• ANA SAYFA
  • TİYATROLAR
  • SAHNELER
  • FESTİVAL
  • ÖDÜL
  • EĞİTİM
  • YAZARLAR
  • OYUNLAR
  • SÖZLÜK
  • GELENEKSEL
21 Mayıs Pazartesi
İçerik Gönder!
Üye Ol
Şifremi Unuttum

Arkadaşınıza Gönderin

Sadece TiyatrOnline'da yayınlanan bu haberi arkadaşınıza göndererek bilgilendirebilirsiniz, sadece aşağıdaki formu doldurup göndere tıklamanız yeterli.

Adınız
Gönderilecek E-Posta
Kategori: Oyun Eleştrisi
Tüm Yazarlar
Deli Dumrul (Trabzon Devlet Tiyatrosu)
 Düşünün bir gün bir adam gelip kurumuş çayın üzerine bir köprü kursa ve geçenden de geçmeyenden de para alsa… Sizin yolunuz da o köprüye düşse ne yaparsınız?..
Okunma Sayısı: 506 14-01-2011 08:01

 

    Bir Dede Korkut Hikayesi " DELİ DUMRUL" Trabzon Devlet Tiyatrosu
 
    Kimimiz ''aman başım belaya girmesin'' deyip; kimimiz '' nasıl olsa bir daha bu köprüden geçmeyeceğim '' deyip talep edilen parayı veririz. Kimimizin ise nasıl olsa o köprüye hiç yolu düşmeyecektir, haberi bile olmayacaktır o köprüden…
 
    Güngör Dilmen' in Dede Korkut Hikayeleri'nden yola çıkarak yazdığı ve Yücel Erten' in yönettiği '' Deli Dumrul'' oyunuyla Trabzon Devlet Tiyatrosu 20. yılında doludizgin ilerliyor.
 
    Yazılı kültür çağından önce oluşmuş Dede Korkut Hikayeleri 15. yüzyılda adı bilinmeyen bir ozan tarafından '' Dede Korkut Kitabı '' adıyla yazıya geçirilerek; ölümsüzleşmiş ve insanlığa armağan edilmiştir.
 
     OYUNUN KONUSU

    Deli Dumrul, kuru bir çayın üzerine köprü kurar ve geçenden 30, geçmeyenden ise 40 akçeyi zorbalıkla alır. Ölen bir delikanlının ardından ağıt yakanları gören Dumrul, Azrail'e meydan okur ve onunla dövüşmek için tanrıya yalvarır. Kızan Tanrı Azrail'i başına musallat eder. Azrail'le baş edemeyeceğini anlayınca af diler. Canına karşılık can bulduğu taktirde affedileceğini öğrenen Dumrul, annesinden ve babasından can ister ve olumsuz cevap alır. Karısından can istediğinde olumlu cevap alan Dumrul, Tanrıya yakararak '' ya ikimizin de canını al ya da ikimizi de bağışla'' der. Dileği kabul görür ve karısıyla 140 yıl ömür sürer.
 
     OYUNCULUKLAR

    Deli Dumrul, rolüyle izlediğim Fatih Topçuoğlu fiziksel olarak bu rol için biçilmiş kaftan olsa da oyunculuk açısından eksik kaldığı düşüncesindeyim. Topçuoğlu ; Dumrul'un bazı sahnelerdeki hiddetli, korkulu, duygusal ruh hallerini yansıtmada eksik kalıyor. Aynı şekilde karısı Elif rolüyle Şebnem Dokurel de duygusal sahnelerde duygu eksikliği yaşıyor. Özellikle Dumrul'a can vermeyi göze aldığı sahnede… Azrail rolüyle Zeynep Ekin Öner bir an seyircilerin arasına dalacak diye epey kaygılandım doğrusu. Şaka bir yana Öner gayet başarılı. M.Ceyhun Gen ve Ufuk Şener, Dede Korkut rolleriyle çok sevimliler. Kah upuzun kahverengi bir hırka ile birbirlerinin omzunda üç metrelik bir Dede Korkut; kah siyam ikizleri gibi yapışık, aynı anda konuşan bir Dede Korkut… İki oyuncu birbirlerini oyunculuklarıyla çok güzel tamamlamış. Pardon bir beden oluvermiş. M.Fatih Dokgöz, rollerinde ve özellikle kırk yiğit rolünde çok başarılı. Dumrul'a hünerlerini gösterirken ki jimnastik hareketleriyle profesyonel jimnastikçilere adeta taş çıkartıyor.
 
     Oyunda rol alan diğer oyuncular da ellerinden geleni yapıyor. YARATICI KADRO GÜZEL İŞ ÇIKARMIŞ

    Oyunun yaratıcı kadrosu için söylenecek olumsuz bir şey göremiyorum. Kullanışlı sahne değişimlerini de oyuna dahil eden döner sahne sistemi ve odundan köprüsüyle Hakan Dündar, kostümleriyle Sevgi Türkay, dans düzeniyle Salima Sökmen, Anadolu'nun giyim ve folklorik özelliklerini başarılıca sahneye taşımış. Ayrıca belirtmeliyim ki deve kostümleri son derece yaratıcı. Işık kumanda da Yüksel Aymaz olunca seyir değeri yüksek, güzel bir oyun çıkmış.
 
    Oyunun ana konusuna sadık kalarak '' Deli Dumrul''u kurgulayan adeta baştan yaratan Güngör Dilmen'in başarılı kalemi, Yücel Erten'in yaratıcı sahneleriyle '' Deli Dumrul'' seyredilmeye değer…
 
     SON SÖZ

    Deli Dumrul, bugünün dünya sistemi hakkında önemli ipuçları veriryor. Bin yıl önce kuru bir çayın üzerine köprü kurup; insanları sömüren Dumrul, bugün büyük şirketlerle, holdinglerle, medyayla aynı işi yapıyor.
 
    Yazının başında da belirttiğim gibi kimimiz korktuğumuz için bizi sömürene göz yumarız. Kimimiz vurdumduymaz olduğumuz, kendimizi düşündüğümüz için ses çıkarmayız… kimimiz de kanımızı emen zorbaların, sömürücülerin, o patron '' Dumrulların'' saltanatını sorgularız.
 
    İyi sorgulamalar…


24.MART.2008
Etiketler: deli dumrul Trabzon Devlet Tiyatrosu 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
KULLANICI YORUMLARI
Tüm Yorumlar
Yorum Ekle
Kuralları Okudum Kabul Ediyorum
Bu habere hiç yorum yapılmamış. İlk yapan siz olun etkileşimi arttırın.
Barış Uzun
...

Hakkında
İlgili Oyun
Deli Dumrul

EN ÇOK OKUNAN YAZILARI
Deli Dumrul (Trabzon Devlet Tiyatrosu)..
Bir Mahalle ki. Ankara Devlet Tiyatrosu..
Gözlerin Ardındaki Çocuk - Ankara Devlet T..
Git Gel Dolap. (Trabzon Devlet Tiyatrosu)..
Laz Marks - Can Şenliği Oyuncuları..
Troyalı Kadınlar - Trabzon Devlet Tiyatrosu..
Düğün ya da Davul - Trabzon Devlet Tiyatro..
Zamazingo Trabzon Şehir Tiyatrosu..
Kuyu Tahran Mahsu Tiyatrosu..
Trabzon' da Tiyatro...
Reklam
Künye
iletişim
www.tiyatronline.com
Copyright © 1997-2010 Tiyatronline.com Bu sitedeki hiçbir bilgi kaynak gösterilmeksizin ve izinsiz kullanılamaz.