Ana Sayfa
  Tiyatrolar
  Geleneksel
  Yazarlar
  Kulis
  Duyurular
  Festivaller
  Ödüller
  Oyun Eleştirileri
  Sahne İnsanları
  Tiyatro Eğitimi
  Tiyatro Kitaplığı
  Tiyatro Tekniği
  Tiyatroda Efekt
  Tiyatro Terimleri
  İnceleme- Tezler

 
e-posta
-----------------
 
 "İletişim"
 
-----------------
 
 Reklam vermek isterseniz...
-----------------
 
| Arşiv | Şehir Haritası| Oyuncu Veri Tabanı | Üye Kaydı |
# HABERLER       
 
Dönüşüm Atölyesi Oyuncuları Dünya Tiyatrolar Günü Bildirisi - 2008...
 
Sene 2008, Milenyuma girdik gireceğiz derken girmişiz de üzerine sekiz sene geçmiş... Bilimin, teknolojinin hergün daha da artan bir hızla ilerlediği dünyada, umutlarımızı besleyen milenyum neleri çözmüş bu zaman zarfında? Açlık mı azalmış, savaşlar mı son bulmuş? Gözyaşları dinmiş mi? Kişioğluna tarihin bir yerlerinde kaybettiği insan olma erdemini geri getirebilmiş mi? Hangi düşünsel ilerlemeyi sağlamış ki, düşünenler yine parmaklıklar ardında, yönetenler yine düşünceden korkmada.. Hangi pek teknolojik ilerlemedir ki bu, insan yarattığını ancak yıkmak için kullanmakta.. Nasıl bir “bir” olamamadır, nasıl bir yabancılıktır ki insanın insana duyduğu, herkes kendi paçasını kurtarma çabasında.. Hangi demokrasi, hangi özgürlüktür insana elini kolunu- dahası düşüncesini ve kalbini- kendi seçimin diye bağlatmakta?
 
Bu hangi insanoğlu; göz verilmiş ki bakar boş boş - özü görmeyi unutmuş, bu hangi insanoğlu ki kulakları işitmez, ayırt etmez kuş cıvıltılarını mermi vızıltılarından, elinde ne tuttuğunu hissetmez, dilinde ne tattığını, bilmez dalından koparmadan bir nergisi koklamayı..
 
Nasıl bir hırs bürümüş ki dünyayı, hep daha çoğunu istemek, hep dahasını tüketmek derdinde.. Bu nasıl bir “almak” ki hiç koymadan, paylaşmadan, yetinmeden...
 
Ve yaşanan, ve yaşatılana karşı bu ne derin bir susmaktır!!!
 
Bu derin susmak karşısında, gün sanata en çok ihtiyaç olan gündür.. İnsana kendini - insan olmayı - hatırlatmak için.. Şimdi renkli ve parlak ışıklarından sıyrılmak, zengin ve gösterişli salonlarından çıkmak günüdür tiyatro için. “Güzel” kostümlerini soyunup dökünüp, “çirkinliğini” kusmak günüdür. Temiz kalmaya çalışırken böyle derin susar olmadık mı? Gün çikin ve kirli - derin çığlık atmak günüdür..
 
“Gelecek düş ile olsun diye... Düşle öyle olsun diye...
Setenay Özaydemir
Dönüşüm Atölyesi Oyuncuları
 
“dönüşüm kaçınılmaz”

 

 

  Diğer Tiyatro Haberler için tıklayınız...>

[ Ana Sayfa | Tiyatrolar | Geleneksel | Kulis | Duyurular | Festivaller | Ödüller | Oyun Eleştrileri ]
[ Sahne İnsanları | Tiyatro Eğitimi | Tiyatro Kitaplığı | Tiyatroda Efekt | Tiyatro Terimleri | İnceleme - Tezler ]
[ Arşiv | Şehir Haritası | Oyuncu Veri Tabanı | Üye Kaydı ]

Copyright © 1997 Bu site bir e-tasarım yapımıdır.
e-posta

 

P>