• ANA SAYFA
  • TİYATROLAR
  • SAHNELER
  • FESTİVAL
  • ÖDÜL
  • EĞİTİM
  • YAZARLAR
  • OYUNLAR
  • SÖZLÜK
  • GELENEKSEL
21 Mayıs Pazartesi
İçerik Gönder!
Üye Ol
Şifremi Unuttum

Arkadaşınıza Gönderin

Sadece TiyatrOnline'da yayınlanan bu haberi arkadaşınıza göndererek bilgilendirebilirsiniz, sadece aşağıdaki formu doldurup göndere tıklamanız yeterli.

Adınız
Gönderilecek E-Posta
Kategori: Kulis
Tüm Yazarlar
Rezalet var!
 Atina festivallerin sırasında kente gelen yabancılar, ilk andan itibaren festival havasını soluyabiliyordu. Kentin her yanında sokakta ve antik tiyatrolarda oyunlar düzenleniyordu. Tiyatroya karşıt duruş sergileyen kabileler dahi tiyatro ile bir süreliğine iç içe yaşıyordu...
Okunma Sayısı: 683 20-11-2011 13:47

 

Yazılı kaynaklara göre ilk tiyatro festivalleri Antik Yunan’a kadar uzanıyor.

Atina festivallerin sırasında kente gelen yabancılar, ilk andan itibaren festival havasını soluyabiliyordu. Kentin her yanında sokakta ve antik tiyatrolarda oyunlar düzenleniyordu. Tiyatroya karşıt duruş sergileyen kabileler dahi tiyatro ile bir süreliğine iç içe yaşıyordu.

Atina, Madrid, Roma gibi kentlerin festivallerinde bu hava hâlâ hissedilebiliyor.
. . . 

Ülkemizde de festivaller düzenleniyor. Hatta son yıllarda sayısı arttı. Duydunuz mu bilmem ancak bu tür haberlere, kimi gazetelerin reklam alamadıkları sayfalarda rastlıyoruz.

Ciddi anlamda tiyatro festival organizasyonları yapılmıyor değil, ancak onların sayıları da yetersiz. Bu yıl 16.’sı düzenlenen Ankara Uluslararası Tiyatro Festivali de iyi denebilecek örneklerden biri olarak görülüyor. Takip edeceğiz.

Peki, nedir bizdeki etkin festival anlayışı?
Hemen her bölgenin birkaç kentinde festivaller düzenleniyor.
Çok uzaklara gitmeye gerek yok. İstanbul, Ankara ve İzmir’e göz atalım.

       - Merhaba… Festivaller iki gün sonra başlıyor da. Festival takvimini alabilir miyim? Sorusuna verilen gerçekçi yanıtların, bir kısmı şu şekilde:
       
       - Henüz matbaadan gelmedi, iki gün sonra uğrayın.
       - Beş yüz tane geldi ama tükendi hemen. Artık bize gelmez. İnternetten takip edin. Yarın siteye yüklerler.
       - Bu sene etkinlik takvimi basılmayacakmış. Sponsor yokmuş.
 

Nihayetinde festivaller başlar. Salonda seyircinin dahi farkına varabildiği, mazeretli oyuncu eksikliğinden kaynaklı cast operasyonu. Mamafih, dekor ve kostümü eleştirmeye dahi gerek yok.

Mekânlara göz atalım. Bir oyun kentin bir köşesinde, diğer oyun ise alakasız bir ilçede. Festival programını takip etmek isteyen kişini, geniş bir bütçeye sahip olması gerekiyor. Öyle ki oyunlar çoğu zaman ücretli ve ulaşım da önemli bir masraf.

Hemen her kitlesel eylemde –Valilik ve Belediye ortak izniyle- araç trafiğine şuursuzca kapatılan meydanlarda tiyatro çadırları kurulamaz mı?

Avrupa’nın aylık festivalleri, bizde kimi bölgelerde üç dört güne düşmüş.
Çoğu sponsorlu festival. 
Sponsorlu olsun da paramparça olmasın, sadece isimde kalmasın festivalliği.

Bu durum kimi kentlerin şehir ve devlet tiyatrolarına da vahim şekilde yansıyor. 
Şehir ve Devlet Tiyatroları’nın ya da özel ekiplerin çevre kentlere eş zamanlı yaptığı turneler festival değildir. Bir anlamda, turne görevidir.
Festival macerası da eylemsizce bir güruhla başlıyor bazen.

Elde var bir sahne ve bir ekip.
Komşu kentteki tiyatro ekiplerinden birini davet edelim, oldu mu iki?
Bir de siyasi oyunlar çıkaran ekipler var, çağrılan her yere gidiyorlarmış. Üç…
E, olmadıysa geçen sene oynadığımız oyunun dekoru depoda duruyor, gerçi başkarakterlerden ikisi yok ama onun yerine bizim kızlar iki günde ezberler de oynarız oyunu. Oldu mu dört?
O zamana kadar başvuran bir ekip olursa da çağırırız, beş.

Hemen duyurularını yapalım, festivale sayılı günler kaldı…
Belediye başkanına gidip para ve destek isteyelim…
Yeni açılan süpermarketin de standını girişe bırakır para kazanırız. Hatta oyunu izlemeye gelenlere alışveriş merkezinin listesini de veririz.

Düşürebildiğiniz kadar düşürün, Zeus ve Semele’den olma Dionysos’un festivallerini.

Oyun listesi yok, alışveriş listesi var.
Dekor yok, stant var.
Oyunculuk yok, marketçilik var.
Oyun yok, oynaşma var.

Festival yok, rezalet var.
Sanatta; ar ar ar !


Işık ve Sevgiyle
VOLKAN TAHA ŞEKER


volkantahaseker@gmail.com

Etiketler:
YAZARIN DİĞER YAZILARI
KULLANICI YORUMLARI
Tüm Yorumlar
Yorum Ekle
Kuralları Okudum Kabul Ediyorum
Bu habere hiç yorum yapılmamış. İlk yapan siz olun etkileşimi arttırın.
Volkan Taha Şeker
...

Hakkında
EN ÇOK OKUNAN YAZILARI
Volkan Taha Şeker - Hakkında..
Gündemin Gerisindeki Tiyatro..
Rezalet var!..
Zavallılar Korosu ve Özel Yetkili Tiyatrocu..
Babalar ve Çocukları..
Reklam
Künye
iletişim
www.tiyatronline.com
Copyright © 1997-2010 Tiyatronline.com Bu sitedeki hiçbir bilgi kaynak gösterilmeksizin ve izinsiz kullanılamaz.