...
 
  Ana Sayfa
  Tiyatrolar
  Geleneksel
  Yazarlar
  Kulis
  Duyurular
  Festivaller
  Ödüller
  Oyun Eleştirileri
  Sahne İnsanları
  Tiyatro Eğitimi
  Tiyatro Kitaplığı
  Tiyatro Tekniği
  Tiyatoda Efekt
  Tiyatro Terimleri
  İnceleme- Tezler

e-posta

 
 "Size bir mesajım var."

diyorsanız...

 
 Reklam vermek isterseniz...

| Arşiv | Şehir Haritası| Oyuncu Veri Tabanı | Üye Kaydı |
# KULİS       
 
02 EYLÜL 2008
 
HADİ ÇAMAN'I DA UĞURLADIK……
 
    22 Eylül gecesi saat 21.00 de aldım Hadi Çaman'ın da aramızdan ayrıldığı haberini.
Zaten beklediğim bir haberdi. Şaşırmadım, hatta sevindim bile diyebilirim.
Çünkü o şekilde yaşamını sürdürmenin onu ne kadar acıttığının bilincindeydim.
İlk tören ertesi gün büyük bir savaşım sonucunda Türk Tiyatrosu'na kazandırdığı Nişantaşı'ndaki salonunda yapılacaktı saat on birde. Sonra da bir çok sanatçı kardeşimizi uğurladığımız Teşvikiye Camii'nden gönderilecekti sonsuzluğa.
“İyi ki İstanbul'dayım” diye düşündüm.
 
    Hadi Çaman'la ilk kez Kadıköy Halk Eğitimi Merkezi'nde “Kelebekler Özgürdür” ü izledikten sonra tanıştığımı anımsadım hemen… Füsun Önal ve Hadi oyunculuklarıyla öyle etkilemişlerdi ki beni. Kulise inmiş ve kutlamıştım ikisini.
 
Sonra da kesintisiz olarak başlayıp süren dostluğumuza uzanan olaylar bir film şeridi gibi geçti gözlerimin önünden.
 
İki oyunum sahnelenmişti tiyatrosunda.
 
“Matruşka” yı Dünyada ilk kez Yeditepe Oyuncuları'nda Nilgün Belgün'le birlikte oynadı Hadi. Kenan Işık yönetmişti oyunu… Ve Nilgün 'le öylesine başarılı olmuşlardı ki… Bir yasak aşkın iki aktörüydüler. Asla unutulmayacak bir sergilemeydi.
 
Daha sonra Murat Karasu'nun rejisiyle “Helikopter” i oynamıştı Hadi… Bu kez Müsteşar'ı giyinmişti üstüne... Gene unutulmaz bir oyun çıkartmıştı. Belleklere kazımıştı rolünü adeta.
 
Dostluğumuzun gelişmesinde etken olan diğer davranışı da, benim teliflerimi zamanında, hiç aksatmadan ödemesi olmuştur diyebilirim.
 
Maddi durumu asla mükemmel olmamasına rağmen düzenliydi ödemelerinde.
 
Hatta bir keresinde “Hadi, lütfen zorlama kendini… Nasılsa ödersin… “ dediğimde “Hayır, hayır. Sen yalnızca telifinle yaşayan bir yazarsın… Seni yaşatmak da bizim ilk görevimizdir.” demesini asla unutamam… Haftada en az bir kez uğrardım yanına… O zamanlar kardeşim Alper'i yitirmemiştim… Nişantaşı'ndaydı Alper'in muayenehanesi… Bir çırpıda ikisini de görürdüm. Tiyatroya girdiğimde daha beni görür görmez kahvemi söyler ve hemen Alper'in sağlık durumunu sorardı. Ben anlattıkça gözleri nemlenir, çaresizlikle yüzünü buruştururdu. Sonra tiyatrodan konuşmaya başlardık. Hiç bitmesin isterdim söyleşimiz. Bir de tiyatroculardan yitirdiğimiz/uğurlayacağımız biri varsa önce Hadi'ye gelirdim… O her zamanki gibi Teşvikiye'den kaldırılacak yitirdiğimiz ortak dostumuz için görevini eksiksiz yapmanın telaşı içinde koşuşturup dururdu. Öyle hayranlıkla izlerdim ki onu. Sanki bunu bir görev gibi yapardı.
 
Bir gün şunu dedim kendisine gülerek:
 
“Bak Hadi, benden önce gitmek yok bu Dünya'dan.”
 
“Neden?” “ demişti safça…
 
“Organizasyonun fevkalade. Sen olmalısın, yoksa aksamalar kaçınılmazdır…”
 
Gülüşmüştük…
 
    Salonunu, özellikle de amatörlere ücret bile almadan verirdi. Sanki farklı kucaklardı onları. Toplantılar için de vazgeçilmez bir yerdi Hadi'nin Salonu…
 
Hiçbir siyasal endişe taşımaz, tüm ilerici kesimlerin taleplerini özellikle ve kesinlikle karşılardı.
 
Tüm insanları severdi ama Haldun Dormen, Suna Keskin, Göksel Kortay farklıydı onun için galiba. Yıldız Kenter, Erol Keskin, Sema Aybars, Rengin Uz, Orhan Alkaya, Nedim Saban, Gencay Gürün, Rutkay Aziz, Genco Erkal ve Gülsen Tuncer'den söz ederken de hep saygıyla kullanırdı sözcükleri. Kızdığı birkaç sanatçı kardeşimiz vardı, onların adları bende kalsın… Ama şunu kesinlikle söyleyebilirim, kızdıklarına da yürekten kızamazdı. Hemen bağışlamaya hazır gibi konuşurdu onlarla ilgili serzenişlerde bulunurken.
 
İki yıl önce heyecanla gittim yanına. Benim “Öğretmen” i oyna Hadi” dedim. Sonra ekledim “Kesinlikle oynamalısın bu oyunu. “
 
Hemen okuyacağını söyledi. Yanından ayrıldım. Ben Taksim'deki Mitos Boyut Yayınevi'ne geldiğimden bir saat kadar sonra telefonla aradı beni:
 
“Yahu bu oyunu neden okutmadın bana daha önce? Önümüzdeki sezonun ilk oyunu olacak Öğretmen.” diyerek müjdeyi verdi.
 
Oyunu Bursa Devlet Tiyatrosu'ndan Erdal Gülver yönetecekti. Rejisör önerimi de asla düşünmeden kabul etmişti yani. Hemen aynı gün Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü'ne Erdal'a izin verilmesi için gerekli olan yazıyı da göndermişti.
 
Zayıflıyordu.
 
Ben de moralini bozmamak için “Daha sağlıklı olursun Hadi. Millet zayıflamak için ne paralar döküyor.” diyordum.
 
Sonra ben iki aylığına Sarıgerme'ye tatile gittim.
 
Ağustos sonuna kadar kalacaktım orda.
 
İlk okuma provası da Ağustos ayı sonunda yapılacaktı. Ancak ilk okuma provasında kesinlikle olmamı istiyordu yanlarında. Hiç adetim olmadığı halde “Peki” dedim. Kırılmasını istemiyordum çünkü…
 
Arada telefonlaşıyorduk.
 
Moralinin oldukça bozulduğunu hissediyordum sesinden… Gün gün daha da belirginleşiyordu bu durum.
 
Bir gün aradı ve bir faks numarası istedi benden.
 
”Neden faks numarası istiyorsun?” diye sordum merakla.
 
“Başka türlü ifade edemeyeceğim” diye yanıtladı beni.
 
Biraz sonra da kendi el yazısıyla yazdığı tek sayfalık bir metin geldi.
 
Özetle “Öğretmen'i oynayamayacağım Tuncer. Hastalığım, dönüşü olmayan bir noktaya geldi… Dualarını eksik etme benden.” diyordu.     Sevgili Kardeşim… Sana iki nedenden dolayı çok kızıyorum.
 
Bunun birinci nedeni Öğretmen'i söz verdiğin halde oynamadın.
 
Daha önemlisiyse birçok sanatçı kardeşinden önce gidip karıştın sonsuzluğa… Kim uğurlayacak bunca insanı?
 
Aşk olsun sana Hadi, aşk olsun.
 
Gene de ışıklar içinde yat, sevgili tiyatrocu kardeşim benim.
 
Sanıyorum hemen orada da bir salon oluşturmak amacıyla eyleme geçmiş ve bu Dünyadan aranıza gelecek olan kardeşlerini karşılamak için de eksiksiz organizasyonlar yapmanın telaşıyla koşuşturuyorsundur…
 
Kolay gelsin!
 
e-posta: tcucenoglu@hotmail.com
cucenoglutuncer@gmail.com

 

Tuncer Cücenoğlu 'na mail atmak istiyorum...

Yazara gönderdiğiniz eleştiriler yayınlansın istiyorsanız, lütfen mailinizde belirtiniz.


 

Tuncer Cücenoğlu



                       Tuncer Cücenoğlu

 
Kulis'in Diğer Yazıları>

 


 


[ Ana Sayfa | Tiyatrolar | Geleneksel | Kulis | Duyurular | Festivaller | Ödüller | Oyun Eleştrileri ]
[ Sahne İnsanları | Tiyatro Eğitimi | Tiyatro Kitaplığı | Tiyatroda Efekt | Tiyatro Terimleri | İnceleme - Tezler ]
[ Arşiv | Şehir Haritası | Oyuncu Veri Tabanı | Üye Kaydı ]

Copyright © 1997 Bu site bir e-tasarım yapımıdır.
e-posta