• ANA SAYFA
  • TİYATROLAR
  • SAHNELER
  • FESTİVAL
  • ÖDÜL
  • EĞİTİM
  • YAZARLAR
  • OYUNLAR
  • SÖZLÜK
  • GELENEKSEL
21 Mayıs Pazartesi
İçerik Gönder!
Üye Ol
Şifremi Unuttum

Arkadaşınıza Gönderin

Sadece TiyatrOnline'da yayınlanan bu haberi arkadaşınıza göndererek bilgilendirebilirsiniz, sadece aşağıdaki formu doldurup göndere tıklamanız yeterli.

Adınız
Gönderilecek E-Posta
Kategori: Oyun Eleştrisi
Tüm Yazarlar
Gözlerimi Kaparım, Vazifemi Yaparım. Eskişehir Şehir Tiyatroları
  Sahne önünde neler oluyor, bunu hepimiz az çok biliyoruz. En basit haliyle, perde açılıyor ve oyun başlıyor… Peki, ya sahne arkası? Oyuncular ne zaman geliyor? Neler yapıyor? Oyuna nasıl hazırlanıyor? Bunları hiç merak ettiniz mi?..
Okunma Sayısı: 517 14-01-2011 07:28

 

    Kuliste neler oluyor?
 
    Bir tiyatro oyununun sahne arkasını hiç gördünüz mü? Eğer görmediyseniz, sizi 'Gözlerimi Kaparım, Vazifemi Yaparım'ın kulisine davet ediyoruz.
 
    Sahne önünde neler oluyor, bunu hepimiz az çok biliyoruz. En basit haliyle, perde açılıyor ve oyun başlıyor… Peki, ya sahne arkası? Oyuncular ne zaman geliyor? Neler yapıyor? Oyuna nasıl hazırlanıyor? Bunları hiç merak ettiniz mi? Bu hafta merak edenler için şehir tiyatrosu oyuncuları ile birlikte “Gözlerimi Yaparım, Vazifemi Yaparım” oyununun kulisindeydik. Hem de Gala gecesinde…
 
    Oyun, Eskişehir'in en yeni sahnesinde oynanıyor. Opera Binası'nda. Yepyeni, tertemiz bir bina… Genel Sanat Yönetmeni K. Sinan Demirer bizi kulise alıyor. İçerisi kalabalık, Gala gecesi olduğu için dışarıdan gelen birçok misafir var. “Normalde bu bölümde sadece oyuncular olur” diyor oyunculardan Devrim Özder Akın.
 
    Herkes mutlu görünüyor. Etrafımız robotlaşmış, somurtkan insanlarla doluyken, bu kadar güler yüzlü insanların arasında olduğum için kendimi şanslı hissediyorum. Herkes o kadar ilgili ki, hiç birini tanımıyorum ama sanki hepsini tanıyorum.
 
    Önce erkek oyuncuların giyinme odalarına gidiyoruz. Makyajlar yapılıyor. Özel makyaj gerektiren durumların dışında, herkes kendi makyajını, oynadığı role göre kendisi yapıyormuş. Kapatıcılar, allıklar, kalemler… Demirer, “Sizin için en iyi makyajlarımdan birini yaptım” diyor, gülüyoruz. Bu sefer de bayanlara bakıyoruz ne yapıyorlar diye. Orada da durum farklı değil. Makyajlar devam ediyor…
 
    Sesimizi açalım, ısınmalarımızı yapalım
 
    Bayanların bulunduğu odanın ilerisinden sahneye çıkıyorum. Hemen, bir göz atıyorum, sahne arkasından salon nasıl görünüyor diye. Gözlerim hep oturduğum yerden sahneyi görmeye alışmış, burası bana çok farklı geliyor.
 
    Sahnede Mert Kırlak ve Devrim Özder Akın oyuna hazırlanıyor. Ses açmalar, ısınmalar… Soruyorum bir oyuncu oyuna nasıl hazırlanır, neler yapar? Önce Kırlak'la konuşuyorum, “Oyundan 1 saat önce buraya gelmek zorundayız. Bu bir saat içinde özel ısınmalarımızı yapar, kostümlerimizi kontrol eder, giyinir, makyajımızı yapar sükunet içinde bekleriz.” Bir de Akın'dan dinliyorum, “Aksesuarlarımızı, kostümlerimizi hazırlıyoruz. Kullanacağımız yerlere koyuyoruz. Makyajımızı yapıp, kostümlerimizi giyip, hazır bir şekilde oyun saatini bekliyoruz. Arada sohbet ediyoruz, çayımızı kahvemizi içiyoruz. Dışarıdan biraz uzaklaşıyoruz açıkçası.”
 
    Oyuncuların, oyun esnasında, kısacık bir zaman içinde kostümlerini değiştirmeleri ise ayrı bir merak konusu benim için. Bu oyunda kostümler sahne arkasındaki küçük odacıklarda değiştiriliyor. Çünkü, hızlı bir oyun, fazla zaman yok. Bir iki kişi hariç, tüm oyuncular en az 6 kıyafet değiştiriyor. Akın, kostüm değiştirme anını şöyle anlatıyor, “Giydirici terzilerimiz var. İnanılmazlar, görmeniz lazım. 5 saniye de sizi soyup, tekrar giydiriyorlar.”
 
    Kırlak ise o anda sakin olunması gerektiğini söylüyor, “Eğer sahne arkasında antrenize çok az bir süre varsa ve top yekun bir kostüm değiştirecekseniz, sakin olmalısınız, her an antre kaçırabilirsiniz. Heyecan yapmamalısınız. Çünkü o zaman seyirci sizin heyecanınızı izler, rolü izlemez. Ne kadar oynamazsanız o kadar oynarsınız.”
 
    Alkışlar Serkan Sezgin'e
   
    Oyunun gala gecesi olduğunu söylemiştik. Bu yüzden oyuncular biraz daha heyecanlı. Basın ve Halkla İlişkiler Sorumlusu Ercüment Yılmaz'ın deyişiyle “Bütün ağır toplar burada”.
 
    Artık oyunun başlamasına az bir zaman var. Son kontroller yapılıyor, her şey hazır, artık başlıyoruz. Ben, oyunu seyretmek için salona yerime geçiyorum. Birkaç dakika sonra oyun başlıyor…
 
    Tüm oyuncular dans ederek çıkıyorlar sahneye, sanki biraz önce konuştuğum insanlar onlar değil. Farklı bir hava var içeride. Hepsini izliyorum teker teker, çok başarılılar, çok komikler ve çok doğallar. Oyunun sonunda, en büyük alkışı Serkan Sezgin alıyor. Çünkü, topuk ezilmesi olduğu için oyuna alçılı ayağıyla çıktı. O kadar doğaldı ki, sanki rol gereği kullanıyordu koltuk değneklerini. Sahneye çıktıktan sonra acısını bile unuttuğunu söylüyor, “Daha önce, bir arkadaşımın yerine 37 sayfa teksti, bir gece de ezberleyip sahneye çıktım ama böyle bir şey ilk defa başıma geliyor. Biraz canım yandı aslında ama sahneye çıkınca her şeyi unuttum. Benim için zor ama güzel bir gala oldu.”
 
    Artık gecenin sonlarına geldik, bana göre her şey gayet güzel. Bir de yönetmene ve oyunculara soralım, bakalım onlar için gala nasıl geçti?
 
    Yönetmen Murat Atak'ın Eskişehir'deki ilk oyunu. Hemen galayı soruyorum, “Protokol seyircisi bizi hep ürkütür. Çünkü, az gülerler ve az alkışlarlar. Bugün, bunun aksine çok gülen, çok alkışlayan, çok takdir eden bir seyirci vardı. Teknik ekibimiz, müziklerimiz, danslarımız, hepsinde en iyi ekiplerle çalıştık. Eskişehir'e mutlaka tekrardan geleceğim” diyor.
 
   Galadan memnun olmayan yok
 
    Gerçekten de içeride ki herkes çok mutlu, yüzlerinden anlaşılıyor ki onlar için de gala çok iyi geçmiş. Yönetmenden sonra tekrar oyuncuların yanına gidiyorum. Bu sefer Hakkı Kuş'a soruyorum galayı, “Umduğumuzun da üstünde bir oyun oldu. Umarım daha da iyi olacak, oturacak. Herkesi bekliyoruz, biz çok memnun kaldık, umuyorum ki herkes de memnun kalmıştır”
 
    Son olarak galayı bize bu sayfayı hazırlamamızda çok yardımcı olan K. Sinan Demirer'e soruyorum. O da galadan memnun kalanlardan. “Hiç bitmeyecek sandım” diyor ve ekliyor, “Hafta içi oyuna ara verdik. Ara verilen oyunlarda genelde unutulma, uyum, ritim gibi riskler vardır. Ama bu risklerden olabildiğince uzak bir oyundu. Protokol seyircisiydi. Buna rağmen başarılı geçti.”
 
    Ve perde kapanıyor… Şehir tiyatrosunun bu emeği, bu performansı görülmeye, alkışlanmaya değer. Sahne arkası ayrı, sahne önü ayrı bir güzel. Siz de kendinize bir bilet alın ve tiyatronun perdesini aralamaya başlayın. Hepinize iyi seyirler…


30.AĞUSTOS.2007
Etiketler: Gözlerimi Kaparım, Vazifemi Yaparım Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
KULLANICI YORUMLARI
Tüm Yorumlar
Yorum Ekle
Kuralları Okudum Kabul Ediyorum
Bu habere hiç yorum yapılmamış. İlk yapan siz olun etkileşimi arttırın.
Hande Üçkaleler
...

Hakkında
İlgili Oyun
Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım

EN ÇOK OKUNAN YAZILARI
Gözlerimi Kaparım, Vazifemi Yaparım. Esk..
Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz Eskişehir Aç..
Reklam
Künye
iletişim
www.tiyatronline.com
Copyright © 1997-2010 Tiyatronline.com Bu sitedeki hiçbir bilgi kaynak gösterilmeksizin ve izinsiz kullanılamaz.