...
 
  Ana Sayfa
  Tiyatrolar
  Geleneksel
  Yazarlar
  Kulis
  Duyurular
  Festivaller
  Ödüller
  Oyun Eleştirileri
  Sahne İnsanları
  Tiyatro Eğitimi
  Tiyatro Kitaplığı
  Tiyatro Tekniği
  Tiyatroda Efekt
  Tiyatro Terimleri
  İnceleme- Tezler

e-posta

 
 "Size bir mesajım var."

diyorsanız...

 
 Reklam vermek isterseniz...

| Arşiv | Şehir Haritası| Oyuncu Veri Tabanı | Üye Kaydı |
# BİR TİYATRONLİNE PROJESİ- 2       
 
12 MART 2007
 
Tarihimizden Bize Kalan Törelerimizin Hazin Öyküsü "Kurban"...
 
    Mitoloji ve tarihten harmanlayarak zamana uyarladığı oyunlarıyla dünya sahnelerine konuk olmuş öncü oyun yazarımız Güngör Dilmen'in 1967 yılında kaleme aldığı 'Kurban'oyunu Ankara Devlet Tiyatrosu İrfan Şahinbaş Atölye Sahnesi'nde tiyatro severleriyle bulusuyor.
Tam bir Anadolu Tragedyası örneği olan bu oyun toplumumuzda hala devam eden kumalık kavramını işliyor. Dilmen kadın sorununu yine büyük bir ustalıkla gözler önüne serıyor.
Antigone isimli oyunda kazandırdıgı bir çok ödülle gündeme gelen Ayşe Emel Mesci'nin yine büyük bir başarıyla yönettiği oyun da çalışan herkesin çok büyük bir özveri gösterdiği belirgin ve akılda kalan bir gerçek.Miraç Eronat ve Ahmet Erkut ise Bahçemdeki Ayı isimli komediden sonra yine harika bir oyunculukla izleyenleri kendilerine hayran bırakmayı basarıyorlar.Mirza karakterıyle Ötüken Hürmüzlü,Rengin Samurçay ve tüm oyuncular gerçekten çok basarılılar.
 
Tarih'in ve Anadolu'nun İçinden Bir yazar
    Tiyatro,Antik Yunan'dan beri tarihten ve mitolojiden yararlanmıştır.Dilmen,tarihi ve mitolojik kavramların dramatik yanlarını ortaya çıkararak bunu özgünce kullandığı kurgulama teknikleriyle,günümüz olaylarına eleştirel bir açıdan bakmıştır.Araştirmacılara göre yazarların mitoloji ve tarihten yararlanma nedeni,baskıcı yönetimin öngördüğü kısıtlamalara karşı söylenmek istenenleri farklı bir açıdan aktarmaya çalışmak olarak değerlendirilir.Bu bir tür soyutlama olduğu için,geçmişi günümüze yansıtmak kolaylaşır.Bunu Dilmen'in neredeyse bütün oyunlarında görebiliyoruz.Dilmen'in oyunların da kullandığı öz Türkçe kelimelerde öze bağımlılıgının bir göstergesi.Akıl yerıne us, ruh yerine tin,güç yerine erk gibi tüm oyunlarındaki en belırgın yazım örnekleridir.Ayrıca oyunlarını açık bir biçimde yazan Dilmen'in tarihsel kavramları Antik Yunan ve Geleneksel Türk Tiyatrosuyla özdeşleştirdiğini de görebiliyoruz.Dilmen bunu seçmesinin özünü de 'Anadolu kültürüne sahip çıkmak'diyerek olayı kısa yoldan özetliyor bize.
Bunun dışında Dilmen'in bir çok oyununda mor rengi çok dikkat çekici bir unsurdur..Mor rengini sıklıkla kullanır.Mor aristokrasiyi temsil eder.Moru soguk ya da sıcak dıye ayıramıyoruz.Ne insana bir ferahlık verir ne de sıkıntı.İnsana çok uzakdır aslında ama çekicidir.Zarar verme olasılığı çok yüksektir.
 
Zehra'yı gödüğünde Mirza..
Mirza:Geçende mor bir yılan çıktı karşıma.Şöyle bir yekindi topraktan.Bana baktı baktı.Gözlerinden içime kara bir ışık aktı.Bir türlü unutamıyorum.Şimdi odaya girince de böyle oldu.
 
“Kurban”
    Anadolu'nun bin türlü renkle bezenmiş kültürü...Erkeğe tanıdığı çok eşlilik imtiyazını anlatırken,aslında bu hakkın nasıl bir adaletsizlik imgesi olduğunu,sonunda ortaya çıkacakları,olanları yaşatıyor 'Kurban'da...Kadınlık,annelik kavramının gitgide olağanlaştığı çağımızda,arzuları uğruna karısını,çocuklarını,karısıyla omuz omuza verip yarattıklarını bir kız uğruna feda etmeye kalkan Mahmut Ağa(Ahmet Erkut)'nın bu hakkı nasıl yaşadığını anlatırken,aslında iki kese altın uğruna gencecik kızların bir eşya gibi satıldığı ve yıllarını verip kurduğu ocağına hatta kocasına bir ortak gelmesine ses çıkaramayan kadınların dramıyla irkiliyoruz.
 
    Bu adaletsizliğe kimse karşı çıkamamış.Ne zaman ki Zehra kocasının eve Gülsüm'ü getirmesine baş kaldırana kadar.Zehra erkeğe verilen bu imtiyaza,kadını ezen bu törelere karşı olan çok güçlü bir kadın.Bununla karşı karşıya gelmekten korkmayan ve bu savaşın uğruna çocuklarını bile feda edebilen trajik de bir öyküsü var.Aslında bunun altında oyunun gidişatından anlaşıldığı üzere,çocuklarını annesiz bırakmamak ve onların bu düzene uymak zorunda kalmamaları için yapıyor.
 
Zehra:Erkeklik öyle aşağılandı ki Karacaören'de.Öyle örneksiz kaldı ki.Zeynep'im kadın olmamalı.Murat'ım..Kurbanlık koça acıyan Murat'ım.Erkek olmamalı.Gelişmemiş İki yıldız gibi kalmalı onlar.Tanrı'nın mavi bağrında. Oyunda en önemli sahnelerden biri düş sahnesiydi bana göre.Zehra(Miraç Eronat) düşünde Gülsüm'ün eve gelin olarak gelişini görür.Gülsüm çok iyi bir ev hanımı olmanın yanında çok sefkatli bir annedir.Artık Zehra'ya ihtiyaç yoktur sanki.Bu düş Zehra'ya o kadar olası gelir ki..Kararlıdır artık,Gülsüm kapının eşiğinden adım atamayacaktır!
 
Zehra oğlunun elinden kurbanlık koyunu da salmıştır.Düğün için illa bir kurban kesilecekse kurban o kurbanlık koç olmayacaktır.Ama her düğün için mutlaka bir kurban kesilir ve Mahmut Ağa ve Gülsüm'ün düğününde de kurban kesilecektir!
 
    Oyun da Dilmen'in oyunlarında belirgin bir öğe olan koro,oyunun akışında çok önemlı bir yere sahip.Bu oyunda da koroyu komsu kadınlar temsıl edıyor.Koro halk dansları kaynaklı danslar ve aletlerle yaptıkları müzikleriyle göz dolduruyor.
 
Törelere karsı duran Zehra karakterinde Miraç Eronat gerçekten çok basarılıydı.Hem kocasını kaybetmek üzere olan bir kadın hem de bir anne olan Zehra'nın duygu geçişlerini,masumlugunu,anaçlıgını,sevgisini,acısını,terkedilmişlikle bezenmiş her seyini bize gercekten çok güzel yasattı.Deneyimli oyuncunun oyundakı sahne hakimiyetine hayran olmamak elde değil.Seslendirdiği türkülerde sesi bazı yerlerde kulak tırmalamasının dısında..
Arzularına yenik düşen ve bu yüzden karısını,ailesini,ocağını yıkmaya hatta yok etmeye kadar götüren Mahmut Ağa..Yani Ahmet Erkut.Ailesinin basında olmak yerine arzularının,sehvetinin peşinden giden,zaman zaman yanlısını anladıysa da yine de hata yapmaktan kurtulamayan Mahmut Ağa'nın zirvelerini ve düşüşlerini bazen aynı anda bize yasattı orada Ahmet Erkut.Her zaman olduğu gibi çok basarılydı.
Her ikisinin beraber rol aldığı ilk oyun olmamasının getirdiği uyum çok net hissediliyordu sahne de..
Onları ve böyle önemli oyunları daha da çok göreceğiz umarım artık,bu olumlu gidişin göstergesinin bu olmasını umut ederek..
 
Özge ÖZTÜRK
ozgeoz86@gmail.com
Tiyatronline Ankara Eleştirmeni

 

Özge ÖZTÜRK 'e mail atmak istiyorum...

Yazara gönderdiğiniz eleştiriler yayınlansın istiyorsanız, lütfen mailinizde belirtiniz.


 

Özge ÖZTÜRK



                     Özge ÖZTÜRK

 
Oyun hakkında geniş bilgi...
 
 


 


[ Ana Sayfa | Tiyatrolar | Geleneksel | Kulis | Duyurular | Festivaller | Ödüller | Oyun Eleştrileri ]
[ Sahne İnsanları | Tiyatro Eğitimi | Tiyatro Kitaplığı | Tiyatroda Efekt | Tiyatro Terimleri | İnceleme - Tezler ]
[ Arşiv | Şehir Haritası | Oyuncu Veri Tabanı | Üye Kaydı ]

Copyright © 1997 Bu site bir e-tasarım yapımıdır.
e-posta