...
 
  Ana Sayfa
  Tiyatrolar
  Geleneksel
  Yazarlar
  Kulis
  Duyurular
  Festivaller
  Ödüller
  Oyun Eleştirileri
  Sahne İnsanları
  Tiyatro Eğitimi
  Tiyatro Kitaplığı
  Tiyatro Tekniği
  Tiyatroda Efekt
  Tiyatro Terimleri
  İnceleme- Tezler

e-posta

 
 "Size bir mesajım var."

diyorsanız...

 
 Reklam vermek isterseniz...

| Arşiv | Şehir Haritası| Oyuncu Veri Tabanı | Üye Kaydı |
# BİR TİYATRONLİNE PROJESİ- 2       
 
05 MART 2007
 
Tütün mü zararlı yoksa yanlış yapılmış bir evlilik mi?...
 
"Her şey basit olmalıdır... Tümüyle basit... Teatral olmamaktır esas olan..."
A. Çehov
 
    İnsan doğasındaki en önemli gereksinimlerinden biri olan evlenip bir yuva kurmak ve bunun sonucunda mutlu olmak. Peki bu ne kadar mümkün? Bir evlilik yapabilmek için bir kadın bir erkek bir de evlenmek teklifi gerek. Anton çehov oyunun ilk bölümünde bir evlenme teklifinin ne kadar karmaşık bir hal aldığını anlatmaya çalışmış. İkinci bölüm bir kadının ölen kocasının ardından hayata küsüp kendini eve kapatmasını bir rahibe hayatı yaşamasını anlatıyor. Amam hiçte öyle olmuyor. Kocasının borcunu almaya gelen adam işleri değiştiriyor. Adamla kadın birbirinden nefret etseler de aşk denen dürtü yine işleri değiştiriyor.Çehov'un 100. ölüm yıldönümü anısına istanbul devlet tiyatrosu Çehov'un ;"Bir Evlenme Teklifi" (İwan Wassiljewitch Lomow, Stepan Stepanowitch Tschubukow'un kızı Natalie ile evlenmek ister.), "Tütünün Zararları" (Iwan Iwanowitch Nuchin'in tütün zararları hakkında verdiği bilgileri) ve "Ayı" (Helena İvanovna Popov, kocasının ölümünden sonra hayata tamamen küsmüşken ölen kocasından alacağını almaya gelen Gregori Stepanovitch Smirnov'ın gelişiyle değişir) oyunlarından “Çok Yaşa Komedi” adı altında saheye uyarlamış.
 
    Işıl Kasapoğlu oyunun yönetmeni. Ben yönetmenliği çok kasıntılı buldum. Sanırım o da Çehov'un ölümünün 100. yılı dolayısıyla -mecburen- çıkarılması gereken bir oyun telaşı ve sanat bürokrasisi. Dekor gayet sade. Seyircilerin ilgisini dağıtmamak için olsa gerek. Sahne perdelerle daraltılarak seyircilerin oyundan başaka Hiçbir şeye odaklanmamasını sağlamış.
 
    Genel ışık kullanmış Enver Başar -ki ben lokaller içinde bir oyun bekliyordum-. Birinci perdenin sonunda yani evlenme teklifini yapıp yıllar sonra erkek konuşma yaparken ışık oyunları erkek oyuncunun (Zafer Alalgöz) repliklerine göre renk değiştirmesi karakterin nasıl bir psikoloji içinde olduğunu gayet iyi anlatmış. Işıklar yaratım gücünü zorlamış.
 
    Kostüm -Funda Çebi- oyunun geçtiği dönemi bire bir yansıtıyordu. İkinci bölümdeki çamur ve tozlar ince düşünülmüş bir detay olarak yansıtılmış kostümde. Buda güzelliğin detaylarda saklı olduğunu bize bir kez daha gösteriyor.
 
Oyunculuk
    Oyuncu performansları yorucu bir oyun olmasına rağmen iyiydi. Ama Zeynep Erkekli'nin performansı beni kendimden geçirdi. İki farklı karakteri canlandıran Zeynep Erkekli aklımdan “Acaba Anton çehov bu oyunu Zeynep Erkekli'yi düşünerek mi yazmış?” dedirtti.
 
    Galip Erdal ilk perdede kızın babası rolünde fazla görünmemesine rağmen girdiği her bölümde oyunu kopardı.Ses tonu mükemmel denecek kadar iyiydi. İkinci perdede zaten oyunun lokomotifiydi. Rahatlığı ve sahneyi kullanışı “Oyunculuk budur!” dedirtti bana.
 
    Zafer Alagöz bu iki isim arasında biraz sönük kaldı. Birinci perdede evlenme teklifini yapan adamı canlandırırken bazı kelimelerini anlaşılmayacak kadar kısık sesle söyledi. Duygu geçişleri zayıftı. Galiba konsantre eksikliği vardı. Sağlam esprileri olmasına rağmen ben o kadarda komik bulmadım. Zafer Alagöz ikinci perdede evin hizmetçisini oynuyordu. Orada da Zafer Alagöz den istediğimi alamadın. Belki Galip Erdal ve Zeynep Erkekli'nin oyunculuklarını beğenmemden kaynaklı olabilir.
 
    Böyle bir oyunun çalışmasına başlanıldığını duymuştum fakat bulunduğum ile (malatya) geldiğini Servis Dışı Sanat elemanlarından duydum. Çünki neredeyse şehrin merkezinde afiş yok ama salon tıklım tıklım bu beni şaşırttı boş beklerken. Galiba afişi kentin elit kesimine asılmıştı Devletimizin Tiyatrosu. Buda devlet tiyatrosunun ayıbı mı demeliyiz! yoksa sınıfsal bir ayrımı mı demeliyiz bilemedim! Sıradan insanları oyununuzda istemeye bilirsiniz bunu anlarımda (tercih!) ama bu size merkeze duyuru yapmama özgürlüğünü vermez! (Teknik bir sorun olduğunu düşünmek istediğimden konuyu kapatıyorum ki eminim öyledir.)
 
ve Anton Pavloviç Çehov
"Sanırım Anton Çehov'la karşılaşan herkes, içinde ister istemez daha yalın, daha doğru, daha kendisi olma isteği duyardı... Çehov hayatı boyunca hep kendi ruhsal bütünlüğü içinde yaşadı; her zaman kendisi olmayı, iç özgürlünü korumayı başardı. Başkalarının özellikle de daha kaba insanların Anton Çehov'dan beklediklerine hiç aldırmadı... Bu güzel yalınlığın içinde, kendisi de yalın, gerçek ve içten olan her şeyi sevdi ve kendine özgü bir güçle başkalarına da yalın olmayı öğretti."
Maksim GORKİ
 
Çehov, (29 Ocak 1860, Taganrog Rusya - 15 Temmuz 1904, Badenweiler,Almanya), ünlü Rus tiyatro yazarı ve modern kısa öykülerin en önemli ustalarından. 19. yüzyıl gerçekçilik okulunun en önde gelen temsilcisi.
Rusya'nın güneyinde Azov Denizi kıyılarındaki Taganrog'da bakkal bir babanın oğlu olarak dünyaya geldi. Beş çocuklu bir ailenin ortanca çocuğudur. Babası, ticaretten çok dini ve artistik konulara eğilimleri olan sert ve otoriter bir adamdı. Babasının baskısıyla kilise korosunda ilahi söyleyen Çehov, ticarette başarı sağlayamayan babasının yerine dükkan işleriyle de ilgilendiğinden lise eğitimi uzadıkça uzadı.
Çehov, bir süre Yunanlı çocukların devam ettiği yerel bir okulda okudu. Daha sonra on yıl boyunca lisede Yunan ve Latin klasiklerini temel alan bir eğitim gördü. Düş gücüne fazlasıyla olanak tanıyan bu eğitim Çehov'un yaşamı boyunca klasiklerden hoşnut olamamasına yol açacaktı. "Kılıflı Adam" ve "Edebiyat Öğretmeni" adlı hikayeleri lise dönemine aittir.
1876'da babasının iflas etmesi üzerine ailesi Moskova'ya göçtüğünde, kendisi bir ağabeyi ile birlikte Tagangrog'da kalarak liseye devam etti. Üç yıl boyunca, henüz çok genç olmasına karşın kendi hayatını kendi kazandı. Zor koşullar altında geçen çocukluk yılları, hikayelerinde çocuklara geniş yer vermesine ve hep hüzünlü, incinmiş çocukları anlatmasına neden oldu.
1879'da liseyi bitirdi ve Moskova'ya giderek tıp fakültesine girdi; 1884'te doktor oldu. Tıp öğrenimi sırasında ailenin geçimine katkıda bulunmak için çeşitli dergilerde yazılar yazdı. Bu dönemde yazdığı yazılarını "Melbourne'ün Masalları" adlı kitapta toplayarak üniversiteyi bitirdiği yıl ilk kitabını yayınladı.
Çehov, üniversiteyi bitirir bitirmez hekimliğe başladı. "Cerrahlık", "Cansız Ceset", "Kaçak" adlı hikayelerini bu dönemde yazdı. Hekimlik çok vaktini aldığından yazmasına engel olmaya başlayınca hekimlikten vazgeçip yazarlığa yöneldi. Yazarlığına hekimliğinin izleri görülür. Pek çok kimse onun Çarlık Rusyasını anlatışını, bir doktorun hastalığı teşhis edişine benzetir.
1887'de "Alacakaranlıkta" adlı öykü kitabıyla Rus Akademisi tarafından verilen Puşkin ödülü nü kazandı. Aynı yıl ilk büyük tiyatro oyunu "İvanov", Moskova'daki Korsch Tiyatrosunda sergilendi.
Ünlü öyküsü "6. Koğuş" 1892'da yayınlandı. Aynı yıl kolera salgını olan bölgelerde doktor olarak aktif rol oynadı. Merkez Rusya'da bir Melikhov adını verdiği bir malikane satın alarak taşındı ve yaşamında "Melihova dönemi" denilen yeni bir dönem başladı. Bu dönemde yaratıcılığının zirvesine ulaştı. Sürekli kendisini ziyaret gelen dostlarını malikanede ağırladı.
1894 yılının bir bölümünü yurtdışında geçirdi. Bu arada vereme yakalandı, tedavi için Kırım'a geçti.
1895'te "Martı" oyununun ilk versiyonunu yazdı. "Sakhalin Adası"nı yayınladı. Tolstoy ile tanıştı. Oyunun St. Petersburg'daki ilk gösterimi başarısızlıkla sonuçlandı. 1897'de Köylüler adlı uzun öyküsünü yayınlattı. 1898'de Sanat tiyatrosunu Stanslavski ile birlikte kuran Nemiroviç-Dantçenko Martı'yı sahnelemek için Çehov'dan izin istedi, bu arada Çehov, ilerde evleneceği aktris Olga Knipper'le tanıştı. Martı oyunu büyük başarı elde etti. Çehov'un babası öldü.
1899'da "Vanya Dayı"nın ilk gösterimi yapıldı, Toplu Yaptılarının ilk cildi yayımlandı.
1901'de "Üç Kızkardeş" sahnelendi; Çehov, Kafkasya seyahatinden sonra bir ev yaptırdığı Yalta'ya döndü ve Olga Knipper ile evlendi.
1904'te "Vişne Bahçesi" Moskova'da sahnelendi. Sağlığı bozulan Çehov, eşi ile birlikte Almanya'ya gitti ve Badenwiller'da öldü.
Çehov'un bütün yapıtları ölümünden 40 yıl sonra 20 cilt halinde yayımlandı. Bu yayının 8. cildinde Çehov'un sayısı birkaç bine ulaşan mektupları yer alır.
 
Tiyatro Oyunları
Çehov'un tiyatro sevgisi çocukluk yaşlarında izleyici olarak başladı. Vodvil olarak adlandırdığı birer perdelik oyunlarıyla, dörder perdelik oyunlarından ilk ikisi olan İvanov ve Orman Cini'ni 1887-1890 yıllarında yazdı.
 
Vodvilleri taşra tiyatrosunda büyük başarı kazandı. Bir Moskova tiyatrosunda sahnelenen İvanovMedia da çok büyük başarı sağladı. Orman Cini'nin aynı başarıyı sağlamaması üzerine Çehov oyun yazmaya uzun süre ara verdi. Martı'yla yeniden oyun yazmaya başlaması ikinci başarısızlığı beraberinde getirdi. Bunun üzerine Çehov tiyatroyla ilgisini kesmeye karar verdi. Bir mektubunda şöyle diyordu: "700 yıl yaşasam bir piyes yazmam. Nesine isterseniz bahse girerim." Bunları yazarken tiyatro sevgisini hesaba katmamıştır. Bu sırada Vanya Dayı büyük övgülere layık görülüyordu.
 
Bekir KALAYCI
delibekir444@hotmail.com
www.tiyatronline.com
 

 

Bekir KALAYCI 'a mail atmak istiyorum...

Yazara gönderdiğiniz eleştiriler yayınlansın istiyorsanız, lütfen mailinizde belirtiniz.


 

Bekir KALAYCI



                     Bekir KALAYCI

 
Oyun hakkında geniş bilgi...
 
 


 

ÖZGEÇMİŞ
 
Bekir KALAYCI
Malatya da doğdu. Sırasıyla Yol Sanat Tiyatrosu, Malatya Bölge Tiyatrosu, Düşevi oyuncuları ve Servis Dışı Sanat Topluluğu ile çalıştı. Birçok oyunu yönetti, oynadı ve uluslararası tiyatro festivallerine katılım gösterdi. Şuanda SDST Teknik yönetmenliğini yapmakta.

 


[ Ana Sayfa | Tiyatrolar | Geleneksel | Kulis | Duyurular | Festivaller | Ödüller | Oyun Eleştrileri ]
[ Sahne İnsanları | Tiyatro Eğitimi | Tiyatro Kitaplığı | Tiyatroda Efekt | Tiyatro Terimleri | İnceleme - Tezler ]
[ Arşiv | Şehir Haritası | Oyuncu Veri Tabanı | Üye Kaydı ]

Copyright © 1997 Bu site bir e-tasarım yapımıdır.
e-posta