# OYUN ELEŞTİRİSİ
27 NİSAN 2008
Türkiye Tiyatrosu' nun Yeni Yüzü
"444"
Altıdan Sonra Tiyatro
Altıdan Sonra Tiyatro, teatral kültürümüze güzel katkılar sunmaya devam ediyor. ‘444’ ile “in yer face” akımının Türkiye ayağının birisi olmayı başardılar. İngiltere’de “yenilikçi, cesur tiyatro” mantığı ile ortaya çıkan bu akımın oyunları Türkiye’de belli başlı gruplar tarafından “benzeşmeli” sahnelerimize uygulanıyordu. Fakat bu akımın özelliklerini taşıyan Türkçe metinler bulmak neredeyse imkansızdı. Yiğit Sertdemir bu durumu yıkmayı başardı. Artık Türkiye Tiyatrosu’ nun hem felsefesi hem de yenilikçi anlayışı olan sıra dışı bir metini var. 2001 yılında İngiltere’de gördüğüm bir düş şimdi ortaya çıkıyor.
‘444’ Konu
'444’ toplumumuzun içinde bulunduğu son dönem siyasi olayları gözler önüne getiriyor. Oyunda olay örgüsü o kadar derin işlenmiş ki… Hatırlatma merkezinin çağrı bölümünde çalışan bir kadın ve erkeğin başından geçen ilginç olaylar, izleyenleri Türkiye’ nin gerçeğine yaklaştırıyor. Avrupa Tiyatrosu’ nun gelişmişlik unsuru göz önüne alınırsa, ‘444’ -gelişmemiş Türkiye’ nin toplumsal kopma noktasında durduğu gerçeği açısından- önemli bir oyun.
Oyunda sürreal bir dünya yok. Öyle ‘fütirist masallarla’ insanların beyinleri yıkanmıyor. Sapıklıklarla, küfürlerle izleyenler şoke edilmiyor. Ya da ‘metal müzik’le kulaklar sağır edilerek insanların oyundan hiç bi’şey anlamaması gibi durumlar söz konusu değil. Şu da önemli. ‘Altıdan Sonra Tiyatro’ kendisini aşmış bir grup. Eleştirilere açıklar. Bundan önceki “Öldün Duydun mu?” adlı oyunlarına ‘olumsuz’ bir takım yargılar yazmama rağmen, her gösterimlerine davet aldım / almaya da devam ediyorum.
Bu tarz olayları yazmak fevkalade kötü. Ama bir takım gruplar kendilerini tepeden görmeyi bırakmalılar bir an önce! Ortaya konulan her oyun ‘mükemmel’ olmayabilir. Türkiye’deki tiyatro eleştirmenlerinin de belli gruplara olan esnek tavırları devam ettiği müddet tiyatromuzun gelişmesi söz konusu olamaz. İyi oyun kötü oyun ayırımı her zaman net biçimde ifade edilmelidir.
‘444’ 2008 Yılının En İyi Oyunu
'444’ 2008 yılı içinde izlediğim en güzel Türkçe metin. Bir eleştirmen olarak şunu açıklıkla söyleyebilirim; oyun, yeni yazılan oyunlar arasında değil, 2008 yılı içerisinde oynanılan oyunlar arasında en iyi metin. Oyunun komedi ile başlayan başlangıç bölümü, Türkiye’de kapitalist örgüde her şeye boyun eğen bir adamın ve kadının öyküsü ile devam ediyor. Çağrı merkezinde “buyurun efendim… başka bir isteğiniz var mı…” ile süren zoraki söylemlerin ardından, üç kuruş para kazanmak için onlarca hakareti duymazlığa gelmeler ve iş kaybetme korkusu ile olağanüstü çalışma gayreti içine girmeler, insanımızın işsiz kalma, aç kalma korkusunu ne derece büyük sorun haline getirdiğini ispatlıyor. Özellikle de oyunun son bölümünde ‘sol’ bir grup tarafından çağrı hatırlatma sistemine girilerek, müşterilerin hatırlatma bilgilerine Türkiye’nin yakın tarih yaşanmış olayları ekleniyor. Böylelikle bizler yakın dönem karanlık tarihimize ne derece uzak kaldığımızı görüyoruz. İnsanın içini yaralayan hatırlatmalar bitmek bilmiyor…
Yiğit Sertdemir, çağdaş tiyatroyu Türkiye gerçeği ile buluşturuyor.
Oyunu Yöneten Y.Ömer Erzurumlu’ nun, oyunda gözden kaçırdığı bir takım uygulama sorunları var. Mesela telefonda müşterileri ile konuşan görevliler, her telefonda kulaklıklarını telefona monte etmeye çalışıyorlar. Bu duruma gerek yok. Çağrı merkezlerinde telsiz kulaklıkla görüşmeler de yapılıyor. Devamlı kabloyu telefona monte etme çabası, oyuncuların oyundaki tempolarını düşürüyor. Oyunun başka bir eksiği bulunmuyor.
Oyunculardan Gülhan Kadim; hayatı espriye alan, ironilerle yaşadığı dünyasında aslında yaşamın gerçeklerinden kaçan kadın karakterine muhteşem bir oyunculuk ekliyor. Komediyi sırtlayan kişi kendisi. Oyun boyunca karakteri ile bütünleşen ruh halini bizlere çok güzel aktarıyor. Özellikle de oyunun sonunda, topulumun karanlığı için bir şeyler yapmak için çaba göstermesi, herkesi derin düşüncelerin içine sokuyor. Bu sene ödül almaması beni son derece şaşırttı. Böyle bir performans nasıl olur da görülmez!
Yiğit Sertdemir, hem yazar hem de oyuncu kimliği ile karşımıza geçiyor. Oyun boyunca başarılı. Partneri ile diyalog sıkıntısı çeken giriş bölümünden sonra, işsiz kalmamak için verdiği uğraş oyunun seyri açısından büyük önem taşıyor. Gülhan Kadim’le yapılan sohbetlerle ‘zıtlık komedisi’ ortaya çıkıyor. Yazarlıkta olduğu kadar oyunculukta da başarılı.
'Altıdan Sonra Tiyatro’ geçtiğimiz sezon ‘Çevre Tiyatrosu’nda oyunlarını sergilemişlerdi. Bu sezon Beyoğlu’na gelerek, bizleri mükemmel gösterimlerinden uzak bırakmadılar. Bundan sonra da dilerim hep bu çevrede oyunlarını sergilemeye devam ederler. Muhteşem oyunları ‘444’ 2008 sezonuyla bitmemeli. Önümüzdeki sezonda devam etmeli. Bu tarz metinler çok zor ortaya çıkıyor. Ve izleyenden de tam not alıyor. Eğer oyunu izlemedinizse hala, 444’ ü sezon bitmeden mutlaka seyredin. İyi seyirler / bolca düşünmeler…
Dip Not
“İnsan zihni, toplum tarafından sunulan verileri seçerken özgür olmakla birlikte, çevre ve koşullar insanın bilgi ve eyleme ilişkin tercihlerini sınırlandırmaktadır.”
Max Adler
Yaşam KAYA 'ya
mail atmak istiyorum...
Yazara gönderdiğiniz eleştiriler yayınlansın istiyorsanız, lütfen mailinizde belirtiniz.
|
|
Yaşam KAYA
Eğitimci, Tiyatro Eleştirmeni

Yaşam Kaya
Oyun hakkında geniş bilgi...
Diğer Oyun Eleştrileri...>
|