadro. Ama bu kadro sekiz sezondur her türden 50 den fazla proje üretti. Bu oyuncular 15 yaşından 87 yaşına kadar farklı farklı karakterler oynadı. Caligula da bunlardan bir tanesi. Senatörler açısından baktığımızda belki metinde daha yaşlı gözükebilirler ama bizim yaptığımız sahnelemede yaşlar tamamen göz ardı edilmiş vaziyette. Biz orda bir anlayışı, bir zümreyi temsil ediyoruz. Yaşımız o kadar da önemli olmuyor böyle olunca.
28 Mayıs'ta da İstanbul Tiyatro Festivali için İstanbul'a geliyorsunuz... Festival için neden Caligula seçildi?
C ECaligula'nın seçilmesinin aslında bizim açımızdan hoş bir hikayesi var. Caligula 15 Mart 2008 de prömiyer yaptı. Biz festival başvurusunu bu tarihten önce yaptık. İşin bir ilginç tarafı da biz başvuruyu yaptığımızda başvurular çoktan bitmişti. Festivalin seçici kurulunun başında bulunan Gencay Gürün'le görüşüldü ve Gencay Hanım; Caligula, Ahmet Mümtaz Taylan ve Eskişehir Şehir Tiyatroları isimlerini bir arada görünce projeyi izlemeden, hatta prömiyer bile yapmadan festival programına dahil etti. Bu çok onur verici bir durum.
İstanbul dışında başka bir turne planınız var mı?
Şimdilik netleşmiş bir turne planı yok ama önümüzdeki sezon yurt dışında bazı festivallerden davet bekliyoruz. Caligula, gerçekten hem rejisiyle, hem sahne plastiğiyle hem de oyunculuğuyla tam bir festival oyunu.
Hande Üçkaleler ' e
mail atmak istiyorum...
Yazara gönderdiğiniz eleştiriler yayınlansın istiyorsanız, lütfen mailinizde belirtiniz.
|
|
Hande Üçkaleler

Hande Üçkaleler

Diğer Ayın Söyleşileri...>
|