• ANA SAYFA
  • TİYATROLAR
  • SAHNELER
  • FESTİVAL
  • ÖDÜL
  • EĞİTİM
  • YAZARLAR
  • OYUNLAR
  • SÖZLÜK
  • GELENEKSEL
21 Mayıs Pazartesi
İçerik Gönder!
Üye Ol
Şifremi Unuttum

Arkadaşınıza Gönderin

Sadece TiyatrOnline'da yayınlanan bu haberi arkadaşınıza göndererek bilgilendirebilirsiniz, sadece aşağıdaki formu doldurup göndere tıklamanız yeterli.

Adınız
Gönderilecek E-Posta
Kategori: Oyun Eleştrisi
Tüm Yazarlar
İki Çarpı İki - İstanbul Devlet Tiyatrosu
 İstanbul Devlet Tiyatroları'nın prömiyerini Ekim 2009’da gerçekleştirdiği, Behiç Ak’ın yazdığı Serpil Tamur’un yönettiği, hem oyuncularına hem de izleyiciye zengin deneysel olanaklar sunma iddiasını taşıyan bir oyun “İki Çarpı İki”...
Okunma Sayısı: 275 14-01-2011 10:40

 

    İki çarpı iki eşittir karşıtlıklar üzerine bir oyun...
 
    Oyun, neo-liberalizm ve devletçilik, birey ve politika, iktidar ve sevgi, evlilik ve monotonluk, aşk ve macera, kadın ve erkek, başarı ve başarısızlık gibi karşıtlıklardan doğan sorgulamalar etrafında dönüyor. “Karşıtlıklar ve çelişkiler” içeriksel anlamda kulağa ilk anda heyecanlı gelse de, oyun mesaj yüklü klişe replikler bombardımanı altında tam bir kapalı yapıt biçiminde sunulunca ne yazık ki etkisiz ve sıkıcı bir oyuna dönüşmüş. Bu bağlamda, yaşadığı toplum ve zamana dair eleştirel metinler üreten ve muhalif duruşuyla başarılı bir yazar olarak tanınan Behiç Ak, günümüz insanının çelişkileri üzerine kurduğu “İki Çarpı İki”yi yaratırken iyi bir yazarın düşmemesi gereken tuzaklara düşmüş. Sonuçta ortaya uzun ve yerinde sayan, sürekli bir mesaj kaygısıyla duran ve akmayan didaktik bir metin çıkmış.
 
    İki oyuncunun, dört karakteri canlandırması, minimalist olmaya çalışan dekor ve kostüm seçimi metnin bu zaaflarını örtmek bir yana oyunu izleyici için seyri ve takibi daha da zor bir hale getirmiş. Karakterler arasındaki çatışmalar oyunun en heyecanlı anları olarak kurgulanmışken özellikle Elvan-Sema oyunculuklarındaki yetersizliklerin neden olduğu anlaşılması zor karakter geçişlerinde bu çatışmalar eriyip gitmiş.
 
    Evlilik-siyaset bağlamında “iktidar” ortak noktasından çıkarak kurgulanan oyunda iki evlilik ve iki yasak ilişkiye tanıklık ediyoruz. Eski solcu, yeni liberal, saldırgan, vahşi Mahmut, bastırılmış, pasif, gölgede kalmayı içselleştirmiş bir kadını; Elvan’ı eş seçmiştir. Denklemin diğer tarafında eski solcu, yeni sosyal demokrat, korkak, tembel, orta sınıfı temsil eden Ahmet ise, baskın, yırtık, fırsatçı, başarılı bir reklam yazarı Sema’yı seçmiştir. Eşitliğin iki yanı dengededir. Uzun yıllardır birbirlerinden habersiz tahterevallinin üzerinde bir iner bir kalkarlarken... bir gün denge bozulur. Evlilik-dışı yasak ilişkileri, arayış içindeki bu dört insanın gerçek benlikleri ve istekleriyle tanışmalarını sağlar. Tahterevallinin tepesinde arzu bulutlarının arasında gezinen Mahmut-Sema’nın ve diğer ucunda hayatlarında ilk defa kendi ayakları üzerine basan Ahmet ve Elvan’ın bu yeni durumdan başları döner. Ancak zaman geçtikçe artan beklentiler ve sorumluluklarla macera ve heyecan dozu azalmaya başlayınca evliliklerinde sahip oldukları konforu özlemeye başlarlar. Bu bağlamda Brecth’in dönemin tiyatro janrlarını değiştiren ve bir devrim niteliği taşıyan “Üç Kuruşluk Opera” oyununda sorduğu soru geliyor insanın aklına: “İnsan neyle yaşar?”. “İki Çarpı İki” de bu sorunun cevabı açık ve net; insan alışkanlıklarıyla yaşar...
 
    "İki Çarpı İki”de modern insanın içinde bulunduğu toplumsal ve bireysel düzlemlerdeki çatışmalardan doğan karşıtlıklar ve yaşadığı çelişkiler metnin ana gövdesini oluştururken toplumsal cinsiyetçilikte paylaşılmış erkek-kadın rolleri, apolitize olmuş insanın bireyselleşmesi, çalışan modern kadının ilişkilerdeki dönüşümü, geçmişiyle yüzleşen insan, ilişkilerdeki iktidar savaşı gibi konular ise metninin yan kollarını oluşturuyor. Özellikle Ahmet ve Elvan’ın ilk sohbetinde ciddi bir modern hayat ve sanat eleştirisi yer alıyor. Sanatta tüketim hızında üretim, ardı ardına çekilen filmlerde, yazılan kitaplarda özgünlük ve özgürlük yitimi, modern insanın hızlandırılmış hayatta “yavaşlama ve durma” ihtiyacı, giderek hikayesizleşen dünya, amaçsızlaşan, duyarsızlaşan insan, eğlenceye güdümlü sanatsal üretim, rasyonel modern aklın bir eseri olarak tüketim toplumunun çöküşü, ürettikçe yoksullaşan dünya eleştirileri oyun metninden repliklere taşınan örnekleri. Tüm bu konular tabi ki metni zenginleştiren unsurlar ancak hem sayıca çok fazlalar -sonuç mesaj bombardımanı- hem de en klişe halleriyle çıkarımlar yapılmış, noktalar konmuş -sonuç kapalı ve sıkıcı bir metin-. Aslında karşıtlıkların işlenişi ve anlatı biçimi bu kadar klişe olmasa, izleyiciye keyifli bir seyir deneyimi sunulabilirdi.
 
    Bence oyunun en zayıf yönü yaşantının hissedilmediği adeta bir kavram havuzu gibi tanımlabilecek heyecansız bir anlatı yapısına sahip olması. İki evli çiftin ilişkilerinde yaşadıkları mutsuzluklar, monotonluklar, arayışlar ve sorgulamalar eşliğinde hep bir didaktik söylemler aktarımı söz konusu. Her sahne en az bir bazen daha fazla toplumsal, bireysel ya da politik bir görünür mesaja sahip. Oyun boyunca karakterler kendilerinden beklenmeyen hiç bir şey yapmıyorlar. Temsil ettikleri sınıfları ve kavramları açıkça söylemleştiren repliklerini aktarıyorlar. Bu durum, karakterlerin gerçek yaşantılarına dalmamızı engelliyor, bizi onlardan uzaklaştırıyor.
 
    Ödenekli tiyatrolarda deneyimli ekiplerin klasik yöntemlerin dışına çıkıp yeni biçimleri denemeleri yine de umut verici.
 

05.MART.2010
Etiketler: iki çarpı iki istanbul Devlet Tiyatrosu  istanbul devlet tiyatroları 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
KULLANICI YORUMLARI
Tüm Yorumlar
Yorum Ekle
Kuralları Okudum Kabul Ediyorum
Bu habere hiç yorum yapılmamış. İlk yapan siz olun etkileşimi arttırın.
Esra K. Apaydın
...

Hakkında
İlgili Oyun
İki Çarpı İki

EN ÇOK OKUNAN YAZILARI
Shopping and Fucking - Dot ..
İki Çarpı İki - İstanbul Devlet Tiyatros..
Hakiki Gala - Tiyatro Tem..
Tehlikeli Bir Oyun - Seyyar Sahne..
Reklam
Künye
iletişim
www.tiyatronline.com
Copyright © 1997-2010 Tiyatronline.com Bu sitedeki hiçbir bilgi kaynak gösterilmeksizin ve izinsiz kullanılamaz.