# OYUN ELEŞTRİSİ
Yeditepe Üniversitesi Tiyatro Topluluğu
Hamlet Fragmanlar...
02 MAYIS 2008
Yeditepe Üniversitesi öğrencilerinden izlediğim Hamlet Fragmanlar oyununu metin Balay sahneye koymuş. Öncelikle oyun başlarken, oyuncuların günlük giysileri dikkat çekiyor. Akla ilk önce ‘Deneysel Shakespeare yorumu mu?’ sorusunu getiriyor. Ne de olsa üzerinden belki de milyonlarca kez geçilen bir yolun üzerinden yine geçiliyor. Adı Hamlet ne de olsa… Mumların önünde bekleyen oyuncularla bir süre birbirimizi izledik. Balay, burada kişisel özdeşim kurmamızı istemiş. Bu hikayeye (zaten temelde herkesin olan hikayeye) bizi de ortak etmiş oldu böylece.
Oyun başladığında tüm anlatımın bedenle var olduğu görüyoruz. Hep ‘söz ‘ le dinlediğimiz Shakespeare’ i bu sefer eylem birlikteliğiyle izliyoruz. Mizansenler ve sözler arasında belli anlam ortaklıkları kurulmuş.
Koreografi oluşturulurken, sahnelerin dramatik anlamda kendi içlerindeki anlamlarından çok, repliklerin anlamları baz alınmış gibi geldi bana. Hamlet oyununun replikleri parçalanmış. O anlamda elimizde ‘tüm’ oyun yok.
Hamlet oyununu günümüzde daha da önemli hale getiren belki de artık ‘karşı çıkmak’ dan ziyade ‘uzlaşı’ nın revaçta olması. Yani ‘ orta yolu bulma’ denklemi, sistem ve sistemin argümanlarıyla daha iyi ilişkiler kurma dürtüsünü beraberinde getirmiş. Hamlet’ deki karşı duruş (yani ‘olmak’ paradoksu) günümüzde ahlak-eylem-tutarlılık üçgenini düşününce oldukça ve çok yüksekçe idealize bir durum. Hem de defalarca idealize…Bir ‘Hamlet kararlılığı’ na gereksinim vardır eskisinden daha çok .
Oyunda ‘retorik’ kısımla ilgilenmeyi bıraktığımız için, hareket figürleriyle haşır neşiriz. Öncelikle bu ‘fikir’ den dolayı Balay’ ı kutlamak istiyorum. Her şeyden önce bir riski göze alma cesaretini göstermiş. Belki çok paranoyakça olacak ama bu rejinin bir risk olduğunu düşünüyorum. Ancak, Balay altından rahatlıkla kalkabilmiş.
Oyunda enerji hiç düşmüyor. Ortada bir ‘grup’ olgusu oluştuğu için herkes bir ‘toplu Hamlet’ e dönüşüyor. Yani oyunda Hamlet bir parçalanıyor bir birleşiyor. Parçalandığında bir kişi haline geliyor. Toplandığında ise bir grup insanın ortak bir beden yaratması olarak karşımızda oluyor.
Ara sıra küçük de olsa hareketten dolayı bazı repliklerin ‘karavana’ gittiği fark ediliyor. Burada o anda oynayan oyuncunun, bunu daha güçlü bir şekilde karşıya vermesi gerekir diye düşünüyorum. Hareketi yaparken repliği söylemenin –hatta tirat atmamın- zorluğu bir tarafa; sahnede durumun iç aksiyonunu korumak da zor. Ama bu zorluğa rağmen, sözlerin duyulmaması riski bertaraf edilmeli.
Sezon kapanmadan bu oyunu izlemenizi öneririm.
Burak Akyüz 'e
mail atmak istiyorum...
Yazara gönderdiğiniz eleştiriler yayınlansın istiyorsanız, lütfen mailinizde belirtiniz.
|
|
Burak Akyüz

Burak Akyüz
Diğer Oyun Eleştrileri...>
|