# OYUN ELEŞTİRİSİ
26 EYLÜL 2008
Eleştirmenler Cüceleşmiyor, Yüceliyor!
"Eleştiri" Dosyasına Farklı Bir Bakış
Can Yayınları'nı takip edenler fark edeceklerdir; Adnan Binyazar'ın yeni kitabı “Edebiyatın Dar Yolu” Can Yayınları'ndan çıkarak kitapçılardaki yerini aldı. Bu kitapla ilgili çok uzun düşüncelerim var. Bu haftaki Cumhuriyet Kitap Eki'nde Gamze Akdemir'in Değerli Adnan Binyazar ile çok önemli bir röportajı bulunuyor. Kitabı okuduğum andan itibaren kişisel olarak aklımda çok farklı düşünceler oluşmuştu. Cumhuriyet Kitap Eki'ni de okuduktan sonra, aklımdaki soru işaretlerini yazıya dökmem gerektiğini gördüm.
Sayın Binyazar'ın düşüncelerini kısa bir özet geçtikten sonra, eleştiri mekanizmasının ne denli canlı olduğunu buradan yazacağım. Adnan Binyazar, Türkiye'de artık eleştirmen olmadığını, piyasada yazılan eleştirilerin de takip edilmediğini yazıyor. Bu yargı bütünüyle yanlış. Bugün Türkiye Edebiyatı, eleştiri sistematiği açısından altın çağlarını yaşıyor. Özellikle de “Sahne Sanatları” açısından düşünürsek eleştirmenlerin sanat gündemini belirlediğini görürüz. 1950'den başlayarak günümüze ulaşan eleştirmenler Nurullah Ataç, Cevdet Kudret, Vedat Günyol, Mehmet Fuat, Hüseyin Göntürk, Adnan Benk, Fethi Naci ve Asım Bezirci son 50 yılın önde eleştirmenlerini oluşturmaktadırlar. Bu isimler Cumhuriyet Edebiyatı'nı nitelikli tavırları ile eleştirerek, biçimsel anlamda edebiyata yön vermişlerdir. Bu isimlerin dışında artık Türkiye Edebiyatı'nda eleştirmen yetişmiyor, demek büyük bir hatadır. Evet Cumhuriyet Edebiyatı gelişirken bu isimler ön planda idi. Gelişen, zenginleşen edebiyat dünyası (genç / yaşlı) bir çok eleştirmeni şu an içerisinde barındırmaktadır.
Binyazar, nitelikli dergiler olmadığı için eleştirmen yetişmiyor, diyor. Bu yargıyı iyice düşünmek lazım. Varlık Dergisi de dahil olmak üzere Türkiye Edebiyatı'ndaki bir çok dergide nitelikli eleştirmenler bulunmaktadır. Sinema, tiyatro, resim, heykel, plastik sanatlar, öykü, roman…gibi sanat alanlarında çok çeşitli eleştirmenler yazılarını yayınlatıp, edebiyatımızı zenginleştirmeye devam etmektedirler. Popüler anlamda konuya yaklaşırsak eğer, evet eleştirmenlerin çoğu tanınmış isimler değil. Ama pekala tanınmış ve gündem yaratan isimler var. Engin Ertan, Uygar Şirin, Murat Emir Eren, KutlukHan Kutlu, Murat Erşahin, Atilla Dorsay, Üstün Akmen, Hayati Asılyazıcı, Rengin Uz, Eser Rüzgar, Ali Ercivan, Kaya Özsezgin, Ragıp Ertuğrul, Ahmet Yıldız aklıma gelen önde eleştirmenler. Sinema, tiyatro, bale, opera, resim, öykü, roman alanında söz sahibi olan bu isimlerin Yeni Dönem Türkiye Edebiyatı'nda yer almamış olması, edebiyat tarihçilerinin ayıbıdır.
Türkiye'de sanatsal anlamda eleştiri mekanizmasının tekrar canlanması gerekli. Bu çok önemli bir durum. Sinema ve tiyatro alanında yoğunlaşan eleştirmenlerin diğer sanat dallarına da yönelmesi gereklidir. Fethi Naci'nin eskiden TRT 2 de yayınlanan “Okudukça” programında, yıllarca yaptığı sanat eleştirilerini ilgi ile takip etmiştim. Fakat kültür sanat programlarında eleştiri yapan isimlere verilen süreler 3 dakikayı geçmemektedir. NTV' de, CNN' de ya da başka bir kanalda izlediğiniz kültür sanat programlarında, eleştiri duymaktan çok, okunan tanıtım yazılarını duyuyoruz. Programlara giremeyen eleştiriler, kültür sanat dergilerinde boy boy yer almaktadır. Edebiyatımızda eleştirmen yok, demek yerine; eleştirmenlere artık hiçbir yerde yer verilmiyor demek daha mantıklı bir açılım olacaktır. Bu yer verilmeme durumu, popüler kültür mekanizmasının dayatması sonucu ortaya çıkan bir olaydır. Eleştirmenler niteliksiz olduğu için basında yer almıyor, düşüncesi asla kabul edilir bir fikir değildir.
Yukarıda saydığım eleştirmenlerin dışında edebiyatımızda eleştiri yazan daha birçok isim bulunmaktadır. Sinema ve tiyatro sanatı eleştiri mekanizmasını büyük oranda ayakta tutmaktadır. Bunları düşünerek Sayın Binyazar'ın “eleştirmenler cüceleşiyor” cümlesinin anlamlı olmadığını görürüz. Yeni Dönem Türkiye Edebiyatı'nı incelemeden yapılan yorumlar, maalesef ki edebiyatımızda affı olmayan hatalar zincirine bir yenisini eklemektedir.
Türkiye Edebiyatı zenginleştikçe, onlarca eleştirmen yetişmiştir. Bu ilerleme devam ettiği müddet yüzlerce eleştirmen de yetişecektir.
Dip Not
2008/09 tiyatro sezonu bu sene pek cansız başlıyor. Geçtiğimiz sezon 18 eylülde prömiyer yapan gruplar, ekim ayı gelmesine rağmen oyunlarını halen sahneye çıkaramamış durumdadırlar. İstanbul Tiyatro Festivali'nin verdiği yorgunluğu düşünerek konuyu kötüye yorumlamıyorum. Dilerim her şey daha güzel olur…
yasamkaya@superposta.com
Yaşam KAYA 'ya
mail atmak istiyorum...
Yazara gönderdiğiniz eleştiriler yayınlansın istiyorsanız, lütfen mailinizde belirtiniz.
|
|
Yaşam KAYA
Eğitimci, Tiyatro Eleştirmeni

Yaşam Kaya
Diğer Oyun Eleştrileri...>
|