Ana Sayfa
  Tiyatrolar
  Geleneksel
  Yazarlar
  Kulis
  Duyurular
  Festivaller
  Ödüller
  Oyun Eleştirileri
  Sahne İnsanları
  Tiyatro Eğitimi
  Tiyatro Kitaplığı
  Tiyatro Tekniği
  Tiyatroda Efekt
  Tiyatro Terimleri
  İnceleme- Tezler

 
e-posta
-----------------
 
 "İletişim"
 
-----------------
 
 Reklam vermek isterseniz...
-----------------
 
| Arşiv | Şehir Haritası| Oyuncu Veri Tabanı | Üye Kaydı |
# HABERLER       
 
DÜNYA TİYATRO GÜNÜ ATÇ BİLDİRİSİ...
 
“Açlıktan rengi solan, her YOKSULUN karşısında, korkudan rengi atan bir ZENGİN vardır.”
 
Provasız geldiği, 'DÜNYA SAHNESİNDE' insan, iki oyunla karşılaşır.
Birinci küme: Doğanın insana oynadığı oyunlar.
İkinci küme: İnsanın insana oynadığı oyunlar.
 
Şöyle sorulabilir: Yaşam nedir?
Şimdi oynadığımız oyunların toplamıdır. Ne oynuyorsak odur. Zorunlu ayak uyağını sürdürmek zorunda kalan şair gibi. Ben, kendim ve koşullarımın toplamıyım. Bu koşullar bize önceden yazılmış, çizilmiş, dışımızda zorla yüklenmiştir.
Onun için yapacağımızın en iyisini oynamak zorundayız.
 
Oyun ilk veridir (Ritüel, Seyirlik, Mimus vb.). Oyun oynanır doğaçlama olarak, kuralları konulur, kültür olur.
 
Örneğin: Tavla oyunu. Ne zaman hepyek kaybeder, dübeş kazanır? Tavla kültürü olur. Onun için her insan bir oyuncudur.
 
Oynamayan oynatır (İnsan sanıldığından daha çok artisttir. Nietzsche).
 
Oyun korku depolarını boşaltır, insanı sağaltır. Yoksa zenginler psikologa gider, yoksullar medyuma. Televizyonları medyumların sarması boşuna değil.
 
Tanrılara, şeytanlara, mucizelere, burçlara vb.lere inanış, nasıl insanın vahşi doğaya karşı savaşındaki güçsüzlüğünden doğmaktaysa, öteki dünyada iyi bir hayat olduğuna inanmak da, sömürgenlere karşı savaş halinde bulunan sömürülen sınıfların güçsüzlüğünden doğmaktadır.
 
Aynı psikopat tanrının, sarhoş peygamberi Bush'un küreselleşme oyunu gibi…
 
Diğer ülkelerdeki sahabelerine oynattırdığı oyun gibi. Oyunun adı, Asimetrik Savaş! Dengesiz Ares!..
 
İktidar-Muhalefet bağırıyor!..
“BÜYÜK BİR OYUN OYNANIYOR.”
“ BÜYÜK BİR SENARYONUN PARÇASIYIZ.”
“BOP”-Büyük Ortadoğu Projesi-
 
İnsan toplumlarının üstüne çöken bütün kötülükler: “Açgözlülük ve yükselme hırsı”dır. Kapitalizmde, siyaset ve sanat buna hizmet eder. Esas siyaset ve sanatın amacı açıklık olmalıdır. Bu felsefenin bir lütfudur.
 
“AÇGÖZLÜLÜK, MAL ORTAKLIĞI İLE ÖNLENEBİLİR.”
“MAL ORTAKLIĞI, KİŞİSEL MÜLKİYETİ ORTADAN KALDIRIR.”
Ve bu yolda güçlülüğün çekiciliğini azaltır.
Mal ortaklığı, yükselme hırsına karşı bir kale bedeni gibidir.
BİLİNCİ OLUŞTURAN İMGELER SELİ, İNSAN BEDENİNİ KUŞATAN; DÜNYAYA, ÇEVREYE, İNSANLARIN İLİŞKİLERİNDEN NESNELERİN ETKİLENMESİNE -UZAM- OLUŞ- ZAMAN- ÇAĞIN KOŞULLARIDIR!
 
İNSANIN İNSANA OYNADIĞI BU OYUN ANCAK BİLİMİN ÖNCÜLÜĞÜNDEKİ ZOR OYUNU İLE BOZULABİLİR.
 
HAŞMET ZEYBEK
 
Kısa Özgeçmişim
1948 yılında Tarsus'ta doğdum. İlkokulda tiyatro kolundaydım. 1962 yılında ortaokuldayken Tarsus Halkevi Tiyatrosu'na girdim. Lisede oyunlar yazmaya ve yönetmeye başladım. 1968 yılında 'Şenlik '68' de Amatör Tiyatro Birliği ödülünü aldım. “Toprak”, “Düğün Ya Da Davul” adlı oyunlarımla bu şenliğe üç yıl katıldım.
 
Üniversiteye geldiğimde İstanbul'da Dostlar Tiyatrosu İşçi Kolu'na girdim. Bu toplulukta “Alpagut Olayı” oyununu yazdım. 1974 yılında İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları'na girdim. Halen yazar, yönetmen ve oyuncu olarak çalışmaktayım.
 

 

 

 

  Diğer Tiyatro Haberler için tıklayınız...>

[ Ana Sayfa | Tiyatrolar | Geleneksel | Kulis | Duyurular | Festivaller | Ödüller | Oyun Eleştrileri ]
[ Sahne İnsanları | Tiyatro Eğitimi | Tiyatro Kitaplığı | Tiyatroda Efekt | Tiyatro Terimleri | İnceleme - Tezler ]
[ Arşiv | Şehir Haritası | Oyuncu Veri Tabanı | Üye Kaydı ]

Copyright © 1997 Bu site bir e-tasarım yapımıdır.
e-posta

 

P>