# OYUN ELEŞTRİLERİ
BENİM MEMURUM İŞİNİ BİLİR….. ANADOLAR…
8.Cumhurbaşkanımız Sayın Turgut ÖZAL’ın sözüydü bu . ‘’Benim memurum işini bilir.’’ Ve bu sözüyle serbest piyasanın da önünü açarak bu alanda devrim yapmış bir cumhurbaşkanı. Bu devrimin kime ne getirisi oldu?, kimden ne götürdü.?Sadece Türkiye’de değil, yeryüzünde yaşayan herkes bunu bilir. Tabi ki bu işin siyasi boyutuydu . Hoş oyunda taşlamaları, Bir memurun gözüyle hayal ülkesindeki olaylar gülmece şeklinde anlatılıyor. Bir bakıma siyasal taşlamalarıyla ülkenin gerçeklerine komik tarafından bakma…
Muzaffer İZGÜ her zamanki gibi yine yapmıştı yapacağını.Taşlamalarıyla dikkat çeken bu yazarın, bu oyunu devlet çatısı altında oynanması ne ilginç! Ankara Birlik Tiyatrosu yıllardır.(ve bunun gibi bir çok kurum) siyasi oyunları nedeniyle emniyet müdürlüklerinde bir oda dolusu haklarında suçlamaları olmasına rağmen,oyunları bir çoğu zaman müsaade edilmemiş , ve oynatılmamıştı.Ama şuan devletin kurumu bu oyunu oynaması dikkatimi çekti.Bu tezatlıkları farklı türlerde de örnekler verilmesi mümkün.hatırlarsanız Kürt dilinin olmasını isteyen bir çok vatandaş sırf bu düşüncelerinden dolayı yıllarıdır içerde yatmış . Ama sonra ne oldu ? son bir yıl öncesi ise Kürtçe kanallar açılıp dersler verilmek istenmişti, ama buna rağmen bu anlamda pek talep olmamıştı. Buda farklı bir tezatlık Ne alakası var diyebilirsiniz. Bundan yıllar önce siyasi oyunları oynatmayan devlet şimdi kendi çatısı altında oynamaya başladı.aynı olay içeriye girmelerine neden olan düşüncelerin şuan devlet tarafından yapılması! aslına bakarsanız , bu oyunların sahneye koyulması çok hoş .!Demek ki bazı tabular istenmese de zamana yenik düşüyor ve kabullenmek zorunda bırakılıyor. Bunu örnekleriyle ve yapılan açıklamalarıyla o kadar uzatılabilir ki burada söylenmesi; farklı bir tartışma ve farklı bir olay alanına girdiği için uzatmanın pek bir manası da yok zaten.hoş oyunu izleyenler ne demek istediğimi anlayacaktır.
Tekrar oyuna dönmek gerekirse ; yaşanan olayların çarpıklığı ve o zamandaki yaşam şartlarını ‘’Hüsnü’yü’’ ele alarak anlatıyordu. Devlet memuru olan hüsnü ; doğduğunda bile ağlamaması sesini çıkaran bir topluma neler yapılabileceğine bir örnekti. Oyunu güncelleştirerek sahneye koyan ; ve bunun en güzel örneği dün yani 11.12.2005 tarihinde BJK GS maçı vardı o saatte oyun sahnedeydi maç sonucu sorması bunun en güzel örneği.oyunun yönetmeni ensar kılıçın hiçbir ayrıntıyı gözden kaçırmaması harika.Sayın başbakanın oyunun başında canlandırarak attan düşmesi buna en güzel örnek diyebiliriz.
''Namussuz bulma kurumu ‘’ Kendi ülkesinde namussuz bulamadığı için komşularından yardım ister. Yalnız onlarda bunun mümkün olmadığını, kendinizin yaratmasını ve bu konuda sizlere yardımcı olabileceğini söylemesi . ve bunun üzerine bir namussuz yaratılma çabasına girmesi güzel yurdumun bu konudaki çabalarıyla bir namussuz yaratması sahne üzerinde o kadar güzel işlenmişti ki, izleyenler tarafından ağlanacak halimize güldüğümüz bile bile ortaya koyuyordu.
‘’Namussuz Bulamıyorsan üret’’
Üstlerine peşkeş çekme ve küçük memurun neler yapabileceğini konu alan bu bölümde de kaymakamı yanlış anlayan hüsnü; kaymakamın eve geleceğini zanneder.ve bir aylık maaşını iyi ağırlama uğruna harcar. Ama kaymakam gelmez. Yaşanan sıkıntılar hüsnü’yü sonunda beklediğimiz gibi deli eder. Çıplak fotoğrafı bulunan hüsnü görevden alınır , çıplak fotoğraf çekmesinin nedenini merak edenler var ise hemen söyleyelim. Konuşmanın yasak olduğu toplumda yaşadığı sıkıntıları fotoğrafla anlatmak istemesiydi.
Hüsnü sokakta def çalarak para kazanmaya başlar. Geçtiğimiz yıllarda başbakanlık önünde yazar kasasını yerlere çalan esnafın yerinde hüsnü vardır. Def çalan hüsnü’yü bakanlığa yaklaştırmazlar bile.
Hüsnünün rüşvet sahnesi görülmeye değerdi. Hayatında eve pasta alamayan hüsnü bir vatandaşın rüşvet vermesi düşüncelerinin karakter olarak sahnede canlandırılması, hüsnün performansıyla birleşince ortaya memurun gerçek hayatını koyuyordu.
Bu oyunda Komedinin örneklerinden biri olan yolda geçen kör dilenci ve arkadaşına dayanamayan anlatıcı cebinden çıkardığı parayı sahte olup olmadığına bakması kahkahaya neden oldu.işin daha da ilginci aslında o kör olan dilenciler ;sivil polis olmaları . hüsnü politik bir kitap yazar ve bunu araştırmak üzere hüsnün evine baskın yapanlar kör dilenciden başkaları değildi.
Diğer anlatıcılı oyunlardan fark yaratan bu oyun; anlatıcı sahnede yaşayan olaylara da sanki sahnedeki oyuncu gibi aynı duyguları aynı tepkileri gösteriyordu.
Yalnız sahnede ayağı tökezleyen hüsnü neden böyle bir pandomim verme ihtiyacına girmişti. Yada girse bile ayağına bağlamış olduğu ayağının sekmesini sağlayan bağ kendini belli ediyordu. Buna hiç mi hiç ihtiyaç yoktu.!
Hüsnü sonunda gaip sesler duymaya başlar ve nihayet hastanelik olur.oyun boyunca geniş kadrosu olduğu içindir. belki ama gaip sesler duyduğunda alt katında oturan kayın babası birden ortaya çıkar , bu sonrada ortaya çıkan kayın babaya neden gerek duyuldu,oyun neden böyle bölündü pek anlamadım. Kısacası kayınbabaya hiç gerek yoktu.
Demokrasi denilen olguyu bilmek , ve gaipten gelen ses (Sizin demokrasi 5 para etmez ) ‘e cevap veremediği için kafayı tırlatan hüsnüyü doktor bile çözemediği için içinden gelen sesi, iç hastalıkları mütehassisliğine göndermesi olayını komik yönlerinin ne kadar acı olduğunu kanıtlamış durumdaydı.
Toplam 8 şarkıdan oluşan müzikleri ve danslarıyla ortamı güzelleştiren can atillanın seçimleri alkışı hak ediyordu. Bu oyunda beklide en kolay rol kostüm tasarımcısı Fatma görgünündü. Çünkü bir memur oyunu oynanıyor ve zaten memurun giyeceği bir elbise bulamamanın derdinde, o yüzden pekte zorlanmıyordu bu konuda . skeçleriyle sabit bir dekorunun olmaması sağlanan bu oyunda dekor tasarımcısı Serel çetinerde iyiydi. Yine dans düzenindeki Alper KAFA klasik bir dans kareoğrafisiyle işini başarmıştı. Anlatıcının dahi müdahale edebildiği ışıktaki Burhanettin Yazar işlerini yapabilmenin huzuru içerisindeydiler.
Sonuç olarak teknik kadroda ve sahnedeki kişiler işini yapmışlardı. Bu oyunu uzun uzadıya anlatmamın sebebi yaşanan çarpıklığı ve ‘’benim memurum işini bilir’’ sözünün aslında altında neler yatması, memurun işinin bilmediğini açıkca ortaya koymuştu. Büyük kadrolu oyunlarda ve özellikle bu oyunda çok özel bir oyunculuk gerekmediği kanaatinde olduğum için oyuncuları eleştirmemin yersiz olduğunu düşünüyorum. Sahnede anlatılmak istenen olgu oyuncuların 2. planda olması gibiydi.
Oyunun sonunda hiçte alışık olmadığım ve devlet Tiyatrolarında ilk defa gördüğüm bir şeyi anlatarak cümlelerime son vermek istiyorum.
Selamlama yapılır, Herkes rolüne göre ilk veya son çıkar buraya kadar her şey normal. Yalnız oyuncu arkadaşlardan birinin sahneye yönetmeni çağırması ve yönetmenin sahneye çıkıp selam vermesi herhalde yaptığı işin güzelliğini kanıtlamak için ‘’işte ben buradayım ve bunu yapan benim ‘’ der gibiydi.
Gerek sahnede gerek sahne arkasındaki tüm oyuncuları ve yönetmeni kutluyorum. Seyirciye yaşanan çarpıklığı bir kez daha sahnede gösteren ve bunu repertuara alan herkesi canı gönülden kutlarım.
‘’ SİZİN DEMOKRASİNİZ 5 PARA ETMEZ ; O ZAMAN KAÇ PARA EDER’’
İhsan ATA
ihhsan@hotmail.com
http://seyirtiyatrosu.sitemynet.com/
İhsan ATA
'a
mail atmak istiyorum...
Yazara gönderdiğiniz eleştiriler yayınlansın istiyorsanız, lütfen mailinizde belirtiniz.
|
|
İhsan ATA

İhsan ATA
Diğer Oyun Eleştrileri...>
|